30 Temmuz 2014 Çarşamba

Uyumsuz (Divergent) - Film Yorumu & Fragman


Fütürist bir distopya hikayesi olan bu filmde toplum her biri farklı bir erdemi temsil eden beş bölgeye bölünmüştür. On altı yaşına gelenlere kendi bölgelerinde kalıp kalmayacakları sorulmaktadır. Çünkü hayatları boyunca verdikleri karar sonucu seçtikleri bölgede yaşamak zorundadırlar. Beatrice Prior herkesi şaşırtan bir seçim yapar. Bunun üzerine Tris ve bölgenin diğer üyeleri yaptıkları seçimden sonra hayatta kalmak için oldukça rekabetçi bir başlangıç sürecine girerler. Ağır fiziksel ve psikolojik testlerden geçmek zorunda kalırlar. Bu testler sonucunda değişeceklerdir. Ancak Tris bir sır saklamaktadır. Sırrı herhangi biri öğrenirse kesinlikle bu sonu olacaktır. Görünüşte mükemmel olan toplumunu tehdit eden bir çatışmanın hızla büyüdüğünü gördükçe, sırrının sevdiği insanların hayatını kurtarabileceğini fark eder.


Bol gifli Uyumsuz yorumumla herkese merhabalar! İlk olarak düşüncelerimi özet geçeyim; film beni çok az hayal kırıklığına uğrattı. Ama gerçekten beğendim. Hayal kırıklığımın nedeni belli; kitaptan çevrilen tüm filmler gibi bunun senaryosunda da eksiklikler vardı. Benim heyecanla okuduğum sahneler filmde 2 saniye sürdü ve boş boş bakarak izledim, etkileyemedi beni. Ayrıntılara daha sonra gireceğim.


İlk olarak söylemeliyim ki karakter kadrosunu tam olarak incelememiştim ve bazıları beni şaşırttı. Tris rolünde Shailene'in oynadığını zaten biliyordum ama eski oynadığı filmlerdeki rol arkadaşları olması özellikle yapılmış gibiydi. Mesela Ansel Elgort, biz bunları sevgili diye izledik, şimdi ise abi kardeş olarak görüyoruz. Zaten Caleb'la bağdaştıramadım bir türlü de neyse. 

Onun dışında bir de Miles Teller var tabii. The Spectacular Now filmini izleyeniniz varsa biliyordur, bu ikisi orada da sevgiliydiler. Bu filmde ise düşmanlar. Olmadı. Hiç olmadı.



Onun dışında karakterler muhteşemdi. Ve her biri rollerini harika oynadılar. Özellikle (Tris ve Four'dan bahsetmiyorum bile) Tris'in annesi favorim oldu. Onun da hikayesini duyacağımız zamanlar gelir umarım :D

Asıl konuya geçiyorum: Geçiştirilen sahneler. Kitabın ilk yarısı inanılmaz ayrıntısız, son yarısı olması gerektiği gibiydi. Yani ayrıntıya girmemelerini anlıyorum, sonuçta film zaten uzun daha nasıl uzatacaksın ama işte, okur kaprisi yapmazsam olmaz şimdi :D 


Yorum sonuna kadar spoiler içerir.
Bana kalırsa geçiştirdikleri şeylerden en önemlisi dövüş sahneleriydi. Bir iki çaktı bitti falan. Ben böyle uzun, heyecanlı bir şeyler bekliyordum. O-onu dövsün bu-bunu falan. Ama yok. Maalesef. Ayrıca o kızın testi ne saçmaydı? Kitaptakine hem benziyor hem benzemiyor, toplasan 5 saniye sürmez zaten.. Kaşlarım kalkık izledim resmen.

Ah bir de, Tris başarı tablosunda üstlerde değil miydi? Hatta 6. falan olarak geçmişti. Ama burada bir ara Eric kızı topluluksuzlara göndermeye bile karar verdi. Ben böyle bir şey hatırlamıyorum kitapta. Dikkatsiz mi okumuşum yoksa filmde değiştirilmiş mi anlam veremedim.




 Ama filmin ikinci yarısı, gerçekten bir harikaydı bana kalırsa. En azından ilk yarının aksine beni etkisi altına almayı başardı. Ve gel gelelim ana konuya: Four! Tobias! Ah, her neyse işte..


Öncelikle açıkçası Four için Theo James kesinlikle hayalimdeki kişi değildi. Ama filmi izlerken onu karakteriyle bağdaştırabildim ve artık hayalimdeki Four o oldu. Benim ilk seçimim olmazdı ama filmi izledikçe kafama daha çok yattı. Ve rolünü çok iyi oynamasının (ve kaslarının -.-) bunda önemli miktarda katkısı olduğunu düşünüyorum.


Filmin sonu da ayrı bir harikaydı. Ama bu filmden değil senaryodan kaynaklanıyor. Artık onlar topluluksuz! Çok heyecanlı! Çünkü ben henüz ikinci kitabı okumadım. (Ne büyük utanç!)

Ve bu kadar eleştirdim ama aslında film çok güzeldi. İyi yönlerini yazsam çok uzun süreceği için eleştirilerimi yazdım ben de. Bakın, bu kadarcık. Çok sayılmaz, değil mi?


Filmin sonunda Tris'in gerçek bir cesura dönüştüğünü (yeni) farkettim. Fedakarlıktan Cesurluk'a geçerkenki hareketleri, Cesurluk'ta yaptıkları ve Başkanı alt edişi. Evet kızım, sen gerçek bir asisin. Yeni Katniss'im olmaya ne dersin? 

Demişken bir konuya daha değinmek istiyorum. Uyumsuz aslında birçok okur bundan şikayet etse de tam Açlık Oyunları ile karşılaştırılacak bir kitap bence. Ama yok, olmuyor. Ben yapamıyorum.Yani farkettim ki karşılaştıramıyorum ben bu iki seriyi, sanki ortak hiçbir yanları yokmuş gibi geliyor. İkisinin de ayrı bir yeri olmuş bende sanırım.


Yani uzun lafın kısası, karakterler rollerini gerçekten harika oynadılar, film bir çok ayrıntısına kadar kitaba sadık kalmış ve bu çok hoşuma gitti. Yani kitapta atladığı yerler olabilir ama kitabı değiştirmeye çalışmamış. (Kısmen) O yüzden kitabın okurları için rahat bir izleme olmuştur ve beğenmişlerdir diye düşünüyorum.

Eh, malum bayram günü, benden bu kadar :D Bir sonraki postumda görüşmek üzere, hoşçakalıın! ^^

Puanım: 5   IMDB Puanı: 7,1
Süre: 139 dk   Tür: Distopya, Macera, Aksiyon, Romantik


Fragman #1


Fragman #2


Fragman #3



2 yorum :

  1. Bende bu filmi ilk izlediğimde çok beğenmiştim.Kesinlikle harika bir film.Kitabını okumadım ama serinin ikinci kitabını okuduktan sonra filmi izlemeyi düşünüyorum :) Siteniz ile yeni tanıştım bir kitap hayranı olmanız ve sayfanızın güzel düzenlemesi baya hoşuma gitti :) Başarıların devamını diliyorum.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...