Nora'nın Kitaplığı : Beautiful Disaster
Beautiful Disaster etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beautiful Disaster etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2017 Cuma

Tatlı Sır (The Maddox Brothers #1) - Kitap Yorumu


Çocukluk yılları gereğinden fazla erken sona eren, özgür ruhlu Camille "Cami" Camlin, üniversitenin ilk yılından sonra kendi evine çıkmıştı ve hayatını istediği gibi yaşayabilmek için çabalıyordu. Red Door'da çalışmak ve okula gitmek dışında başka bir şeye ayıracak vakti yoktu. Ta ki erkek arkadaşını görmek için çıkacağı seyahat iptal olana kadar... Şimdi önünde, yıllardır ilk defa ne yapacağını bilmediği bomboş bir hafta sonu vardı.

Trenton Maddox, Eastern State Üniversitesi'nin kralıydı. Arkadaşları onun gibi, kadınlarsa ona sahip olmak istiyorlardı ama trajik bir kazadan sonra hayatı altüst olmuş, okulu yarım bırakmıştı.

Kazadan on sekiz ay sonra Trenton, dul babasıyla aynı evde yaşayıp yerel bir dövmecide çalışıyor, babasına faturaları ödemesinde yardımcı oluyordu. Tam hayatının normale dönmeye başladığını hissettiği günlerin birinde, Red'de yalnız başına oturan Cami'ye rastladı.

Gürültücü kardeşleriyle başa çıkmaya alışkın olan Cami, Trenton Maddox'la başlayan yeni arkadaşlığını da idare edebileceğini düşünmüştü. Ama bir Maddox erkeği, âşık olduğunda bu sonsuza dek sürerdi; âşık olduğu kız, altüst olmuş dünyasını tamamen yıkabilecek kişi olsa bile...

Serinin Diğer Kitaplarının Yorumlarına Bakmak İçin:
Maddox Kardeşler #3 - Tatlı Ateş
Maddox Kardeşler #4 - Tatlı Yangın


Herkese yeniden merhaba! Bir Maddox kitabıyla daha karşınızdayım :P Bu kitap yanlış hatırlamıyorsam bana 2 yıl önce ilk çıktığında gelmişti ve ara ara başlamaya çalışsam da bir türlü okuyamamıştım. Geçenlerde aklıma düştü sebepsizce ve her ne kadar büyük bir beklentim olmasa da başladım kitaba. 

İşin doğrusu, iyi ki beklentilerimi düşük tutmuşum, böylece hayal kırıklığına uğramamış oldum. Beklentilerimi az buçuk karşılayan bir kitap oldu bir diğer deyişle. Farklı bir aşk hikayesi ve Tatlı Bela'da bahsedilen Cami-Trenton ilişkisinin ayrıntılarını görmüş olmak bana yetti. Kitapta geriye kalan bütün ayrıntılar benim için ıvır zıvırdan ibaretti diyebilirim. En acı verici kısımsa büyük bir aptallık yaparak kitabın son sayfasına göz atmak ve kitabın tek esprisi olan "SIR"ı önceden öğrenmek oldu sanırım benim için. Ben nereden biliyim kitabın en büyük olayının son cümlesi olacağını.. Yani diyeceğim o ki kendinizi tutun arkadaşlar, ben yandım siz yanmayın :D

beautiful oblivion ile ilgili görsel sonucu

Kitabı okurken karakterler beni çok ikilemde bıraktı, beğendim mi beğenmedim mi karar veremedim uzun süre. Fakat nihai karar olarak ön planda tutulan karakterlerin hiçbirini beğenmedim diyebilirim. Hangisi daha tutarsız, hangisi daha aptal emin olamıyorum şimdi düşününce. Senaryo ise dümdüz bir yolda yaptığımız sarsıntısız rahat bir yolculuk gibiydi, hiç şaşırtıcı veya etkileyici bir olay yaşatmadı bize sağ olsun. Boş bir okuma deneyimi olarak nitelendirebilirim bu kitabı okuma sürecimi; ne kötü, ne de iyiydi. Bahsetmek istediğim bir kısım bile yok neredeyse. Sanki yazar sadece "Hazır Tatlı Bela'da bu ikiliden bahsedip milleti heyecanlandırmışken bir kitap yazayım bunlar üstüne de merakları gitsin bu arada başka bir seriye de yol açmış olurum." gibi düşündüğü için bu kitabı yazmış gibiydi. İki kitap arası bir köprü gibi. 

İlgili resim
Böyle yeriyor olmama rağmen kitaptan nefret etmiş değilim. Sadece çok kötü veya çok iyi diyemiyorum. Her şeyiyle ortada kalmış, vasat bir kitap olduğunu düşünüyorum. En çok canımı sıkan kısım ise kitabın sonları.

Spoiler
.
Zaten kitabın sonundaki sırrı önceden biliyordum, bu nedenle beni en çok meraklandıran Trenton'ın bu konu hakkında ne düşüneceği, nasıl tepki vereceğiydi. Fakat tek gördüğümüz bir kabullenme ve sarılma sonrasında her şey tamam çok mutluyuz. Bu ne saçmalık Allah aşkına ya :D Resmen gülme krizine girdim. Sen tüm kitap boyunca sır sır sır de sonunda 1 sayfa bile ayırma o sırrın açığa çıkma süreci için. Zaten tüm kitap boş ve anlamsız olaylar ve davranışlar silsilesinden oluşuyordu, toparlarsa sonunda toparlar diyordum, onda da iyice mahvetti. Umarım Tatlı Yalan bu kitabın saçmalığını affettirecek nitelikte olur. Yoksa Maddox'lardan tümüyle vazgeçeceğim. Belki de sadece Tatlı Bela'yı yazıp tadında bırakmalıymış yazarımız. Bilemiyorum...
..
Spoiler Sonu

Görünen o ki tekrar havaya girmeye başladım, yavaş yavaş yorumlarım destansılaşıyor :D Ve her ne kadar bu kitap bana fazlasıyla boş gelse de okurken çok sıkmadığı için ve Tatlı Bela'nın hatrına 3 puan vereceğim sanırım. Aranızda bu kitabı okuyan varsa görüşlerini mutlaka yorum olarak bekliyorum =) Hoşça kalın!!



Yazar: Jamie McGuire   Yayınevi: Yabancı   Sayfa Sayısı: 368
Çevirmen: Boran Evren    GoodReads Puanı: 4,12



15 Kasım 2013 Cuma

Ayaklı Bela (Beautiful #2) - Tanıtım & İnceleme


   Abby Abernathy; geçmişini unutmak için kalkıp uzak bir şehre okumaya gelen, temkinli, kendi hâlinde bir kız. Travis Maddox; hayatını dövüşerek kazanan ve aşka inanmadığı için tek gecelik ilişkilerle avunan bir erkek. Aşk ve bela birbirine hiç bu kadar yakışmadı...

    Travis annesinden hayatla ilgili iki şey öğrendi: Aşkı bul. Ve onun için ölümüne mücadele et.

    Bu hikâyeyi biliyorum demeden önce bir kez daha düşünün. Her aşk hikâyesinde iki taraf vardır: Esas oğlan ve esas kız. Tatlı Bela'da esas kızı dinledik; peki ya, esas oğlan?

    Bir erkeğin aşkı için verdiği mücadeleyi kendi ağzından tüm içtenliğiyle dinlemeye hazır olun...

~o~

   Seriye her ne kadar hasta olsam da başlarda biraz gıcık olmuştum. "Ne yani o 'seni ilk gördüğümde' diye başlayan cümle yalan mıydı, hiç de bir şey düşünmemiş" gibisinden saçma bir havaya girmiştim. Ama Travis'in ağzından bir kitabı okumak, ancak bu kadar güzel olabilirdi.. Yani, yazarın kadın olduğunu bildiğim için, bu kadar duygu yüklü olmasını anlıyorum aslında. Çünkü genelde erkek yazarların bu tip kitapları; ya aşırı duygusuzdur, ya da çoğunlukla şehvet içeriklidir. Genelde diyorum, dikkat.

   İlk kitaba bayıldığım gibi bu kitap da çok hoşuma gitti. Ama ilk kitaba kendimi o kadar kaptırmışım ki fark edemedim (veya ilk kitaptaki Abby'nin ne düşündüğünü unutmuş da olabilirim, siz seçin) sadece Travis aşkları için savaşıyor, Abby'nin peşinde koşuyor. Abby? O tüm kitap boyunca şüphe içinde olmak ve kaçmakla meşgul. Ama her ne olursa olsun Abby'nin şu blöf yapma, gözünden hiçbir şeyi kaçırmama ve poker face olayı gerçekten Abby'yi benim gözümde bile çok çekici kılıyor. Ben genelde kitaplardaki kadın karakterlerden aşırı nefret eden bir tip değilimdir zaten ama böyle olanlar da kabul etmeli ki Travis ve Abby kesinlikle birbirini tamamlayan iki karakter olarak kurgulanmış, ve gayet de başarılı olmuş.

   Ve kitap boyunca (birçoğumuzun da olduğu gibi) en büyük tepkiyi verdiğim yer: Kitabın epilogu !!! O son neydi öyle! Aslında sonunda geleceği vereceklerini tahmin etmiştim ama böyle bir şeyi gerçekten beklemiyordum. Çok samimi, çok güzel olmuş.. Yalnız gelecekte America ve Shepley'nin durumundan neredeyse hiç bahsedilmedi, sadece isimleri geçti, bunu biraz yadırgadım yani sonuçta tüm bunları başlatan ikili onlardı. Ama o son, her şeye değerdi. Yazar gerçekten güzel bir sürpriz yapmış.

   Neyse fazla uzatmadan konuyu toparlayayım, sadece sonu için bile tüm kitap okunmaya değerdi; son olmasa, yine de okunmaya değerdi. Fakat şimdi aklımda Travis hep böyle 30-35'lerinde kalacak diye korkuyorum :D Her şey bir yana, seri bittiği için üzgünüm. Tadı damağımızda kaldı, ama olması gereken de buydu bana kalırsa. Çok güzel bir yerde noktayı koymuş yazar ve böylece kalbimize tahtını da kurmuş oldu :)
Puanım: 5   GoodReads Puanı:4,26
Sayfa Sayısı: 472   Yayınevi: Yabancı   Yazar: Jamie McGuire


Favori Hayran Yapımı Book Trailer'ım: 

28 Eylül 2013 Cumartesi

Tatlı Bela (Beautiful #1) - Tanıtım & İnceleme


Aşıksan başın belada!

Abby Abernathy karanlık geçmişiyle arasına mesafe koymuş olan, alkol kullanmayan, küfür bile etmeyen kendi halinde bir kız, fakat hayatını dövüşerek kazanan ve vücudu dövmelerle kaplı yakışıklı Travis Maddox onun hayatını değiştireceğe benziyor.
İyi kız ve kötü çocuk... Bu birliktelik bir aşkın mı habercisi yoksa bir felaketin mi?

Tatlı Bela sadece bir "bestseller" değil, uluslararası bir fenomen. Yayımlandığı günden beri tüm dünyada büyük yankı uyandıran bu kitabı okumayan kalmayacak.



İlk başta abartılı gelen bu tanıtım yazısı kitabı okuyunca anlam kazandı gerçekten. Bu kitap.. bir harika! Ve tabii ki "abartmaya gerek yok, sakin" diye düşünenler var ve evet kitap olağanüstü olmayabilir ama tam benim tarzımdı. Hemen okuyup bitirmemek için uğraştım ama 3 günün sonunda pes ettim ve kitabı bitirince etkisinde kalmayım diye hemen başka bir kitaba başlayıp 100 sayfa falan okudum. İşe yaradı mı? Hayır. Hala Travis'in dövmeleri, kasları, konuşma tarzı falan beynimden gözlerime sinyaller yollamaya devam ediyor. Kötü çocuk ve iyi kız mı var? İşte benim zaafım. Çocuk bir de dövüşüyor mu ? İşte benim olayım.  Aynı şey Mefisto'da da vardı ama karakterler beni hiç sarmamıştı, buna karşın Fısıltı serisinde de aynı şeyi görüyoruz ve ona da bu kadar bağlıyım işte.

Kitabın konusunu kendi ağzımdan özetleyecek olursam aşk kelimesinin a'sını bile anlamayan ve kızları sadece eğlence aracı olarak gören Travis, geçmişindeki ailesinden ve kumar, içki vs kötülüklerden kurtularak yeni bir sayfa açmak için en yakın arkadaşıyla geldiği Eastern'de, bir gün kendini bir bahisli dövüşü izlerken bulan iyi kız Abby'yle karşılaşınca hayatı tepetaklak oluyor. Ve kitap böyle anlatınca çok da basit duruyor. Ama emin olun değil.

Kitabın en çok sevdiğim kısımları; başlarıydı. İlk 200 sayfayı hafızamdan silip tekrar okumak için her şeyi yapardım. Belki de yapmazdım. Ne olduğuna bağlı. Her neyse, şimdi bunun nedenini biraz spoiler ile açıklayacağım, çok ağır değil ama kitabı okumayanlar için yine de bir anlam ifade edebilir. Abby'yle Parker'ın çıkma kısmında işler biraz sinir bozucu olmaya başladı ama Travis her zamanki Travis'liğini yapıp bizi yine güldürüyordu. Ama sonra Abby-Travis sevgili olunca işler biraz sıkıcılaştı, eski eğlencesi kalmadı ondan sonra. -Spoiler Sonu-

Ne olursa olsun ben bayıldım bu kitaba. Şu an sevdiğim kitaplar sıralamasında listenin çoookk üstlerinde yer alıyor. Fısıltı'dan sonra bir daha bu zevki yaşayacağımı hissetmezdim ama çok eğlendim. Derste herkes pür dikkat hocayı dinlerken ben dizlerime bakarak kıkırdayınca bana "Deli midir nedir" diyerek dönen gözler işin yan etkisi tabii, ayrı mesele.

Puanım: 5   GoodReads Puanı: 4,24
Sayfa Sayısı: 424   Yayınevi: Yabancı   Yazar: Jamie McGuire



Özdeşleştirdiğim Şarkı: Kelly Clarkson - Beautiful Disaster