Nora'nın Kitaplığı : Shapeshifters
Shapeshifters etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Shapeshifters etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2019 Perşembe

Harry Potter ve Azkaban Tutsağı (Harry Potter #3) - Kitap Yorumu

İlgili resim

"Mahsur kalmış cadıların ve büyücülerin acil durum taşıtı Hızır Otobüs'e hoş geldiniz. Asanızı tuttuğunuz elinizi uzatın, otobüse atlayın, sizi istediğiniz yere götürelim."

Sirius Black adında azılı bir katil, tüyler ürpertici Azkaban kalesinde tam on iki yıl boyunca tutsak kalmıştır. Tek lanetle on üç kişiyi birden öldüren Black'in, Karanlık Lord Voldemort'un hizmetkârı olduğuna kesin gözüyle bakılmaktadır. Bir yolunu bulup Azkaban'dan kaçan Black'in peşinde olduğu bir tek kişi vardır: Harry Potter. Harry, büyücülük okulunun sihirli duvarları arasındayken, arkadaşları ve öğretmenleriyle birlikteyken bile güvende değildir. Çünkü aralarında bir hain olabilir.


Herkese merhaba! Yine eski fakat değerli bir kitapla karşınızdayım. Evet, ben Harry Potter serisini yalnızca izlemiş olanlardanım maalesef. Dolayısıyla okumaya biraz geç başladığım suçlamalarını tamamen kabul ediyorum. Yine de -her ne kadar neredeyse herkes bu kitapları çoktan biliyor olsa da- görüşlerimi ve yorumumu kısaca paylaşmak istedim.

Bu kitabın filmini defalarca izlediğim için başlarda okumak benim için biraz sıkıcı oldu doğrusu. Aslında klasik bir Harry Potter kitabı olarak ufak tefek olaylarla son 100 sayfaya kadar okuru hazırlayıp son dördünde olayı patlatan bir kurguya sahipti yine ve çoğu şeyi önceden bildiğim için ilk başların -veya ilk 300 sayfanın- biraz yavaş geçmesi çok sürpriz olmadı. Fakat yine her bu tarz kitap gibi sonundaki bomba olayları okumaya değdi, her ne kadar o "bomba" olayları önceden biliyor olsam da. Bildiğim olaylar olsa bile kitaptan okumak film izlemekten gerçekten de çok daha farklı bir deneyim. Filmde karakterlerin akıllarından ne geçtiğini okuyamıyorsunuz ve kitaptaki tasvirler çoğu hazırlanmış sahneden daha etkileyici oluyor bana kalırsa. Kitabın filmini önceden izlemiş olmamın okumamı çok etkilediğine inanmıyorum açıkçası çünkü Rowling'in dile öyle güzel ki, hiç bilmiyormuşum gibi aynı heyecan ve istekle okumaya devam ettim kitabı.

İlgili resim

Bir dahaki kitabı ne zaman okurum bilmiyorum, açıkçası bu seri bitirmek için acele ettiğim serilerden biri değil çünkü okuduğum kitapları unutma şansım pek yok :) Fakat bu kitap beni şaşırtıcı derecede eğlendirdi ve serinin yavaş yavaş ilk kitaplardaki çocuksu dilinden kurtulmaya başladığını da fark etmeden edemedim. İlk kitapları da çok seviyorum fakat serinin ilerledikçe daha eğlenceli olduğunu söylemeliyim, yirmili yaşlarda bir okur için en azından. Bu kitaba 4 puan veriyor olmamın sebepleri şu şekilde: İlk olarak kitabın benim için fazla durağan geçmesi, en azından kitabın sonlarına kadar. İkincisi ise sonunda bile seri için çok büyük bir olay olmamış olması, evet önemli bir olay oldu fakat daha çok serinin diğer kitaplarına hazırlık kitabı gibi hissettirdi bana, aslında bu kitap serinin çok sevdiğim kitaplarından, o ayrı.

Ah, bu arada çok yakında Instagram üzerinden yapacağım çekilişi sakın kaçırmayın! Bir sonraki yorumumda görüşmek üzere, hoşça kalın! 

Serinin Diğer Kitapları:

2. Harry Potter ve Sırlar Odası
3. Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
4. Harry Potter ve Ateş Kadehi
5. Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı
6. Harry Potter ve Melez Prens
7. Harry Potter ve Ölüm Yadigârları



Puanım: 4   GoodReads Puanı: 4,55
Sayfa Sayısı: 396   Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları   Yazar: J. K. Rowling

25 Eylül 2013 Çarşamba

Serseri (Dönüşüm #1) - Tanıtım & İnceleme


ATEŞLİ, DİŞİ... VE KEDİ
BUFFY İLE KEDİ KIZ'IN BULUŞMASINA HAZIR MISINIZ?

Tepeden tırnağa Amerikalı bir yüksek lisans öğrencisi gibi görünüyorum. Ama ben kedi adam soyundanım; isteyince kocaman bir kediye dönüşebiliyorum. İki farklı dünyam var.

Ailem ve Gurur sürüm benim için planlar yaptıysa da, türümün devamını getirmem adına yapılan bütün bu baskılardan kaçtım ve kendime normal bir hayat kurdum. Ta ki o Serseri'nin saldırdığı geceye kadar.

Serseriler hakkında uyarılmıştım; bunlar, devamlı benim gibi çekici, dişi ve doğurgan kediler arayan, Gurur sürülerine bağlı olmayan kedi adamlardı. Ben karşıma çıkanla baş edebilmiştim, ama sonradan iki bekâr hemcinsimin ortadan kaybolduğunu öğrendim.

Gurur sürümün beni geri çağırması için bu tehlike sinyali yeterliydi Güya bu kendi güvenliğim içindi. Ya, tabii. Ama ben uysal bir yavru kedi değilim. Arkadaşlarımı bulmak için karşıma her ne ya da her kim çıkarsa çıksın üstesinden geleceğim. Kollayın kendinizi, Serseriler çünkü keskin pençelerim var ve onları kullanmaktan çekinmem.


İlk kitap olarak biraz beklentilerimin altında çıktığını itiraf etmeliyim. "İlk kitap olarak" dememin sebebiyse genelde ilk kitaplar -özellikle fazla karakter içeren ve geçmişteki olaylar üzerine kurulu serilerde- serinin en sıkıcı kitapları olur. Özellikle de başları. Yaklaşık bir 200-250 sayfa biraz sıkıcıydı ama ondan sonrası gerçekten mükemmeldi. Ben biraz daha young-adult tipinde bir şeyler bekliyordum ve bazıları öyle düşünmese de bu kitap biraz daha new adult türü.

İşin garip kısmıysa, şimdiye kadar okuduğum kitaplar arasında "en çok erkek karakter içeren seri" olarak beynime kazındı. Yani kitabın içeriğine bakarsak normal aslında :D Ve bu kitabı en basta alma nedenime gelirsek -yorumlar dışında- : Kitabın kapağı !! Yani kapakta kızın arka görüntüsünden başka bir şey yok ama renk uyumu olsun efektleri falan olsun çok hoşuma gitti ve çekici geldi bana.

İçerik meselesine gelecek olursak... Dediğim gibi başlar ilk kitap olmasından kaynaklı sıkıcıydı. Bir diğer sinir olduğum şey ise baş karakterimiz Faythe'nin, ımm.. nasıl desem.. kaltak davranışları. Herkesi kendisi için oyuncak etmesi falan. Aşırı cesaretli davranışları var bu da sanırım kendini çom güçlü ve zeki görmesinden kaynaklanıyor. Birçok kişi böyle güçlü kız karakterlerinden hoşlanabilir ama ben şahsen çok itici buldum. Vahşi kedi kavramına uyarak hoş bir ironi yapsa da pek benim tarzım değil açıkçası.

Ve kitabı benim için biraz itici yapan son şey de şu shapeshifters olayı. Kurt adamlarda bu kadar dikkat çekici olmuyordu, alışkanlıktan falan sanırım ama werecats olayı beni biraz bozdu açıkçası. Bir şeyleri parçalama hissi falan. Zaten şu "içgüdü" olayına bir türlü alışamadım, iyi ki kitabın sonlarına doğru kedi hislerinden fazla bahsetmiyordu.

Eleştirilerim bu kadar. Ben çok eleştirebilirim ama bu kitabı sevmediğim anlamına gelmiyor, sadece sevmediğim kısımları fazlaca irdelememden kaynaklanıyor :D Kitabın sonları falan gayet güzeldi, vahşi karakterlerimizle yeni bir tür okumaya başlamış olduk. Zaten "şekil değiştirenler" kitaplarda başrol olarak çok karşılaştığımız bir olay değil, ama "kedi adam" olayı en azından benim için yeni oldu. Yani kitabı alırken kedi olayını biliyodum ama tam anlamıyla kediye -yani siyah panter gibi bişey oluyo sanırım- dönüşeceklerini pek tahmin etmemiştim.

Kısaca kitabı tek bir kelimeyle tanıtacak olsaydım bu "vahşi" olurdu. İlk kitap olduğu için tanımlar ve açıklamalardan dolayı başlarının sıkıcı olduğunu belirtmiştim. Bu yüzden puanım biraz düşük olacak ama serinin diğer kitaplarının bunu telafi edeceğini umuyorum. Yorumlarınızı bekliyorumm :)


Puanım: 3,5    GoodReads Puanı: 3,86
Sayfa Sayısı: 496    Yayınevi: Pegasus    Yazar: Rachel Vincent