Nora'nın Kitaplığı : Lanet
Lanet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lanet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2021 Perşembe

Tuz ve Keder Evi - Kitap Yorumu || UDS Okuma Etkinliği #3


Deniz kenarında bir malikânede, on iki lanetli kız yaşıyordu...

Annaleigh, deniz kenarındaki Highmoor adlı malikânede kız kardeşleri, babası ve üvey annesi ile beraber yaşıyordu. Bir zamanlar on iki kız kardeşlerdi, ancak artık koridorlarda yalnızlık hüküm sürüyordu çünkü kardeşlerden dördünün hayatı erken sona ermişti. Her ölüm bir öncekinden daha trajikti; hastalık, uçurumdan düşme, boğulma ve ayak kayması sonucu gelen ölümler yüzünden, halk arasında bu ailenin tanrılar tarafından lanetlendiğine dair dedikodular çıkıyordu.

Tuhaf sanrılar peşini bırakmayınca Annaleigh, ablalarının ölümünün kaza olmadığını düşünmeye başladı. Kardeşleri her gece şatafatlı balolara katılıp ipek elbiseler içinde dans etmek için gizlice evden kaçıyordu ve Annaleigh onları durdurması mı yoksa onlara katılması mı gerektiğini bilemiyordu. Çünkü kiminle, daha doğrusu neyle dans ettiklerinin farkında değillerdi.

Annaleigh’in, sırlarla çevrili gizemli bir yabancı ile tanışınca, ailesinin üstüne çöken gölgeye karşı verdiği savaşı bir an önce kazanması gerekecekti; zira ailelerine musallat olan her neyse, artık onun peşindeydi.


Kasvetli bir günden herkese merhaba! @uzakdiyarsakinleri ile yaptığımız etkinlik sürecinde okuduğum Tuz ve Keder evi hakkındaki düşüncelerimi paylaşmaya geldim 😋 Ben bu kitabı okumaktan gerçekten keyif aldım ve kitabı, kurguyu çok sevdim. Ama tam olarak adlandıramadığım bir sebepten dolayı “Mutlaka almalısınız, almazsanız çok şey kaybedersiniz.” diyebileceğim bir kitap olmadı. Kitapta eksik olduğunu düşündüğüm hiçbir şey olmasa da, sanırım daha detaylı yazılsa çok daha etkileyici bir şey çıkacağını bildiğim için böyle hissediyorum. Bu yüzden tavsiye etme konusunda kararsızım ama benim iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu, hadi biraz da neyini sevdiğimden bahsedeyim 🤗



Öncelikle karanlık, kasvetli havası ve her daim bayıldığım okyanus teması benim için çok çekiciydi. Resmen içimde olduğunu fark etmediğim bir okyanus teması özlemini doldurdu 🙈 Bunun dışında kitapta tahminimce yazarın başka mitlerden ilham alarak oluşturduğu bir karma mitoloji vardı -ki ben bunu oldukça orjinal ve eğlenceli buldum. Bir de sizi uyarmalıyım ki, bu kitap romantik bir kitap değil. Nedendir bilinmez, öyle bir algı oluşmuş ama bu yönde bir beklentiniz olmasını istemem. Kitabın içinde arka planda işlenmiş bir romantizm var ama baskın yönü bu değil. Kitap tam olarak bir mistik gizem kurgusu işliyor. Ama tabii ki var olan az miktardaki romantizm benim için bir sürpriz olmakla beraber çook da güzel bir sürprizdi. Çok az görmemize ve her şey çok hızlı gelişmesine rağmen erkek karakteri de, ilişkilerini de çok sevdim, bayılarak okudum.


Kitaptaki psikolojik gerilim beni çok etkiledi ve bu yönünü özellikle çok beğendim. Ağır olmayan bir tek kitap olmasına rağmen karakterlerin iyi işlendiğini düşünüyorum. Annaleigh’i sevmiş olmak beni şaşırttı ama onun dışında üçüzleri (özellikle Rosalie’yi) ve Verity’yi de çok sevdim. Beklentilerim çok düşüktü ama kurgu beni fazlasıyla tatmin etti. Ayrıca kitap oldukça akıcıydı da. Zevkli ve “iyi ki” dediğim bir okuma oldu. Kitabın sonu ve bazı kısımları daha detaylı olabilirdi diye düşünüyorum sadece 🧚🏻‍♀️


Yazar: Erin A. Craig    Orijinal İsim: House of Salt and Sorrow    Yayınevi: Epsilon

 Sayfa Sayısı: 400      GoodReads Puanı: 3.94

5 Ekim 2014 Pazar

KCBT 15. Blog Tur || Kaplan Laneti (The Tiger Saga #1) - Kitap Yorumu


Ölmek üzereydim. 
Biliyordum. 
En azından artık acımıyordu. 
Sadece, onu sevdiğimi söylemek istiyordum.
Ama sonra birden karanlık beni ele geçirdi..

๑۩۩.. ..۩۩๑

Tanıtımı ilk okuduğumda böyle kitabın tamamı aşkı konu alan, lanetmiş maceraymış vs. geri planda kalmış olan bir kitap bekliyordum. Ama kitabı okudukça bunun tam aksinin ortaya çıktığını söyleyebilirim.

Ve yine kitaba başlarken bu derece beğeneceğimi düşünmemiştim. Hani tamam fantastik, büyü, lanet iyi hoş dedim ama benim gibi hiç alakası olmayan bir insana Hindistan'ı bile merak ettirecek bir kitap da beklemiyordum. Çok sevgili Becca'cığımın yorumuna güvenmeliymişim anlaşılan :D

Kitaptaki tüm hint karakterleri sevebilip de başroldeki kıza uyuz olmam ayrı bir merak konusu. Zaten yazar da bir tutukluk yaşamış bu kızın gözünden yazarken. Allahım nasıl saçma sapan düşünceleri var bu kızın ya! Bana zorla ikinci kitap nerede diye çığlık attıracak yani.

๑۩۩.. ..۩۩๑

Yazarın tutukluğu demişken bana kalırsa başrol çok keskin ruh hali değiştiriyordu. ||Bu yazının devamı spoiler içerir.|| Mesela kız Ren'in insan olduğunu ilk öğrendiğinde birkaç dakika şaşırdı, sonra çok normalmiş, dünyada böyle şeyler arada görülürmüş gibi devam etti. Kızım gece bir yat, tavana bakıp düşün, lanetler, şekil değiştirenler, bilmem neler gerçek! Okurken kendi kendime "Durumun garipliğinin farkında olan tek kişi ben miyim?" diye sorduğum oldu birkaç kez. Bir an korkudan titrerken diğer an espri yapıp gülmesi, hiçbir olayın etkisinde uzun süre kalmaması.. Kızın bu hallerine birkaç tane daha örnek verebilirim ama konu uzadı sanki, kapatalım :D

Kitabın başlarında ne olacağını tahmin etmeye falan çalıştım, merak ettim falan ama hiçbiri tutmadı. Yazarı bu konuda alkışlamak gerekir ama bunun dışında tekdüzeydi sanki biraz. Asıl kısım kesinlikle maceranın başladığı yerdi. Ha-ri-kay-dı! Gerçekten sanki karakterin yerinde ben varmış gibi ürperdim, korktum, sevindim... Kishkinda yolculuğunda ise en sevdiğim kısım şu ceset-hayalet-ruh arası ne olduğunu unuttuğum şeyleri geçtikleri kısımdı. Yazarın o kısıma daha fazla ayrıntı vermesini isterdim. Gerçekten çok hoşuma gitti çünkü. (Psikopatlığım tuttu yine -.-)

๑۩۩.. ..۩۩๑

Kitabı bayıla bayıla okusam da sonunda cinnet geçirmeme ramak kalmıştı. Kızım sen ne inatçı ne saçma düşünce yapılı ne özgüvensiz bir insansın ya! Beni inanılmaz çileden çıkartmayı başardı. Neymiş, terk edilmek istemiyomuş, yok bilmem ne. Bencil yaratık! Azıcık bizi de düşün değil mi?! Tam her şey günlük güneşlikken hevesimi kursağımda bırakmayı başardın, çok sağol.
Spoiler Sonu

Zaten ikinci kitabı istiyordum fakat şimdi bir de beklerken stres olacağım. Acaba ne oldu, ne olacak derken yolda yürürken bir ağaca çarpmazsam iyi. Ah Kelsey ah.. Ne yapsam seni bilmiyorum.

Bakıyorum da yine uzattıkça uzatmışım. Kısaca bu kitap beklentilerimin üstünde çıktı. Çok sevdim. İkincisini istiyorum. Lütfeenn, bir an önce!! Bu gereksiz uzun yorumumu okuyan herkese teşekkürler, umarım yararlı olabilmişimdir. Hoşçakalııınn!! =)

Puanım: -> Bayıldım!

Sayfa Sayısı: 440   Yazar: Colleen Houck   Yayınevi: Artemis



Artemis Yayınları'na katkılarından dolayı teşekkürler..



3 Ekim 2014 Cuma

KCBT 15. Blog Tur || Kaplan Laneti - Yurt Dışı Kapakları


Yıllar gibi gelen bir aradan sonra yine sahnelerdeyim. Ne kadar sürer onu hiç bilemiyorum tabii :D Malum dersler, taşınma, internetin olmaması gibi sorunlarla karşılaşınca bloga giremedim bir türlüsü. En önemlisi internetsizlik tabii ki, yoksa blogu bu kadar süre istesem de boşlamam :(

Eh, gelgelelim bugünkü tur postumuza. Yorumunu çok yakında paylaşacağım Kaplan Laneti kitabının yurt dışı edisyonlarını sizlere sunacağım bugün. En baştaki resim bildiğiniz üzere Türkiye'deki kapağı. Bana kalırsa aynı zamanda en güzeli ^,^

İşte diğer kapaklar;

12877587

๑۩۞۩๑

9670081

๑۩۞۩๑

17371624

๑۩۞۩๑

26841944

๑۩۞۩๑

Bugünlük de bu kadar. Kısa bir postla tekrar merhaba demiş olduk. Yorumlarınıza da internet yoksunluğumdan dolayı cevap veremiyorum ne zamandır :( Ama uygun koşullar oluşur oluşmaz cevap vereceğim. Hoşçakalııın! =)



Katkılarından dolayı Artemis Yayınları'na teşekkürler..

19 Temmuz 2014 Cumartesi

KCBT 12. Blog Tur - Kara Cadı (The Cousins O'Dywer #1) || Kitap Yorumu & Çekiliş


İlgisiz anne babası yüzünden Iona Sheehan, adanma ve kabul edilme özlemi duyarak büyür. Büyükannesinden her ikisini de nerede bulacağını öğrenir: yemyeşil ormanlar, göz kamaştıran göller ve efsanelerle dolu bir ülkede.

İrlanda.

Iona bir at çiftliğinde iş bulduğunda, işletmenin sahibi olan Boyle McGrath ile tanışır. Bir kovboy, bir korsan ve vahşi bir kabile savaşçısı gibi görünen Boyle, Iona'nın en büyük üç fantezisinin birleşimidir.

Iona burada kendisi için bir yuva kurabileceğini -ve bu Boyle'a sırılsıklam âşık olmak anlamına gelse de- hayatını dilediği gibi yaşayabileceğini fark eder. 

Ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Iona'nın ailesine yüzyıllardır musallat olan ve mağlup edilmesi gereken kadim bir kötülük vardır. Umut ve sevgi için aile ve arkadaşlar hem birbirleriyle hem de birbirleri için savaşacaklardır.


12. Kitap Canavarları turumuzun 4. gününde Kara Cadı kitap yorumumla birlikteyiz. Bu yazarımız Nora Roberts'tan okuduğum ilk kitap ve kesinlikle son olmayacak.

Fantastik okumayı özlemişim gerçekten. Gerçi daha önce hiç başrolde cadıları konu alan bir kitap okumamıştım. Hani cadılar genelde yan rollerde olurdu. Belki de o yüzden bu kitabın mistik yanı çok hoşuma gitmiştir.

Zaten kitabın büyülü, cadılı, fantastik kısımlarına bayıldım. Ama romantizm fazla geldi biraz. Fantastikten daha ağır basıyordu ve belki beklediğim bu olmadığı için biraz sıkıldım. Yani romantizmi iyiydi, ama fantastik-macera yönünü solluyordu. Belki aksiyon biraz daha artsa romantizm daha çok hoşumuza giderdi.


Çünkü tüm kitap tek bir olaya odaklanmış ve o olay gerçekleşene kadar aradaki küçük heyecanlarla yetinmeye çalışıyor gibiydik. Büyük olay da tatmin edici değildi. Yani yazarın romantizm kadar fantastik ve macera kısmına özen gösterdiğini düşünmüyorum. Kitapta gördüğüm tek eksik buydu sanırım.

Aslında kitabın çok kısa bir kısmı geçmişi anlatıyor fakat ben her nasılsa o kısmı tüm kitaba değişirdim. Günümüz kısımları güzel olmadığı için değil. Sadece geçmiş kısımları fazla etkileyiciydi bence. İlk okuduğumda değerini anlayamamıştım kitabı anlamaya çalışmaktan ama şimdi dönüp baktıkça daha çok hoşuma gidiyor.

Böyle şöyle derken bir yorumun daha sonuna geldik. Bu aralar o kadar şey üst üste geldi ki yaz olmasına rağmen doğru düzgün kitap okuyamıyorum. Turlar da arka arkaya gelince okumak istediklerimi / sizin önerdiklerinizi okumaya zaman bulamıyorum. Bu durumun yakın zamanda değişmesi dileğiyle, hoşçakalıın!

Satın almak için: Kitap Sihirbazı

Puanım: 4  -> Bayıldım! Sadece beni kendine aşık edemedi :)
Sayfa Sayısı: 424   Yazar: Nora Roberts   Yayınevi: Epsilon


Çekiliş

a Rafflecopter giveaway

20 Ocak 2014 Pazartesi

Another || Anime Tanıtım & İnceleme


Orta okul son sınıf öğrencisi olan Mei Misaki, güzelliğiyle, zekasıyla ve kişiliğiyle okulun en popüler kızıdır. Fakat mezun olamadan bir kaza sonucu ölür. Bunun üzerine arkadaşları ve öğretmenler Misaki hala yaşıyormuş gibi hareket etmeye başlarlar. Hatta mezuniyet töreninde Misaki için de kutlama yapılır.

Bu olaydan 26 yıl sonra Sakikabara Kouichi aynı okula transfer öğrenci olarak gelir. Okulda yine Mei Misaki adıyla ve bir gözü bantlı esrarengiz bir kız öğrenci vardır. Diğer öğrenciler bu kız hakkında konuşmaktan kaçınırlar. 

Kouichi, Misaki ile konuşmak için yanına gittiğinde Misaki, bu okuldaki öğrencilerin ölüme çok yakın olduğunu, yakında her şeyi öğreneceğini söyler ve uzaklaşır.



Bu anime baştan sona tüyler ürperticiydi diyebilirim. Kesinlikle klasik değildi ve "gerilim" kelimesini tamamen hak ediyordu. Hele o kuklalar yok mu?! Hayatımda bir daha kuklalara ve oyuncak bebeklere "kawaii" gözüyle bakabileceğimi sanmıyorum. Teşekkürler Another.

Animenin başlarında biz de ana karakter gibiyiz. Neler döndüğü konusunda ufak bir fikrimiz bile yok ve sadece bunu öğrenmek bile animenin son bölümlerine kadar getiriyor bizi. Bu animenin birkaç afişini ilk gördüğümde dram veya normal hayat falan sanmıştım. Ama başlayınca dişlerimin takırtısından gerilim ortamı yaratan efektleri duyamaz oldum. Tamam, açıkçası ben gerilimli filmler, diziler vs. kesinlikle izleyemem. Çünkü beni çok geriyor. (Adı üstünde gerilim yani.) Yani çoğu kişinin "aa bak şuna bir anda belirdi" dediği yerde ben 10 doz adrenalin yemiş gibi havaya fırlıyorum. Belki de bu yüzden biraz tırstım ben bu animeden :D

Ama önceden tahmin edilemeyen gerçekler animenin her tarafındaydı ve buna tek kelimeyle bayıldım. Önceden tahmin edince hiçbir esprisi kalmıyor zaten gerçekleri ortaya çıkarmanın. Ayrıca bu animenin konusu da gayet orjinal geldi bana. "Bir sınıfın lanetlenmesi." Ama hâlâ kuklalara ısınamadım, üzgünüm.

Aslında bu animenin bir diğer yönü de "psikopat". Ölümler o kadar açık bir biçimde gösteriliyor ki sanırsın Testere'nin anime versiyonu. Tamam, abartmayalım o kadar da değildi. Ama şimdiye kadarki anime geçmişimde izlediğim en gerilim dolu psikopat animeydi. (Aslında izlediğim "tek" gerilim-korku animesi, belki bunun da etkisi vardır..)


Benim favorim önlem alma sorumlusu Akazawa Izumi. Sonunda azıtmasa çok tatlıydı aslında. Tatlıdan anladığım buysa kendimi aşağı atmalıyım sanırım. Her neyse, şunu söylemek istiyorum ki, bu animeyi ne zorluklarla izlersem izleyim kesinlikle pişman falan değilim. Çizimleri de gayet güzeldi ayrıca farklı bir tür izlemiş oldum ve -psikolojime sıyrıklar atsa da- kesinlikle beğendim.


Bölüm Sayısı: 12 (+OVA)     Tür: Gizem, Okul, Korku, Gerilim     Puanım: 5