Nora'nın Kitaplığı : Becca Fitzpatrick
Becca Fitzpatrick etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Becca Fitzpatrick etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2015 Perşembe

Siyah Buz (Black Ice) - Kitap Yorumu & Trailer


Âşık olmak hiç bu kadar tehlikeli olmamıştı… 

Beni ona bakarken yakalayınca hemen gözlerimi kaçırdım. Bakarken yakaladığına inanamıyordum. Ona karşı hissedebileceğim çekim fikrinden nefret ettim.Beni rehin almıştı. Beni isteğim dışında alıkoymuştu. Son iyilikleri bunu değiştiremezdi. Kendime onun gerçekte kim olduğunu hatırlatmalıydım. Ama gerçekte kimdi?

Britt Pheiffer unutamadığı eski erkek arkadaşının, Teton Dağları'nda yapacağı yürüyüşe katılmak istemesiyle altüst olur. Calvin'e karşı hislerini çözmeye fırsat bulamayan Britt, dağda aniden karşısına çıkan kar fırtınası yüzünden gözlerden uzak bir kulübeye sığınır ve çok yakışıklı iki ev sahibinin misafirperverliğini seve seve kabul eder. Fakat iki adam da kanun kaçağıdır ve Britt'i rehin alırlar.

Britt, Calvin onu bulana kadar hayatta kalması gerektiğini bilmektedir. Ancak dağda gerçekleşen tüyler ürpertici bir dizi cinayete dair kanıtlar bulunca işi iyice zorlaşır... Üstelik bu keşfi yüzünden katilin bir sonraki hedefi olma ihtimali vardır.

Fakat hiçbir şey göründüğü gibi değildir ve onu kaçıranlardan biri olan Mason dahil herkesin büyük sırları vardır. Peki Britt kime güvenecektir?



Spoiler İçermeyen Yorum
Becca... Neden favori yazarım olduğunu bana bir kez daha hatırlattığın için teşekkür ederim. Sen harikasın. Tek sorun şu ki.. Söyleyecek çok şeyim var ama ne yazacağım hakkında hiçbir fikrim yok.

O zaman yazarın diğer serisi Fısıltı ile biraz karşılaştırma yapayım. İki tür de young-adult fakat bana kalırsa Fısıltı daha çok 13-17 yaş arasına hitap ediyor. Ben 15 yaşında okumuştum ve hayatımın kitabı olduğunu düşünmüştüm mesela. Siyah Buz ise sanki daha üst sınırda gibi. 15 yaş altının sıkılabileceğini düşünüyorum. Ama 20lerinde okuyanların beğenebileceğini düşünüyorum, diğer serinin aksine. Ayrıca Fısıltı'ya göre bu kitabın karakterleri pek de masum değil. Hiçbir karakterimiz iyilik timsali sayılmaz, baş karakterimiz Britt bile.

Tamam, şimdi karakterlerden bahsetmeye başlayacağım o zaman. İlk olarak Britt. Çocukluk aşkı Calvin'i ona yaptığı onca şeye rağmen unutamayan, bir türlü geride bırakamayan baş karakterimiz. Kim demiş ki ilk aşklar her zaman mükemmel olur, sonsuza kadar sürer diye. Aslında şöyle bir düşününce, çoğu genç kitabı böyle diyor, evet. Ama Siyah Buz birçok yönden "çoğu kitap" kategorisinden ayrılıyor ve bu da onlardan birisi. Britt babası ve abisi ile yaşayan ve hayatı boyunca erkekler tarafından korunmaya, onların kendi işlerini yapmasına alışmış bir kız. İşte bu onun en büyük kusuru.

Korbie.. Korbie karakterini seven biri olduğunu sanmıyorum. İlk okuduğumda "İşte Nora-Vee gibi best-friend-forever tarzı bir arkadaşlık daha, yazarın klasik hamlesi sanırım." demiştim ve inanılmaz haksız çıktım. Becca bu kitap ile beni çok şaşırttı. Bir de Calvin var. Kitap boyunca ona sempatik bir gözle bakmaya çalıştım. Uyuz, şımarık, pislik diye düşünmeye başladığım özellikleri sonradan çok değişti aslında, tabii ne yönde değiştiğini spoiler olmadan söyleyemeyeceğim o yüzden pas geçiyorum.

Shaun en baştan midemi kaldıran bir karakter olmuştu. Mason ise en başta hiç de ısınamadığım bir karakterdi. Gerçi yazarın bizi en başta ısındırma gibi bir amacı olduğunu sanmıyorum. Ve kitaba sonlarda katılan Caz karakterine kesinlikle ba-yıl-dım! Ve o karaktere özel apayrı bir seri istiyorum. Tanıdığım en manyak kişilik! :3

Kitabın giriş bölümü asıl hikayeden 1 yıl önce gerçekleşen bir olayı anlatıyordu. Kitaba biraz hastayken başladığım için anılarım çok bulutlu, sadece kelimelerin gözümün önünde yer değiştirdiğini hatırlıyorum. :D Kitabın ilk başlarını sadece dümdüz okudum, bir beğeni veya heyecanım yoktu. Sadece ne olacak acaba, hep böyle mi ilerleyecek diye bekliyordum.

Bir yere kadar böyle ilerledi. İlk yarıyı bitirdiğimde, "İyi gidiyor fakat muhteşem değil, böyle ilerleyecekse 4 falan alır benden" diye bir hayal kırıklığı ile okuyordum. Sonra ne olduysa son yarıda oldu. Senaryo resmen şaha kalktı, şok edici olaylar, beklentiler, meraklar, peşpeşe geldi ve ben resmen kitaba gömüldüm. Özellikle o son 50 sayfa falan bir muhteşemdi. Sırf sonu için tekrar tekrar okuyabileceğim bir kitap. Birçok yönüyle gerçekten eşsiz. Britt'teki büyük değişimi sayfalar aktıkça fark ediyorsunuz. Kitap başladığında şımarık, pervasız, babasının küçük kızı gibi olan Britt kitap bittiğinde bambaşka biriydi. Bu olaya bile başlı başına bayıldım.

Kitabı okurken, sanki o soğuğu ben yaşıyorum, karların arasında kalan ben gibiydim. Kışın okumak da harika bir tesadüf oldu benim için. Yazar soğuğu öyle güzel tasvir etmiş ki.. Soğuktan nefret ederim, üşümekten nefret ederim ama bu kitabı okuduktan sonra dışarı her çıkışımda, soğuğun suratıma her vuruşunda aklıma bu kitap geliyor ve şöyle bir gülümsüyorum. 

Kitabı okurken bu kadar beğeneceğimi hayal bile edemezdim. 
Bazı kitaplar vardır okurken aşık olursunuz, bitirdikten sonra gün geçtikçe üzerinizde olan etkisi azalır. Ve bazı kitaplar vardır, okurken dümdüz, sadece merakla okursunuz ama bitirdikten sonra üzerinde düşündükçe daha çok beğenir ve aslında okuduğunuz kitabın ne kadar muhteşem olduğunun farkına varırsınız. İşte Siyah Buz benim için öyle oldu.

Uzun zamandır böyle dolu dolu bir kitap okumuyordum. Bunun iki katı kalınlıkta olmasına rağmen sadece olay örgüsü akıcı olup da iki üç önemli olayla geçip giden kitaplar, ve bu. Karşılaştırdıkça bu kitabın değerini daha çok anlıyorum. Becca'nın neden seri yazmadığını düşünüp üzülüyordum kitap ilk çıktığında. Şimdi anladım, koca bir seriyi bitirip alacağınız tadı tek bir kitaba sığdırmış yazar.

Spoiler İçeren Yorum
Aslında bu kısıma yazacak fazla bir şeyim kalmadı. O yüzden kısa tutacağım.

Çok önemli bir sorum var ama. Eğer Jude Lauren'ın abisi ise neden soyadı Van Sant? Neden Huntsman değil, anlayamadım. Anne babası da Bay ve Bayan Hustman olarak geçiyor. Bu konuyu biri bana açıklasın :(

Aslında ilk başlarda tereddütlü hareketlerinde, soğuk davranmasından, uzak durmasından dolayı Mason'a ısınamadım. Ne zaman ısınmaya başladım onu da hiç bilmiyorum. Ama kitap bittiğinde karakterlere gerçekten çok bağlandığımı fark ettim. Jude diye ölüp bitmiyorum ama kendi dünyalarında o kadar harika bir ikili oldular ki... Gerçekten şimdiye kadar okuduğum bütün aşklardan farklıydı sanırım. 

Zaten bu kitabı okurken ilk 200-250 sayfada falan neredeyse hiç romantizm yoktu. Ama romantizm olmayan kitapları sıkıcı bulan biri olan beni hiç rahatsız etmedi bu durum. Heralde romantizm demelerinin nedeni Calvin'i atlatamamış olması veya Mason'a olan az buçuk ilgisi diye düşündüm. Ama kitabın sonunda her şey o kadar değişti ki! Macera arttı, gerilim arttı ve romantizm kesinlikle arttı. Ve romantizm açısından bakacak olursak son bölüm olağanüstüydü! O kadar bayılarak okudum ki! Tabii bunda yeni karakterlerin de büyük etkisi var. Ian mesela.. Veya Caz! Bu kitapta kesinlikle daha çok görmek istediğim karakterler var. Caz listenin en başında olmak üzere Ian ve Britt'in babası. Kitabın neresine eklenebilirdi hiçbir fikrim yok çünkü kitap zaten dolu doluydu ve ayrı bir kitap da çıkamayacağını biliyorum bu karakterlerle ilgili ama onları gerçekten daha iyi tanımak ve onlar hakkında daha çok okumak isterdim. Özellikle Caz hakkında! Hayatımda okuduğum en renkli kişilik sanırım. Aslında birçok yönden Vee'ye benziyor. Bu da merakımı daha çok körüklüyor. Ah, gerçekten bu kitabı Fısıltı ile karşılaştırmaya bir son vermem lazım. Gerçekten.
Spoiler Sonu

Becca'nın bir kitabı daha bitti ve kitaplığıma bir muhteşem kitap daha girdi. Bu kitabı genel olarak 15 yaş üstüne öneriyorum. Yani içinde neredeyse hiçbir cinsel öğe yoktu fakat 15 yaş üstünde kurguyu sindirmek daha kolay olur ve başrolün yaşı da genel young-adult grubuna göre biraz daha büyük olduğu için (pek de değil aslında 18..) daha çok beğenilir diye düşünüyorum.

Ben çok beğendim yani. Zaman geçtikçe daha çok da beğeniyorum. Siz bu kitap hakkında ne düşünüyorsunuz peki? Okuyanların yorumları? Düşüncelerinizi benimle paylaşın :) Bir sonraki yorumda görüşmek üzere, hoşçakalıın! ^,^

Yazar: Becca Fitzpatrick   Yayınevi: Pegasus   Sayfa Sayısı: 384
Liste Fiyatı: 30 TL    GoodReads Puanı: 3,85


Trailer

27 Ağustos 2013 Salı

Hush Hush Serisi - Alıntılar (Spoiler İçerir) (Hem de Çok Fazla) (Okumayanlar Okuyup da Gelsin) (Lütfen?)



NORA-PATCH DİYALOGLARI
 

Patch:Taco?
"Taco?" diye tekrar ettim.
Bu onu eğlendirmişe benziyordu. "Domates, marul, peynir."


 Nora: Şimdi ne olacak? Hank'i öldürdüm. Adamlarına liderlik etmem gerek ama onlarla ne yapacağım?
Patch: Bir yolunu buluruz. Bir plan yapacağız ve bu işin sonunu getirene dek yanında olacağım.
Nora: Gerçekten bu kadar kolay olacağına inanıyor musun?
Patch: Kolay olanı isteseydim kendimi Rixon' ın yanına cehenneme zincirlerdim. İkimiz birlikte yan gelir yatar ışınların tadını çıkarırdık.

Patch: Çok şeyi kaldırabilirim ama üretkenlikten uzak bir gün bunlardan biri değil.
Nora: Bunu günümü yatakta onunla geçirmeye beni ikna etmeye çalışan adam mı söylüyor ?
Patch: Melek, öylesi "çok" üretken bir gün olurdu.

  
"Evinin tek kötü tarafı inanılmaz az sayıdaki ikincil kozmetikler.Saç kremi yok.Dudak parlatıcısı yok.Güneş kremi yok."
Başparmağımla evi işaret ettim."Dişlerimi fırçalamam gerek ve bir duşa ihtiyacım var."
Sırıtarak motosikletten atladı. "İşte ben buna davet derim."

Patch: Benim evime dönmen gerekmiyor,Melek.İstediğin buysa,seni evine götürebilirim.Ya da benim evimde,ortaya SAKIN GEÇMEYİN şeridi çekilmiş iki uzak ucunda uyumak istersen,buna da varım.
Pek hoşuma gitmez ama yaparım.


Standı işleten adam Patch'e ''Bir ödül seç.''diye bağırdı.
''Mor ayı,''dedi Patch ve mat mor bir kürkle kaplı korkunç görünüşlü ayıyı aldı. Sonra da bana uzattı.
Kalbime bastırırken ''Bana mı?'' dedim.
''Döküntüleri seviyorsun.Bakkalda her zaman ezik kutuları seçiyorsun.Dikkatimden kaçmadı.''
Parmağını kot pantolonumun kemer halkalarından birine geçirip beni kendine çekti. ''Haydi,gidelim buradan.''
''Aklında ne var?'' Fakat isim sıcacık ve kıpır kıpırdı çünkü aklında ne olduğunu kesinlikle biliyordum.
''Sizin ev.'' 

Nora = Ben seni hak etmiyorum Patch. Sen ne dersen de umurumda değil gerçek bu.
Patch= Beni hak etmiyorsun. Çok daha iyisini hak ediyorsun ama bana takılıp kaldın ve bence bunu kabul etsen iyi olur. Seni elimden kolay kolay kaçırmaya niyetim yok. Bunu aklında tutsan iyi edersin. Bizi ayırmaya çalışan ister başka bir erkek, annen, ister cehennem güçleri olsun işin ucunu bırakmayacağım ve veda etmeyeceğim. 


Patch: Senin koruyucu meleğinim...
Nora:Yani kendime ait bir koruyucu meleğim mi oldu?İş tanımın tam olarak nedir?
Patch:Bedenini korumak...
Gülümsemesi daha da genişlemişti.
Patch: İşimi çok ciddiye alırım ki bu ilgili özneyi şahsi düzeyde tanımam anlamına geliyor.

 Patch, "güzel kostüm," dedi.
 "Al benden de o kadar. Kostümüne çok kafa yorduğun belli oluyor."
 Dudakları keyifle büküldü. "Beğenmediysen her an çıkarabilirim."

Nora:Beni etkilemek için böyle giyiniyorsun.
Patch: Hayır Melek, seni etkilemek için soyunuyorum.

26 Ağustos 2013 Pazartesi

Fısıltı Filmi Hakkında Bilgi

 

Fısıltı film olacak! Heyo! Peki bizi neler bekliyor? İşte yazar Becca bu konudaki bazı sorulara yanıt veriyor.

Filmin yayın haklarını kim aldı? Daha önce film olmasını istemiyorum demiştiniz fikrinizi ne değiştirdi?
– Hush Hush Saga (Fısıltı Serisi) LD Entertainment’a emanet artık. Daha önce film olmasını istemiyordum fakat film olması seriye daha fazla popülerlik getireceği kesin. Hem hayranlar bu kadar isterken onlara neden istediğini vermeyeyim?
Film haklarının satılmış olması ne anlama geliyor?
– Bu anlaştığım film şirketine ve yapımcıya kitaplarımdan esinlenerek sinemaya uyarlanacak bir film yapma imkanı verdiğim anlamına geliyor.
Film kitaplarınızdan farklı olacak mı?
– Anlaşmaya göre senaryoyu istedikleri gibi değiştirebilirler. Yani kitaptan farklı olup olmayacağı onlara kalmış bir şey artık.
Film hakları satıldı. Şimdi ne olacak?
– Öncelikle senaryoyu yazacaklar , sonra yönetmen ve mekan bulunacak , ardından oyuncu seçimleri yapılacak.
Senaryoyu kim yazıyor?
– Senarist olarak Patrick Sean Smith atandı. Kitaplarımın filme dönüştürülmesi işi onun ellerinde.
Filmin çekimleri ya da oyuncu seçimleri konusunda söz hakkınız olacak mı?
– Hayır, ikisi de yönetmen , şirket ve yapımcının elinde. Maalesef oyuncu seçimlerinde söz sahibi değilim.
Oyuncular ünlü olmayan kişilerden mi seçilecek , biliyor musunuz?
– Henüz bu konuda konuşmadı ama yeni yüzleri ön planda tutacaklar. Seçimlerin olacağı zamanı duyuracağım , sizde katılıp şansınızı deneyebilirsiniz.

Becca Fitzpatrick (Fısıltı Serisi Yazarı) 'in Yeni Serisi: Black Ice


   Fısıltı’nın film olacağını yeni duyurmuşken , Becca serinin hayranlarının merakını giderek bir iki bilgiyi bizlerle paylaştı. Buna oyuncu seçimleri, senarist ve yeni serisi Black Ice’da dahil. Evet , Becca arayı fazla uzatmadan yepyeni bir seriye yelken açıyor.

Black Ice , Becca’nın 2014 gibi raflara düşmesini planladığı yeni bir serisi. Yazarın söylediğine göre kızlara adını haykırtacak bir erkek karakter geliyormuş. Fakat bu karakter Patch’den daha farklı , daha kötü çocuk tipinde olacakmış.Ayrıca serinin üç kitaptan oluşması planlanıyorken , yine (Fısıltı gibi) YA (Genç – Yetişkin) türünde bir kurguya sahip.
” Black Ice , Wyoming dağları arasında geçen psikolojik bir macera. On yedi yaşındaki Britt Pfeiffer Teton Dağına yolculuk yapmak için hazırlanmışken , devamlı düşüncelerinde dolaşan eski sevgilisininde kendisine bu yolculukta katılmasını beklemiyordur. Tam Britt , Clavin’e duygularını anlatacakken beklenmedik bir kar fırtınası yüzünden sığınacak bir yer aramak zorunda kalırlar. İki kişinin kaldığı bir kabin bulup oraya sığınan Britt’i hoş olmayan bir sürpriz beklemektedir , bu iki adam da onu tutsak almıştır. Britt hayatına karşılık bu adamları dağdan çıkarmaya çalışır. Fırtınaya karşı yol alırlarken Britt tek yapması gereken şeyin Calvin onu bulana kadar hayata kalmak olduğunun farkındadır. Ardı ardına bulduğu ipuçları onu çözülmemiş cinayetlere yönlendirirken Britt katilin yeni hedefinin kendisi olduğunu keşfeder. ”
    Fantastikten çok romantik bir macera olması planlanan seride paranormal olaylarda yok değilmiş.   Yazar ise şaşırtıcı sonlar , şok edici olayların geleceği konusunda okuyuculara söz veriyor.

Kaynak: Ön Okumalar Ve Fazlası 

Serinin Kitapları:

1. Fısıltı (Hush Hush)
2. Çığlık (Crescendo)
3. Sessizlik (Silence)
4. Final (Finale)

Patch'in Nora'ya mektubu | Ekstra Sahne


   Meleğim,

    Bu mektubu hiç bir zaman okumak zorunda kalmaman en büyük umudum. Vee bu mektubu sana ancak tüylerim yanıp, cehenneme zincirlendiğim zaman ya da Blakely’i beni öldürecek kadar güçlü bir kara büyü bulursa vereceğini biliyor.İkimizin türü arasında savaş şiddetlendiği için bizi gelecekte neyin beklediğini bilmiyorum. Seni ve planımızı düşündüğümde kendimi umutsuz bir acı içerisinde buluyorum. Hayatımda hiç bir şeyin yoluna konmasını bu kadar çok istememiştim.


    Bu dünyayı terk etmeden önce sana karşı neler hissettiğimi bilmeni istiyorum. O Değişim Yeminini etmeden önce benim için neysen şimdide öylesin. Sen benimsin. Her zaman benim. Senin gücünü , cesaretini ve nazik ruhunu seviyorum.Bedenini de seviyorum. Senin kadar hiç kimse benim için seksi ve bu kadar mükemmel olmamıştır. Seninleyken bir amacım var. Sevip tapacağım ve koruyacağım birisi var. 


    Geçmişimdeki sırlar aklını kurcalıyor, biliyorum. Ve bana güvenip o sırların ne olduğunu sormaman , bana olan inancın daha iyi bir adam olmamı sağlıyor. Seni aramızda söylenmemiş bir şeyler bırakıp terk etmek istemiyorum. Sana daha önce cennetten bir insan kızına aşık olduğum için düştüğümü , onunla olmak için her şeyi riske attığımı söylemiştim.


    O sözleri yaptıklarımı haklı çıkarmak için söylemiştim. Ama onlar doğru değildi. Gerçek olan baş meleklere ,onların yaptıklarına karşı inancımı yitirmiştim ve onların kurallarını bozmak istedim. O insan kızı kullanarak eski yaşantımı bırakmak istedim ve bu seçtiğim yol , yeni macera beni sana yönlendirdi. Kadere inanıyorum , meleğim. Yaptığım her seçimin beni sana yakınlaştırdığına inanıyorum. Seni çok uzun süre aradım. Cennetten düşmek , senin aşkına düşmek yanında bir hiç.


    Bu savaşı kazanman için ne gerekiyorsa yapacağım. Nephillim’ler gelebilirler ama senin Kara El’in yeminden özgür kalıp , güvende olacağından emin olacağım. Canımdan olsam bile bu benim öncelikli görevim olacak. Bunu okumanın seni sinirlendireceğinden şüpheleniyorum. Beni affetmen belki zor olacak. Sana bunun sonunda birlikte olacağımızı söylemiştim, ve belki bu yeminimi bozuyorum. Ama bu mektubu yazarken bile bütün olayları arkamızda bırakıp yeniden seni görmek için bütün yolları deneyeceğim. Umarım bir yol bulurum.


    Ama seçim senin ya da benim yaşamım arasında olursa , seni seçerim. Her zaman seni.


    Bütün aşkımla ,
 
    Patch.



Çeviri: Ön Okumalar


Serinin Kitapları:

1. Fısıltı (Hush Hush)
2. Çığlık (Crescendo)
3. Sessizlik (Silence)
4. Final (Finale)

Nora ve Patch’in Gerçek ve İlk Tanışmaları – Silinmiş Sahne

Buna inanamıyorum!! Bunu nasıl daha önce görmemişim! Anında sizlerle paylaşıyım dedim Husher takipçilerim varsa (ki umarım vardır) ve bunu okumadıysanız kesinlikle okumalısınız :)


GERÇEK İLK GÖRÜŞME
NORA VE PATCH

Patch iki ayağı üzerinde sandalyeyi arkaya doğru kaldırırken, kollarını boynuna toplamış, sarkıyordu. Enzo’nun Bistrosu'nda, içeriye doğru açılan kapılardaydı gözü. Işığın tam olarak erişmediği gölgeli bir köşede masa istemişti. Şimdi orada oturmaktaydı. Aradaki mum titreşti. Hemen karşıda ise Rixon gelişi güzel oturmaktaydı.

"Maviye dönünceye kadar seni bekliyor olacağım," diye mırıldandı bir şarkı, Rixon. "Bundan başkasını hiçbir adam yapamaz. İblislerle birlikte direk – " Durdu ve kaşlarını kaldırarak ayağının altını işaret etti. "Cehennemden içmektesin. Onlarda en az senin kadar kazanmaya yakınlar."

Patch gülümsedi. "Yetenek Sizsiniz'e mi katılacaksın?"

Rixon onu masanın altından tekmeledi. "Neden burada olduğumuzu ve ne yapmak üzere olduğunu bana söyleyecek misin?"

Bir garson durup,  kahve bardaklarını bıraktı.

Patch bir yudum aldı. "Ne yapmak üzere olduğumu mu?"

"Her Perşembe saat sekiz gibi buraya – Enzo’du değil mi? – gelip duruyoruz. Neredeyse beş hafta oldu. Fark etmediğimi mi sandın?"

"Dört hafta."

Rixon tiyatroculara yakışır bir  şekilde gözlerini yuvarladı. "Delikanlı saymayı da bilirmiş."

"Güzel kahvesi var."

"İyi o zaman. Ama sorun şu ki sen onun tadını alamıyorsun. İkinci yalanı duyalım bir de."

"Atmosferi güzel."

Rixon’un gözleri şaşkınlık ile ışıldadı. "Buradaki kızların çoğu 20’den küçük. Neden kendi yaşına biraz daha yakın kuşları vurmuyorsun? Şöyle yedi yüz yaşına yakın olanları..."

"Kızlar için burada değilim." En azından bir kız hariç. Gözleri önce saate sonra kapıya döndü. Birazdan, az kaldı.

"Kızlar için burada değil." Rixon tekrarladı. "Kumar için, kavga, içki için burada değil. Bütün bu yüzden değilse, saygın itibarımızı burada harcıyoruz. Ya sen şu omzundaki küçük meleği dinlemeye başladın ya da kötü beynin ile yine planlar peşindesin."

"Ve?"

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Final (Hush Hush #4) - Kitap Yorumu


   Nora ve Patch tüm sorunların geride kaldığını düşünmektedir ve genç kız, kovulmuş meleğe karşı hissettiği sevgiden her zamankinden daha emindir. Kovulmuş melek olsun ya da olmasın hayatının aşkı odur. Kökenleri ve kaderleri, birbirlerine düşman olmalarını gerektirse de Nora, Patch'e sırtını dönmeyecektir fakat ikisi de son bir tehlikeyle yüzleşmek için güçlerini toplamalıdır. Hank ölmüştür ve istemeden de olsa Nefilim ırkının lideri olan Nora onun başlattığı işi bitirmek zorundadır. Bu da kovulmuş melekleri, yani Patch'i yok etmesi gerekeceği anlamına gelmektedir. Böyle bir şeyin olmasına asla izin vermeyeceğinden, Patch ile birlikte bir plan yapar. Amaçları savaşı daha başlamadan bitirmektir.


  Fakat bazen en iyi hesaplanan planlar bile ters gidebilmektedir. Nora yeni görevine alışmaya çalışırken hiç beklemediği bir şekilde, bağımlılık yapıcı bir güce kapılmaktan kendini alıkoyamaz.
  Savaş hatları çizilirken Nora ve Patch hangi tarafta yer alacaktır? Aralarındaki farklılıklarla yüzleşirken bunları ya görmezden gelecek ya da uğruna savaştıkları sevginin yok olmasına sebep olacaklardır. Nihayetinde aşkın bile üstesinden gelemeyeceği engeller yok mudur?

Fısıltı serisinin 4. kitabı: Final. Bu son kitap hepimizi ağlatır bence.   #Spoiler#  Gerçekten duygusaldı özellikle Patch'in cehenneme gittiği ve Scott'ın öldüğü bölümler. Tabii Vee'nin de Nefil olduğunu öğrendik ayrıca Scott ile birlikte olan Vee'nin de geleceği karışık bir hale geldi. Tabii ki kitabın sonu birçok yönden iyi bitti denebilir ama Marcie Millar'ın ölümüne iyi ya da kötü yorumları yapmıyorum. Becca bu kitabı gerçekten aşırı duygulu tasarlamış kitap bittiğinde 1 saat ağladığımı hatırlıyorum. Klasik bir Hush Hush serisi kitabı olarak bu da çok sürükleyici ve etkileyiciydi. Serinin bitmesi beni çok üzdü hala tekrar tekrar okuyasım var. Yine 5 veriyorum okunması gereken bir seri.. :)


Puanım: 5    GoodReads Puanı: 4,23
Sayfa Sayısı: 416        Baskı Yılı: 2012        Yayınevi: Pegasus

Sessizlik (Silence) (Hush Hush #3) Tanıtım & İnceleme



   Geride sadece sessizlik kaldığında gerçek duyulabilir mi?

   Patch ve Nora arasındaki çığlık, yerini sessizliğe bırakmıştır. Patch’in karanlık geçmişindeki sırların üstesinden gelmiş… birbirinden tamamen farklı iki dünya arasında bir köprü kurmuş… ihanet, sadakat ve güven duyguları zorlu sınavlardan geçmiştir. Ve bütün bunlar, cennet ve dünya arasındaki sınırları aşan bir aşk uğruna göze alınmıştır. Birbirlerine duydukları sarsılmaz güven haricinde hiçbir şeye sahip olmayan Patch ve Nora, uğruna çaba harcadıkları her şeyi ve aşklarını paramparça edebilecek bir güce karşı umutsuz bir savaşa başlarlar...



 Spoiler İçerir

   Hush Hush Serisi'nden beklentilerimiz bir kez daha karşılık buldu. Çığlık kitabında da söylediğimiz gibi Melek-Nefil savaşımız devam ediyor. İki kitapta da ihanet görüyoruz ayrıca Sessizlik'te Nora-Patch arası biraz yumuşuyor, Scott korunmak için bir süreliğine uzaklaşıyor ve maceramız kaldığı yerden devam ediyor.

   Rixon'ın darbesiyle hayal kırıklığına uğrayan yakışıklı Patch'imiz Nora'nın güvenini tekrar kazanıyor ama maalesef bu aşklarını bir arada tutmaya yaramıyor ve savaş tohumları ekiliyor. Vee, Rixon tarafından yediği kazığı çabuk atlatıyor ve normal hayatına devam ediyor. Heyecanlı biten sonu ve sürükleyici anlatımı ben de kitabı tekrar tekrar okuma isteği uyandırıyor. Her zamanki gibi 

01.04.2020 Güncelleme: Bu yorumun devamı nerede? Birileri haberim olmadan yorumlarımı mı siliyor :( Bu 2 oldu...


Puanım: 5   GoodReads Puanı: 4,24
Sayfa Sayısı: 416   Yayınevi: Pegasus   Yazar: Becca Fitzpatrick


Çığlık (Hush Hush #2) - Tanıtım & İnceleme


 Nora Grey'in hayatı mükemmellikten hâlâ çok uzaktadır. Hayatına kastedilmiş olması hoş bir deneyim olmasa da en azından bu durumun içinden bir koruyucu melek sahibi olarak çıkmıştır. Gizemli, çekici ve muhteşem bir koruyucu melek. Ama Nora'nın hayatındaki yerine rağmen, Patchin hareketleri kesinlikle meleksi değildir. Hatta her zamankinden daha anlaşılmaz görünmektedir;
tabii bu mümkünse.

  Hayatındaki gerçeklerin ne olduğunu umutsuzca öğrenmek isteyen Nora, cevaplara ulaşabilmek için kendisini giderek tehlikeli hale gelen durumların içerisine sokar. Ama belki de bazı şeyler olduğu gibi bırakılmalıdır, zira gerçek, güven duyduğu her şeyi ve herkesi yok edebilir.



Spoiler İçerir
  1 numaralı serimiz Hush Hush'ın 2. kitabı Çığlık başımızı kaldıramayacağımız kadar sürükleyici. Kitaba yeni gelen karakterimiz; yakışıklı Scott, bir nefil ve bir örgüt üyesi. Nefil-Kovulmuş Melek Savaşını başlatan kitap seri bitimine kadar bu konuyu ele alıyor.

  Bu kitapta Patch ve Nora'nın arası bozuluyor ve Patch, Marcie ile yakınlaşıyor. Sonradan öğreniyoruz ki düşündüğümüz gibi değil ve kitabın sonuna doğru nedenler ortaya çıkıyor. Hush Hush serisine yakışan çok güzel bir kitap olmuş tabii ki tam puan :)

13.01.2014 Güncelleme Notu:
Nasıl bir Husher'mışım abi ilk okuduğumda. Şimdi bu yorumu okuyunca kendime gülüyorum resmen. "çok güzel çok şeker oowwww yeah" demişim kısaca. Yani tamam bu seriye bayılıyorum ama insan biraz tarafsız yorum yazar değil mi? Bu ne böyle ilk defa şeker yiyen çocuk gibi? :D 

10.12.2014 Güncelleme Notu
Aaah ahh, şu ergen konuşmaları gibi yaptığım yorumlar ne kadar da yüz kızartıcı. Dayanamadım sildim o yorumları arkadaşlar, sevmişim işte kitabı bu kadarını bilmek herkese yeter... :D Ben kitabı yakın zamanda 5. kez falan okursam buraya yenilenmiş bir yorum yazacağım. Sevgiler!

Puanım: 5   GoodReads Puanı: 4,12
Sayfa Sayısı: 408   Yayınevi: Pegasus   Yazar: Becca Fitzpatrick

5 Mayıs 2013 Pazar

Fısıltı (Hush Hush #1) Tanıtım & İnceleme

 
    KUTSAL BİR YEMİN
    KOVULMUŞ BİR MELEK
    YASAK BİR AŞK...

   Kovulmuş bir meleğe âşık olmak…
 
  “Bütün sınıf arkadaşlarımın isimlerini biliyordum… biri hariç. Yeni öğrenci… Arkamdaki sırada, serinkanlı siyah gözleri karşıya sabitlenmiş bir hâlde kaykılmış oturuyordu…
 
   Siyah gözleri beni âdeta delip geçiyordu. Dudaklarının kenarları yukarı doğru kıvrıldı. Kalbim bir an tekler gibi oldu ve o bir anlık duraksamada, kasvetli bir karanlık duygusunun bir gölge gibi üzerime örtüldüğünü hissettim. Bu duygunun kaybolması sadece bir an sürdü, ama ben hâlâ ona bakıyordum. Gülümsemesi dostça değildi, bela kelimesini heceleyen bir gülümsemeydi. Ve vaat doluydu.”

hush hush tumblr ile ilgili görsel sonucu

  Başlangıç olarak okuduğum en iyi kitaplar sırasının başlarında geliyor.  Bir kitap tavsiyesi istiyorsanız tavsiye edebileceğim en iyi kitap serisi diyebilirim. Vampirler, kurt adamlar gibi klişeleri ( klişeyi kötü anlamda kullanmıyorum, zaten ben tam bir fantastik okuyucuyum.) atlayıp, melekler ve nefillerin dünyamızdaki yerini anlatan duygusal bir kitap. Basroldeki şirin kızımız Nora'nın Patch adındaki kovulmuş melekle arasında geçen aşkı Marcie isimli düşmanı sayılan arkadaşı, Vee isimli en yakın arkadaşı ile renklendirilen çok sürükleyici bir kitap. Okumam sadece birkaç saatimi almıştı ve çok etkisinde kalmıştım 5 üzerinden 10 puan verebilsem verirdim, kırabileceğim hiçbir yanı yok :) İş spoilera gelince belki cok azıcık anlatabilirim ama kitabı okumadan spoiler okumanızı tavsiye etmem bütün eğlencesi kaçar.. #Spoiler: Yani aslında anlamadığım bazı kısımlar olduğunu inkar edemem. Patch "fikrimi değiştirdin" deyip duruyordu ama sonra kızı o motel odasına öldürmek için götürdüğünü itiraf etti. Hani fikrini değiştirmişti ya? Sonra bi de orada ona aşık olduğunu da söyledi ama onu oraya öldürmek için getirmişti yani kız öğrenince mi aşık olduğunu farkedip sana zarar vermem dedi.? Her neyse ya bir de Elliot'a acısam mı nefret mi etsem bilemedim.. 

Yani kısaca çok güzeldi bu kitap. Bu türü sevenlere gönül rahatlığıyla önerebilirim. Gerçi her okuyan sevmiyor bu kadar. O yüzden sanırım buradaki tavsiyem biraz güvenilmez olabilir :D
 
Puanım: 5    GoodReads Puanı: 4
Sayfa Sayısı: 416   Yazar: Becca Fitzpatrick    Yayınevi: Pegasus

Bu fanmade trailerı beğendim ! :)