Nora'nın Kitaplığı : Kehanet
Kehanet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kehanet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2013 Perşembe

Tanrı (Melez Sözleşmeleri #3) Tanıtım & İnceleme


   Akitin kuralları Alex'i neredeyse ölüme gönderiyordu. Konsey onun Catskills'de ne yaptığını öğrenseydi, onu kimse kurtaramazdı, tabii Aiden'ı da. Furiler, Alex'in peşindeydi, şimdi de onu ele geçirmek isteyen başka güçler var.

   Alex sürpriz bir mektup alıyor, yazanlar karşısında ne yapacağını bilemiyor ve Seth'le gittikçe daha da yakınlaşıyor. Birlikte yaptıkları antrenmanlardan biri Alex'in bir Apollyon işareti daha kazanması ile sonlanıyor ve bu Alex'i bir adım daha Uyanmaya yaklaştırıyor.

   Alex'in doğum günü yaklaştıkça sanki etrafındaki tüm dünya paramparça oluyor; geleceğin Apollyon'u aşk, kader ve yalanlar arasında sıkışıp kalıyor.

   Tanrılar öfkelerini serbest bırakınca yaşam geri dönülmez bir şekilde değişecek. Furiler, İblisler, Safkanlar, Melezler ve Avcılar hiç beklenmedik bir geleceğe hazırlanıyor. Tarih tekerrür ediyor fakat bu defa işler, pek de iyi gitmiyor.


Spoiler İçerir (Özellikle 2-3. paragraflar)

   Jennifer ne yaptın sen! Seth'i aldın yerden yere vurdun, bize zorla nefret ettirdin. Hep Aiden taraftarıydım ama Seth'in de ayrı bir yeri vardı bende. Şimdi o yer resmen çalkalanıyor. Hem o son da neydi öyle? Bu yaptıkların bize karşı hiç adil değildi.. Ama serinin bu kitabı cidden zirve noktasıydı. Yunan Mitolojisi'nin sınırları zorlanıyor ve savaş gerçek anlamıyla kendini gösteriyor. Sürükleyici ve etkisini uzun süre hissettirecek. Şu an Apollyon için deliriyorum, hemen almalıyım diyorum.

   Bana kalırsa Melez Sözleşmeleri Lux'tan bir tık hatta birçok tık daha iyi. Lux da iyi hoş ama rutin bir konusu var, tek düze ve daha çok Katy-Daemon üzerine kurulmuş. Ama bu seri olayların üzerine kurulmuş, konusu çok geniş ve kurgusu bir harika. Fakat şu an daha önemli bir meselemiz var: Seth.

 Seth'i sevenler için büyük bir üzüntü içerisindeyim. Ben de Seth'i seviyordum ve Aiden'ın bazı tavırlarının itici olduğunu kabul ediyorum ama bu kitapla Seth'in Alex'i bayağı bir süredir güç için kullandığını anladık. Ama (her şeyin bir aması vardır, değil mi?) Lucian'ın Seth'i manipule ettiğini düşünürsek, Seth'i affetmek zor olmaz diye düşünüyorum.

  Sonuç olarak, bir Yunan Mitolojisi hastası olarak ben şu Artemis, Apollo, Hades'in falan konuşmalarını kahkahalar atarak okudum. Ama kitaptaki bir yer beni benden aldı o da: Caleb'in diğer tarafta Persephone ve Hades'le Wii oynaması ama Hades'le oynamanın eğlenceli olmadığı çünkü sürekli hile yaptığını söylediği kısım. Her ne kadar kulağa saçma gelse de Jennifer'ın espri anlayışına baylıyorum.

  Her neyse tek kelimeyle özetlemek gerekirse bu kitap da MÜ-KEM-MEL-Dİ.! Benden tabii ki tam puan alıyor, hiçbir şekilde sıkılmadım hatta güle ağlaya eğlenerek okudum. Seth konusunda hala çok üzgünüm ve kitabın bomba gibi bittiğini belirtmeden de geçemeyeceğim. Apollyon nerelerdesinn !!


Puanım: 5   GoodReads Puanı: 4,56
Sayfa Sayısı: 408   Yayınevi: DEX   Yazar: Jennifer L. Armentrout

17 Haziran 2013 Pazartesi

Paranormal (Paranormalcy #1) - Tanıtım & İnceleme


   Evie her zaman normal, sıradan bir genç kız olduğunu düşünmüştür. Gerçi Uluslararası Paranormal Tecrit Ajansı için doğaüstü yaratık avlıyor, en yakın arkadaşı bir denizkızı, erkek arkadaşı doğaüstü bir yaratık, şimdi bir biçim değiştirene aşık olmak üzere ve yeryüzünde paranormal yaratıkların o büyüleyici dış görünüşlerinin arkasında yatan bütün çirkinlikleri görme yeteneğine sahip nadir insanlardan biri ama... Olsun, o normal bir genç kız olduğunu düşünüyor.

   Ancak Evie şimdi tüm paranormal yaratıkların yok oluşunu haber veren korkutucu bir kehanetin tam ortasında yer alıyor.


   Kitap o kadar sürükleyici ki daha ilk sayfasından beni içine çekti. Aslında en başta bütün şu Paranormallik, etiketleme, UPTA olayları falan saçma gelmişti. Ama sonra bir bakmışım kitap bitmiş ^.^ Kiersten White yaratıcılığını konuşturmus resmen. Her neyse, şu Requel'e en başta sinir olmuştum ama sonunda olanlardan sonra hoşuma gitmeye başladı. #Spoiler:  Ve Lish'in ölümüne gerçekten üzüldüm ama pek dramatik olmamış bence ne biliyim böyle ağlayasım falan gelmedi. Ben normalde en saçma şeylere ağlarım ve burada da tam ağlayacağım türden şeyler vardı ama bu kitap duygularımı fazla harekete geçiremedi açıkçası. Sürükleyiciliğinden +1 puan kazanıyor zaten Senaryosundan +2 tabii ki bunun içinde karakterlerin ve yaratıkların orjinalliği falan da var tabii. Lend ve Evie arasındaki ilişkiden de +1 kazanıyor ama kitaptaki benim için tek sorun üzerimde fazla etki bırakmaması. Buradan -1 kırıyorum istemeye istemeye.. Mesela Melez'i ilk bitirdiğimde Safkan'ı bulmak için adam öldürürdüm o derece :D Ama Doğaüstü'nü (2. Kitap) zamanı gelince alırım gibisinden düşünüyorum. Lise veya ortaokul yaşlarındaki fantastik-sever kızlara tavsiye edebilirim. Bu arada kitabın kapağının harika olduğunu düşünen bir tek ben miyim? :)

Edit: Yıl 2020 ve kitabı ikinci kez okudum. Şu an burada ne yazdıysam aksini düşünüyorum neredeyse! Seriyi bitirince toplu bir seri yorumum olacak, linkini buraya bırakacağım :)


Serinin kitapları:

Puanım: 4      Baskı Yılı: 2011
Sayfa Sayısı: 292      Yayınevi: DEX      Yazar: Kiersten White


13 Haziran 2013 Perşembe

Safkan (Melez Sözleşmeleri #2) - Tanıtım & İnceleme


Bir yanda ihtiyaçlar. Bir yanda kader...

Doğaüstü bir yaratık olmak tam olarak muhteşem bir şey değil; özellikle her gittiğin yere "diğer yarının" da gittiği düşünülürse. Seth, eğitimde, ders dışında ve hatta yatak odasında Alexandriayla birlikte ve bu hiç de eğlenceli değil. Aralarındaki bağın kabuslardan uzak kalmak gibi faydaları da var ama Alexin safkan yasak aşkı Aidena olan hisleri üzerinde hiçbir etkisi yok. Ya da Aidenın onun için feda edecekleri üzerinde.

İblisler binayı istila edip öğrencilere saldırınca tanrılar furileri salıyor üzerlerine. Furiler, öğrencilere ve tanrılara karşı en ufak tehdidi ortadan kaldırmakla görevliler, buna Alex ve diğer Apollyon Seth de dahil. Bu sorunlar yetmezmiş gibi, gizemli bir varlık Sethi tehdit ediyor, Alex de tehlikede. İşin içine tanrılar girince bazı kararlardan geri dönmek çok ama çok zor. Alexandria kaderinde yazanla bilinmez arasında bir seçim yapacak.


Spoiler içerir

Bu kitapta Seth'in çok daha fazla öne çıktığını ve Aiden'dan daha az bahsedildiğini görüyoruz (En azından sonlara doğru) ve şahsen ben durumdan memnun değilim. Tamam Seth iyi hoş ama Aiden varken.. No comment. Ayrıca tüm bunların arasında "önemsiz" bir ayrıntı daha var: İblis saldırılarından dolayı kızgın Tanrılar Furileri ortaya çıkarıyor. Yani... 

Bu kitap gerçekten çok acıklı, ne diyebilirim ki :D Sonuçta Caleb ölüyor, 17 yaşındaki melezimiz Alex Seth ve Aiden arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyor. Ve doğru olan seçimi -Seth- yapıyor ama bu seçim kalbine söz geçiremiyor maalesef. Kitabımız sonunda Alex'in kuralları çiğneyecek şeyler yapması (Aklınıza hemen Aiden gelmesin :D Safkan bir muhafızı öldürüyor) ve Aiden'ın da kuralları çiğneyerek onu kurtarması (Olayı gören safkanlar üzerinde ikna büyüsü kullanıyor -ki bu yasak- ) ile bitiyor. Kitabın son cümlesi ise : "Baban Hayatta." ---
Yani inanılmaz derecede serinin üçüncü kitabı istememin nedenini anlıyorsunuzdur sanırım. Siparişi verdim bile! ^,^


Serinin Diğer Kitapları:

0,5. Daimon
5. Avcı (Sentinel)      



 Puanım: 5   Sayfa Sayısı: 412    Yayınevi: DEX

11 Haziran 2013 Salı

Melez (Melez Sözleşmeleri #1) - Tanıtım & İnceleme


   Hematoi ırkı, tanrılarla yaratıkların soyu. İki Hematoi çocuğu Safkan sayılıyor ve tanrısal güçlere sahip oluyor. Hematoilerle ölümlülerin çocukları olan Melezlerde ise bu güçler yok. Bu melezlerin sadece iki seçeneği var: eğitimli birer Avcı olup iblis avlayabilir ya da Safkanların evlerinde kölelik yapabilirler.

  Bir Melez olan Alexandria, yaşamını tuvalet temizleyerek geçirmek yerine tehlikeye atmaya razı ama bunu da yüzüne gözüne bulaştırabilir. Avcılık öğrencilerinin uyması gereken belli kurallar var. Alex'in bu kuralların hepsiyle başı dertte ama en fazla birinci kural onun için büyük sorun: Safkanlarla Melezler arasında ilişki yasak.

  Ne yazık ki Alex, Safkan Aidena çok fena âşık. Ancak bu aşk onun tek büyük sorunu değil; daha büyük bir sorun, okuldan mezun olana kadar hayatta kalmak ve bir Avcı olmak. Görevinde başarısızlığa uğrarsa ölümden ya da kölelikten de kötü bir son onu bekliyor: bir iblise dönüşmek ve Aidenın avı olmak.

  Daha korkunç bir şey düşünülebilir mi?


  Karşınızda Melez, Yunan Mitolojisinden yola çıkılarak Melez Sözleşmeleri serisinin ilk kitabı. Sıkılmadan okuyacağınızı düşündüğüm bu kitapta başrolümüz  Alexandria (Arkadaşları için Alex, Annesi için Lexie), annesinin ölümünden sonra Avcı olup iblisleri avlamak istiyor.  Bu konuda Aiden adındaki yakışıklı safkan avcımız onu eğitiyor ve bu arada bu iki karakterimiz arasında bir bağ oluşuyor. Ama dikkat edin aşk kuşları, Safkanlar ve Melezler arasında hiçbir şekilde bir birliktelik olamaz. 


Fakat aşk, kural tanımaz ve bunun en iyi kanıtlarından birini bu seride göreceğiz sanırım. Bol aksiyonlu, romantik, eğlenceli bir seriye başladım sanırım :D Böyle devam edeceğine de güvenim tam ;)


Serinin Diğer Kitapları:


Sayfa Sayısı: 340   Baskı Yılı: 2012   Yayınevi: DEX   


11 Mayıs 2013 Cumartesi

GREGOR Yeraltı Günlükleri Serisi - Tanıtım & İnceleme


  #1
   Yazın başıdır ve on bir yaşındaki Gregor dışında herkes yaz kampındadır. Gregor, babasının New Yorktaki evlerinden çıkıp kaybolmasından beri küçük kız kardeşlerine bakmaktadır. Özellikle de iki yaşındaki kardeşi Bota. Evlerinin bodrumunda çamaşır yıkarken, Bot bir hava boşluğunun içine düşüp kaybolur ve Gregor da onun arkasından gider. Artık Yeraltındadırlar ve onları bambaşka bir dünya beklemektedir…
   #2
   Gregor bu kez, New Yorkun Yeraltı diyarına ait başka bir kehanette anahtar bir rol alacaktır. Bu kehanet, uğursuz bir fare olan Felaket hakkındadır. Yeraltındakiler Gregoru geri getirmek için küçük kız kardeşi Botu kaçırırlar. Gregor, kendine bağlı yarasa arkadaşı Ares ve huysuz prenses ile birlikte, Botu ve Felaketi aramaya başlar. Gregor eğer kehaneti zamanında tamamlayamazsa ne kendi hayatı ne de Yeraltı dünyasındakilerin hayatı bir daha aynı olacaktır…
   #3
  Gregor ve Bot’un Yeraltı ülkesine geri dönmeleri ve orada yaşayan canlıların bir salgından kurtulmalarına yardım etmeleri gerekmektedir. Salgın hızla yayılmaktadır ve hastalığın kendi ailesinden birine de bulaşmasıyla birlikte, Gregor, Kan Kehaneti’ndeki rolünü gerçekten anlamaya başlar. Gregor’un bütün sıcakkanlı canlıların yaşamını tehdit eden biyolojik savaşı sonlandırmak için Yeraltı’ndaki etyiyen bitkilerin bulunduğu bir bölüme gitmesi gerekecektir…
   #4
  Gregor ile Botun, yakalandığı salgın hastalıktan sonra tedavisi sürmekte olan annelerini Yeraltında bırakarak evlerine dönmelerinden beri birkaç ay geçmiştir. Gregor ve ailesi annelerinin sağlık durumu hakkında düzenli olarak bilgilendiriliyor olsalar da, hepsi Yeraltının geleceği bakımından önemli bir rolü olan Savaşçının, yani Gregorun oraya geri dönmesi gerektiğinin farkındadır. Gregor ve artık konuşmayı iyice öğrenen küçük kız kardeşi, hamam böceklerinin fahri "prensesi" Bot, bir başka prenses olan 12 yaşındaki Luxa ve sıçan Ripred güçlerini birleştirirler. Sıçan ordusuna karşı Yeraltını ve zavallı "Kemirenler"i, yani fareleri savunmaları gerekecektir...

   #5 
   Herkes Gregorun Zaman Kehanetini görmesine engel olmaya çalışıyordu. Çünkü son kehanette savaşçının ölmesi gerektiğinden söz ediliyordu. Adı geçen savaşçı da elbette Gregordu.
Hızla yaklaşan bir sıçan ordusu varken ve zaman hızla tükenirken Gregorun cesaretini toplayıp Regaliayı savunması ve ailesini sağ salim evlerine ulaştırması gerekiyordu. Ortada bir şifre, yeni bir prenses ve bütün savaşları sona erdireceği düşünülen bir savaş vardı.



Açlık Oyunları'nın yazarı Suzanne Collins'ten yeni bir seri daha! 11 yaşındaki Gregor'un yeraltına düşme ve kehanetleri gerçekleştirme macerasını yaşadığı bu seri toplam 1540 sayfa. Bana kalırsa gayet akıcı, kolay okunabilen bir kitap. Ama sürükleyici olmasının yanı sıra biraz çocuksu buldum, Suzanne Collins'ten bekleyeceğim bir seri kalitesinde değildi. Ama ben yine de çok keyif alarak okudum. Bazı kısımlar yapmacık geldi Açlık Oyunlarının yanında aşırı sönük ve çocuksu kalmış. Sürükleyici olduğu için 4 puan vermeyi düşünüyordum ama Açlık Oyunları'nı düşününce 3,5 Puan vermeye karar verdim. Çocuksu olmasına rağmen okunabilir bence güzeldi. Yorumlarınızı beklerim :) Puanım: 3,5