18 Haziran 2013 Salı

Kayıp Gül (#1) Tanıtım & İnceleme


   Kayıp Gül'ün kahramanı Diana'nın peşine takılan okur, başta Türk kültürüne olmak üzere, Yunan mitolojisinden Yunus Emre'ye; William Blake'ten Sokrates'e; doğu mistisizminden Küçük Prens'e; Meryem Ana'dan Nasrettin Hoca'ya; modern yaşantıdan metafiziğe; gerçek dünyadan güllerin ve düşlerin dünyasına gizemli bir yolculuğa çıkıyor.

   Şahsi fikrimi sorarsanız ilk söyleyeceğim şey: ABARTILIYOR. -nokta- Şahsen hayatımda okuduğum en güzel roman değildi -yanından bile geçmez. Yok neymiş şu kadar dile çevrilmiş şu kadar baskısı varmış, iyi aman ne güzel. Canım bak kitap güzel ama reklamlarından kitabın içeriğine yer bırakmamışsınız yani. Ne güzel çok satılmış çok beğenilmiş ama abartmayın ya.

Zekice yazılmış bir kitap ama bazen o kadar iteledi ki "acaba doğaüstü öğelere yer verilmiş mi?" diye sordum kendi kendime. Bu soruyu sormamızı sağlamak için çok uğraşılmış. Sonunu okuyunca 'Vay be' diye düşündüm, insanı şaşırtıyor diye bu kadar abartılacak bir durum da yok.

Neyse çok eleştirdim bu konuyu biraz da iyi yönlerine geçelim :D Akıcı, sade bir üslupla yazılmış ama kafamıza genel kültür sokmak için uğraşılmış, belli ediyor. Ayrıca sonunda cidden şaşırtıyor, o da iyi, güzel. Bitince de "bitti" diyorsunuz yani böyle aç kurtlar gibi "2.si yok mu, harikaydı, bitmesin bu seri!!" demiyorsunuz. Abartıldığı kadar olmasa da okunabilitesi var. Merak edenler; okuyun, tavsiye ederim, hoşunuza gider. İstemeyenler de çok büyük bir kayıp vermiş olmazlar. 

Puanım: 3      Sayfa Sayısı: 208      Baskı Yılı: 2012    
Yayınevi: Timaş    Yazar: Serdar Özkan


2 yorum :

  1. güzel bir kitaptı ama diana, mary'i almaya gittiğinde ilk karşılaşmayı gösterselersi
    benim için ilk tepki önemlidir.
    Mary'nin ikizini gördüğünde ilk duygularını öğrenebilseydim keşke :D
    Rümeysa....

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...