Nora'nın Kitaplığı : James Dashner
James Dashner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
James Dashner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2014 Cumartesi

Labirent: Ölümcül Kaçış (The Maze Runner #1) - Tanıtım & İnceleme


Thomas bir asansörde uyandığında hatırlayabildiği tek şey ismidir. Ailesini, evini veya oraya nasıl geldiğini anımsamamaktadır. Zihni bomboştur. Asansörün kapıları açıldığında Thomas kendini Kayran isimli, devasa taş duvarlarla çevrili geniş bir alanda ve burada yaşayan çocukların arasında bulur. Tıpkı Thomas gibi Kayranlılar da oraya neden ve nasıl geldiklerini bilmemektedir. Tek bildikleri çevrelerini saran labirente çıkan taş kapıların her sabah açılıp her akşam kapandığı ve her otuz günde bir aralarına yeni bir çocuk katıldığıdır. Kimse Kayran'da kalmak istemese de kurtulmak imkânsız görünmektedir. Yine de Thomas'ın içinde bir his, çıkış yolu bulabileceğini söylemektedir. Ama bunun için zihninin derinlerinde yatan sırları açığa çıkararak labirentin gizemini çözmesi gerekecektir.


Kitaba ilk başladığımda biraz garip gelmişti. Her derin distopyanın başında olduğu gibi. Yazardaki hayal gücüne bak, vay be, demiştim. Asıl şaşırdığım şey ise, 80. sayfanın sonunda daha yeni 24 saat geçmiş olmasıydı. Fakat sonradan, olayların işleyişini biz de Thomas'la birlikte öğrendik. Öğrenim sürecimiz bayağı ızdıraplıydı gerçi. Thomas bizim aklımızdaki soruları sorup duruyor fakat kimse cevap vermiyordu. Ama yazara gerçekten hak verdim. Böyle bir distopya kurmuş ve üstesinden gayet de iyi gelmiş. Akla gelebilecek neredeyse tüm soruların cevabını vermiş ve kafamızda soru işareti kalmasına izin vermemiş. Harika!

Kitabın başlarında alışmam uzun sürse de bitişinde olaylar o kadar bambaşka boyutlar aldı ki başlangıç sadece başlangıçmış gerçekten. Ve filmin oyuncularına bakmasam da başrolde Dylan O'Brien olduğunu biliyordum. Kitabı okurken de aklımda hep o şekillendi zaten. Tüm mimiklerine kadar hayal edebiliyorum, Teen Wolf'tan da biliyoruz ki, çok başarılı bir oyuncu Dylan. Bu rolün üstesinden kolaylıkla gelebileceğini düşünüyorum. Ama Teresa, Thomas ve Chuck dışındaki oyuncuların pek olmadığını düşünüyorum. Aşırı küçük olmuşlar, özellikle Dylan'ın yanında ona söz geçirebilecek lider tipler gibi olmamış. 

Sorun şu ki Izdırap Verenler'in ne çeşit yaratıklar olduğunuaklımda şekillendiremedim. Aslında şekillendirdim, ama kitaptakine benzer mi bilemem. Iyk, hayvanımsı makineler mi? Ben pas geçeyim, tşk. Aklımda canlanmasa da olur. Şu hatıraların kaybedilip, sokulunca birazının kazanılması ise ayrı bir şey. Ayrıca bu yaratıcılar diye adlandırdıkları tipler de çok ayrı bir şey zaten. Ürkünç zekaları ve acımasızlıkları göz önünde bulundurulursa, kötü tarafta olduklarını düşünebilirim. Ama kitabı okurken "İsyan" kelimesi çok kafamı karıştırmıştı. Genelde sisteme isyan edenler iyi gruplar olur, o zaman yaratıcılar gerçekten de iyi şeyleri mi amaçlıyorlar? Kitabın sonunda bunun açığa çıkacağını ummuştum, ama sanırım 2. kitabı beklemek zorunda kalacağız.

Spoiler.
İlk olarak şu telepati olayını hala çözemedim. Kayran'dan çıktılar, fakat hala telepati yoluyla iletişim kurabiliyorlar. Bunu yüksek zekalarına falan mı bağlamalıyız? Yoksa dışarı çıktıklarını düşündükleri dünya da ayrı bir değişken mi? Ve o kitabın sonundaki mektupta neyin nesiydi? Bunları İsyan'dan kaçırdıklarını düşündüğümüz kişiler aslında İsyan'dan ve bu kaçırma olayı ve güzel hayat da 2. Aşamanın bir parçası mı? Yoksa cidden güvendeler mi? Peki ya ışıl? Işıl ne anlatın bana. Ayrıntılı ayrıntılı öğrenmek istiyorum! Omg, kafam allak bullak oldu. İşte bunun için, kesinlikle 2. kitaba ihtiyacım var :(


Sp.
Kitabın sonundaki kaçış kısmı da en iyisiydi sanırım. Chuck'ın kendisini bir yerde Thomas'ın önüne atacağını biliyordum fakat kod girildikten sonra bu düşüncem yerini rahatlamaya bırakmıştı. Fazla erken, fazla üzücü. En kötü kısmı ise Thomas'ın verdiği sözü ile ilgili olan kısımlarıydı. Ve Teresa. Teresa öyle bir karakter olmuş ki, hiçbir şeyden etkilenmeyen, oradaki tüm erkeklerden daha erkek sanki. Ve Teresa-Thomas ilişkisini diğer kitaplarda daha yoğun göreceğiz sanırım.

Sp.
Kaçış kısmında Alby'nin kendini boş yere feda etmesi kısmına çok üzüldüm. Alby kafayı yemeden önce sevdiğim karakterlerden biriydi. Ve Newt'in de Alby'nin ölümünden bu kadar sarsılması olayı da kötüydü. Ne diyelim, adınıza üzüldük çocuklar. Peki ya Gally'ye ne demeli? Bilgisayar kapanmasına rağmen nasıl kontrol ediliyor hala bu çocuklar? Ayrıca Kayran'da kalanlara cidden ne oldu? Izdırap Verenler tarafından öldürülme ihtimalleri yok, çünkü onları kapattılar. Eee, ne oldu yani? Kitabın sonunda bilmek istediğim asıl soru bu işte.

Sp.
En beğendiğim kısım ise, isimlerinin ünlü bilim adamlarından gelmiş olmasıydı. Dahice! Ve eğlenceli bir ayrıntı olmuş. Isaac Newton: Newt. Thomas Edison: Thomas. Albert Einstein: Alby vs.. Çok hoştu, hem komik hem şaşırtıcıydı benim için. Peki şu böceklerin hayatta kalmasına ne demeli? Eeew, diyorum ben. Böceklerden nefret ederim, umarım sonraki kitaplarda karşımıza fazla çıkmazlar :D
---Sonu

Son olarak kapaktan bahsedeceğim. İlk gördüğümde "bu renkler ne ya böyle ıyy" demiştim. Kitabı bitirdiğimde ise farklı bir kapağı olmasını istemezdim, diye düşündüm. Pegasus kalitesinde olduğu sürece en saçma kapaklar bile güzel görünebiliyor zaten. Ve ben yine aşırı uzattığımı farkettim. Söylemek istediğim bir şey daha vardı ama unuttum, yapacak bir şey yok, sizi de daha fazla sıkmayalım :D Hoşçakalıın!


Puanım: 5  GoodReads Puanı: 4
Sayfa Sayısı: 408   Yazar: James Dashner   Yayınevi: Pegasus


 Trailer