30 Mart 2015 Pazartesi

Kitap Alışverişi #23 - Yeni Yeni Yepyeni!


Merhaba arkadaşlar! Mart ayının kitap alışverişini paylaşma zamanı geldi! Aslında aylık değil alır almaz paylaşıyorum sizinle, fakat bu ay birikmesini bekledim çünkü çok bölük pörçük geldi kargolar.
Her neyse, sözü fazla uzatmadan kitaplara geçiyorum ^.^

1-2-3. Pertev Bey'in Üç Kızı-İki Kızı-Torunları

Bu seriyi edebiyat dersinde sınavını olacağımız için aldım. Çok isteksizce almıştım aslında fakat kitaplar elime ulaşınca bir an önce okuyasım geldi çünkü kapaklarına bayıldım! Yağlı boya resimleri, kabartmalı yazıları falan çok hoşuma gitti. Alırken kapağına hiç bakmamıştım -ilgisizliğin en üst boyutu, nasıl becerdiğimi sormayın...- Her neyse, çok iç karartıcı bir dönemi anlattığı için karamsar ve fazla realistik kitaplar olduğunu söyleyebilirim. Daha doğrusu sadece ilki hakkında konuşuyorum, çünkü henüz sadece onu okudum. Fakat beklediğimden akıcıydı, en azında ilk 20 sayfayı falan geçtikten sonra. Diğer kitapları henüz okumadım.

4-5. The 100 - 21. Gün

Elimde aslında The 100'ın normal kapağı vardı. Fakat dizi kapağını daha çok beğendiğim için kuzenimle takas ettim. Eh normal kapaklı kitabın yanında bir kitap daha vermem gerekti fakat olsun, benim için iyi bir takas sayılabilir.

The 100'ı henüz okumadım. 21. Gün çıktığında ise ikisini birlikte okuyup bir de dizi yorumu dahil birkaç ek post yapabilirim diye düşündüm. Go Kitap'a teşekkürlerimi gönderiyorum buradan. Ayrıca kitabın kapağına da bayıldım :3

6. Sonsuza Kadar

Aşka Var Mısın'ın ikinci kitabı Sonsuza Kadar için Yabancı Yayınaları'na teşekkür ediyorum. Gerçekten merakla bekliyordum, her ne kadar ilk kitabı biraz unutmuş olsam da. Ayrıca ilk kitabı gibi bunun da kapağı o kadar güzel ki! Yabancı Yayınları'nın orjinal kapak kullanmasına bayılıyorum. 21. Gün'den sonra sırada bu kitap var ^.^

7. Kaçınılmaz

İşte Yabancı'nın yeni kitaplarından biri! Ayrıca çok güzel de bir ayracı var :3 Buna ek olarak da kitabın çevirmeni paylaşımlarını severek takip ettiğim Kitab-ı Sevda blogunun sahibesi Merve Özcan! Kesinlikle harika yorumlar okudum kitapla ilgili ve inanılmaz merak ediyorum. Sonsuza Kadar'dan sonra Kaçınılmaz'ı okuyacağım.

8. İntikam Ateşi

Karşınızda bütün bu alışveriş postunu 2 hafta boyunca bekletme nedenim! Şahsen siparişi arkadaşımdan istemiştim ve ha verdi ha verecek sonra da geldi-gelmedi derken iki hafta beklettim bu paylaşımı yapmayı. Keşke bekletmeseymişim çünkü fotoğraftaki kitapların yarısını okudum bile :D Her neyse, İntikam Ateşi'ne gelecek olursak... Serinin diğer iki kitabıyla inanılmaz uyumsuz bir kapağı var fakat ben bu kitap için o kadar heyecanlıyım ki umrumda değil! Çok özledim Ateş Serisini :3

İşte bu kadar! Vay canına, bu ayki kitaplarımı okumak için o kadar sabırsızlanıyorum ki! Yarısını zaten okudum fakat okumadıklarım da var hâlâ. Arasından okuduklarınız var mı.? Mümkünse spoiler vermeden, (:D) ne düşündüğünüzü benimle paylaşır mısınız?

25 Mart 2015 Çarşamba

21. Gün (The 100 #2) - Kitap Yorumu



Kitabın tanıtımı ve ön okuması için buraya tıklayın.


Bu seriye bayıldım! Günlük hayatın stresinden sizi uzaklaştıracak, eğlendirici, fazlasıyla akıcı ve çok fazla derinliği olmadığı için okurken yoracak değil dinlendirecek türde bir seri The 100. Bu yüzden sınav zamanım olmasına rağmen iki kitabı da 2 günde okudum. Rekorum olmadığı kesin fakat sınav zamanında okuyabilmiş omam büyük başarı bence. Benim için de kitap için de :D Hiçbir şey değilse bile kesinlikle çok akıcı bir seri, ona şüphe yok.

Özellikle serinin 2. kitabı olaylar açısından ilkinden daha dolu geldi bana. Gerçi bu kitap da o kadra hızlı bitti ki ne oldu ne bitti anlayamadım. Ama uzun zamandır bir kitabı fazla hevesle okumuyordum ve bu kitap bana bu hevesi geri getirdi. Mutluyum *-* Ve uzun zamandır bir serinin bir kitabını okuduktan sonra bir diğer kitabını hemen sonrasında değil, araya bir süre koyduktan sonra okuyasım geliyordu. Fakat The 100 serisinin iki kitabını arka arkaya okudum ve üçüncüsü çıkmış olsa onu da hemen arkasından okumak isterdim. Heyecanla bekliyorum şu an 3. kitabı. :-3



Spoiler İçerebilir
İçeriğe geçecek olursak karakterlerden başlayacağım. Glass'ı sevmiyorum, Luke'u da pek sevmiyorum diyebilirim. Bana kalırsa yazar onları sırf gemide neler olup bittiğini bilelim diye koymuş kitaba. Yani gerekliler evet, ben yine de sevmiyorum :P

Favori çiftim ise tabii ki Bellamy-Clarke. Bellamy'ye bayılıyorum, her ne kadar pek 20 yaşında gibi gelmese de. Wells'i kesinlikle sevmiyorum, gerçi bunda dizinin etkisi de var fakat zaten hemen başka bir kıza kayıyorsa Clarke'ı aslında o kadar -Dünya'ya inecek kadar- sevmemiş demek ki. Yani bütün insanları tehlikeye atacak kadar büyük bir aşk bu kadar kolay geçmez değil mi?

Clarke'ın annesinin yaşıyor olması da biraz garip bir durum. Hoşuma gitmedi. Ne olurdu ki yeni bir maceraya atılmak yerine Bellamy ile 'happily ever after' yaşasalar :D
Spoiler Sonu



Bu kitapta bazı tutarsızlıklar olduğunu göz ardı edecek değilim. Fakat beni rahatsız etmediler, kitapları o kadar rahat okudum ki bu seriyi yazar sonsuza kadar yazsın ben de okuyayım. Bütün o karmaşık-aşırı duygusal senaryosuyla insan beynini yoran kitapların yanında o kadar sade kalıyor ki, çerez niyetine, okuyun ve keyfinize bakın. İltifat ettim evet, bu bir eleştiri değildi ;)

Yani ilk kitap gibi bu kitabı da sevdim ben. İlk kitaptan bir tık daha iyi buldum da diyebilirim. Dizinin etkisinden çıkıp kitaba daha çok odaklanabildim bu kitapta. Ve bu da çok gerekliydi çünkü kesinlikle çok farklılar. İşte düşüncelerim böyle. Zaten sürekli söyleyip durduğum gibi The 100'ın kurulu olduğu distopyaya bayılıyorum. O yüzden kitapları beğenmemem düşünülemezdi. 

Şimdilik benden bu kadar, hoşça kalıın! :*


Yazar: Kass Morgan    Çeviri: Arın Zengin  Yayınevi: GO   Sayfa Sayısı: 300
Liste Fiyatı: 17 TL    GoodReads Puanı: 3,78

24 Mart 2015 Salı

Zıt Kitaplar || Etkinlik


Dün bu mime etiketlendiğimde, çok uzun zamandır mim etkinliği yapmadığımı fark ettim. Özlemişim ^.^ Kitap Tiryakisi'ne teşekkürler =)



1. Kitaplığındaki ilk kitap X En son aldığın kitap

Kitaplığımdaki ilk kitap... Çok zor bir soru. Çok küçük yaşlardan beri okumayı bildiğimiz için bunu hatırlayabileceğimi sanmıyorum. Fakat hâlâ kitaplığımda bulunan romanlardan düşünecek olursak Çocuk Kalbi-Edmondo De Amicis olmalı :)

En son aldığım kitap -henüz elime ulaşmamış olsa da- İntikam Ateşi-Karen Marie Moning ^.^

2. En ucuz kitap X En pahalı kitap

En ucuzu büyük ihtimalle kelepir kitaplardan 4,5 TL'ye aldığım Tuhaf Melekler-Lili St. Crow olacak. Gerçi fena değildi, büyük ihtimalle serinin devamı çıkmayacağı için kelepire düşmüş..

En pahalısı ise -tabii ki Pegasus'tan- Siyah Buz-Becca Fitzpatrick. Yaklaşık 30 Tl fiyatı, Becca için değer ama :)

3. Erkek kahramanlı bir kitap X Kadın kahramanlı bir kitap

Aklıma direk Labirent: Ölümcül Kaçış (Erkek kahramanlı)
 ve 
Açlık Oyunları (Kadın kahramanlı) geldi. 

4. Hızlı okuduğun bir kitap X Uzun sürede bitirebildiğin bir kitap

Aklıma ilk gelen kitap Fısıltı'yı bir günde okumuştum. Kaç saat bilemiyorum tabii. 

En uzun sürede okuduğum illa ki başka bir kitap vardır fakat aklıma ilk gelen Başlayanlar oldu. Araya tatil girdiği için çok uzamıştı..

5. Güzel kapak X Kötü kapak

Fısıltı serisinin kapakları her zaman favorim olmuştur. Bir de ciltli... tadından yenilmiyor.

En berbat kapak ödülünü ise Sınırları Zorlamak kitabına, dolaylı olarak Aspendos'a veriyorum. Böyle güzel bir kitaba böyle iğrenç bir kapak yakışmıyor...


6. Yerli kitap X Yabancı kitap

Şahsen yerli yazarları pek okumam, daha doğrusu pek severek okumam. Kısa süre önce biraz okumaya karar kıldım, o ayrı mesele. Çocukluğumda bir kitabını okuduğum Canan Tan'ın Eroinle Dans'ını seçiyorum o zaman yerli kitap kısmı için.

Yabancı kitapta seçenek o kadar çok ki ne seçsem bilemedim. Fısıltı diyeceğim herkes göz devirecek, ben de sıkıldım söylemekten zaten. O zaman son zamanlarda okuduklarımdan Siyah Buz'u seçiyorum :)

7. İnce kitap X Kalın Kitap

Asla Başkasını Sevme-Susanna Dubot 80 sayfa ile en ince Türkçe kitabım. İnce ama etkili *-*

En kalını ise 847 sayfa ile Taht Oyunları - George R. R. Martin. Kalınlığı korkutabilir, fakat bir harika :3

8. Kurgu X Kurgu olmayan

Halide Nusret Zorlutuna - Benim Küçük Dostlarım kurgu olmayan bir kitap. Kitaplığımda kurgu  olmayan bir kitap bulmak çok zordu.

Asıl zor olansa kurgu olanların arasından seçmek. O zaman Gerçekçi-Kurgu olan Kitap Hırsızı-Markus Zusak'ı seçiyorum. Yani ne kadar gerçekçi kurgu diyebiliriz bilemedim şimdi, sonuçta anlatan Azrail...


9. Romantik kitap X Macera kitabı

Romantik kategorisi için Umutsuz'u, 
Macera için Uyumsuz'u seçiyorum. 
Sırf isimleri benziyor diye. Bir de ikisi de sevdiğim kitaplar :)

10. Seni mutlu eden bir kitap X Seni üzen bir kitap

Duman ve Kemiğin Kızı'nın sonu beni hem üzdü hem de dehşete düşürdü diyebilirim.

Beni mutlu eden ise.. hmm... Demir Kız! Sonunda mutluluktan yatağın üzerinde zıplamış bile olabilirim.


İşte böyle! Bu da farklı, yapması kolay ve eğlenceli bir mim oldu benim için.

İşte mimlediklerim:
Yapıp yapmadığınızı kontrol ettim fakat umarım gözümden kaçmamıştır :) İyi eğlenceler!

Ardımda Kalanlar - Kitap Tanıtım


 Çıkmazdaysa yüreğiniz, hikâyemi dikkatli okuyun, belki de bu sizin hikâyenizdir…

Hiç uçurumun kenarında olduğunuzu hissettiniz mi? Ya da ayaklarınızın altındaki kaya parçalarının koparak düştüğünü… Ben artık öyle hissediyorum ve gitgide karanlığa düşüyorum. İhanetin en ağırını en yakınlarımdan gördüm. Anne ve babamdan… Tek suçum, onların isteklerine boyun eğmememdi. Tek suçum, onların değil de yüreğimin seçtiği adamı sevmemdi… Neden insanlar kendileri gibi olmayanı ötekileştirir ki? Bu başkaldırımın bedelini çok ağır ödüyorum. Bir akıl hastanesine kapatıldım. Tüm hayatım çalındı benden. Sevdiğim adam… Dünyaya getireceğim çocuğum belki de…

Ne zormuş insanın kendinde olduğunu ispat etme çabası.  Ve artık aklım yerinde mi bilmiyorum ama yüreğimin hâlâ aklı başında. Buradan kurtulmak istiyorum. Gün yüzüne kavuşup rüzgârın saçlarımı savuruşunu hissetmek, denizin tuzlu kokusunu içime çekmek istiyorum.
Tek ümidim bu yazdıklarımı birinin bulması. Ne kadar zaman alır bilinmez, fakat bu satırları okuyacak kişiye sesleniyorum: Benim adım Clara Elizabeth Cartwright ve bu, benim hikâyem. Seçim senin, ya hikâyeme ortak ol ya da diğerleri gibi görmezlikten gel beni…
Ardımda Kalanlar, anlattıkları ve karakterleriyle kurgu ürünü olsa da hikâyenin çıkış noktası gerçeğe dayanmaktadır. Tüm gizemleri içinde barındıran, duygu yüklü bu kitabı gözyaşları eşliğinde bitirdiğinizde, kendinizi sorgulamadan edemeyeceksiniz… 

 “Muhteşem bir kurguya sahip olan Ardımda Kalanlar, tüm okul ve halk kütüphanelerindeki yerini almalı.”
VOYA - Lindy Gerdes


Bu kitabın gerçek bir yaşantıya dayadığını biliyor muydunuz? 

Şöyle ki kitabımızda söz konusu olan Willard Akıl Hastanesi, 1800'lü yılların sonlarına doğru hizmete girmiş 1995 yılında kapanmıştır. O tarihe kadar 54000 hastaya ev sahipliği yapmıştır. İşin en ilginç yanı bu hastaların hiçbiri taburcu olmamıştır. 1900'lü yıllarda hastaların çoğunluğunu kadınlar oluşturmaktadır ve dahası bu kadınların çoğu oldukça akıllı insanlardır. O dönemlerde sinir krizi geçiren, sisteme karşı çıkan ya da kocasına karşı çıkan kadınlar maalesef deli diye hastaneye kapatılmış. Karakterimiz Clara'nın da böyle bir hikâyesi var.

Hastane 1995 yılında kapatıldığı zaman çatı katındaki hastaların valizleri sergiye çıkarılmış. Hastaneyle ilgili bilgileri ve bu çekilen fotoğrafları internetten bulabilirsiniz.



Etkileyici, değil mi?



Tatlı Tehlike (The Sweet Trilogy #2) - Tanıtım & Ön Okuma


KADERİNİ KABULLEN 

Görevleri, cennetten kovulan iblislere hizmet etmek olan Nefillerden biri olduğunu öğrendiği günden beri hayatı altüst olan Anna, kötülüğe boyun eğmemeye kararlıdır. Ama dört bir yanda kol gezen fısıldayan iblislerin ve acımasız Düklerin dikkatini çekmemek için o da diğer Nefiller gibi çalışmak zorundadır. Bunun için tüm çekingenliğinden sıyrılıp bir parti kızı oluveren Anna artık tüm eğlencelerin aranılan ismidir. Bu şekilde yaşamaktan nefret etse de o, çok büyük bir amaca hizmet edecek olan “seçilmiş kişidir” ve zamanı geldiğinde ona emanet edilen Erdem Kılıcı ile büyük bir savaşa öncülük edecektir. Ama o güne dek kimliğini gizli tutmalı ve toplayabildiği kadar yandaş toplamalıdır. Bunun için kendisi gibi bir Nefil olan Kaidan Rowe’a duyduğu büyük aşkı bile kalbine gömen Anna, bir yandan “kötü kızı” oynarken bir yandan da iblisleri yeryüzünden silmek için ölümcül bir mücadeleye girişecektir.






22 Mart 2015 Pazar

The 100 (The 100 #1) - Tanıtım & İnceleme


Onlar Yalancı, Onlar Hırsız, Onlar Asi, Onlar Kahraman

Onlar İnsanlığın Kaderini Belirleyecek 100 Genç...

Yaşanan nükleer felaket dünyanın sonunu getirmiş, bu büyük felaketten sağ kurtulan insanlar 300 yıl boyunca Dünya'nın yörüngesindeki bir uzay gemisinde varlıklarını sürdürmüştür. Tükenmeye yüz tutan kaynaklarla koloniyi ayakta tutmaya çalışan yöneticiler, nüfusu kontrol altında tutmak için en sert tedbirleri almakta, hafif suçlar için bile idam cezası uygulanmaktadır. Öyle ki çocuk suçlular on sekiz yaşına geldiklerinde idam edilmektedir. Ama ölümlerini bekleyen bu gençlerin artık çok önemli bir görevi vardır. Gözden çıkarılmış genç suçlulardan oluşan 100 kişilik bir ekip, geçen zaman içinde yerleşime hazır hale gelip gelmediğini test etmek için Dünya'ya gönderilecektir. Koloninin geleceği, onların elindedir. 

100 ekibi farklılıklarını, geçmiş hesaplaşmalarını bir kenara bırakıp birleşmeli ve bilinmezlerle dolu Dünya'da hayatta kalmaya çalışmalıdır. Ama ihanetler, sırlar, henüz bitmemiş ve yeni başlayan aşklar gün yüzüne çıktıkça bir arada kalmaları gittikçe zorlaşacaktır.


Bu kitaba başlarken, bu kadar erken bitireceğimi düşünmemiştim. Fakat kitap gerçekten çok akıcıydı. Takip ediyorsanız görmüşsünüzdür bundan önce Pertev Bey'in Üç Kızı kitabını bitirdim. Yorum yapma gereği duymadım çünkü... Bilemiyorum. Eğer merak eden veya almayı düşünen varsa ona düşüncelerimi birkaç cümleyle özet geçebilirim. Her neyse, demek istediğim Pertev Bey'den önce Kuralsız'ı ve ondan önce de Köle'yi okumuştum. Hepsi inanılmaz iç karartıcı kitaplardı. Ve sonunda çok mutlu olmasa da onlar kadar içimi baymayan bir kitap okuduğum için mutluyum. The 100 sırf okunma zamanı sayesinde benden +1 puan aldı bile..

Kitabın dizisini çok severek takip ediyorum. Ama bu kitabı okumak konusunda bana biraz zorluk çıkardı. Çünkü kitaptaki karakterlerin dizidekilerle alakası yok. Dizide vahşi, umursamaz olan bir karakter burada ürkek, uysal bir çocuk gibi. Ayrıca bazı karakterler yok, bazıları farklı, olaylar çok farklı gelişiyor bla bla bla... Ben zaten kitabın diziden çok farklı olduğunu biliyordum fakat diziyi önce izlediğim için kitabı okurken adapte olmakta zorluk yaşadım. Siz siz olun, hâlâ izlemediyseniz, önce kitabını okuyun, sonra dizisini izleyin. Nasıl olsa dizide hayal gücüne ihtiyaç duymuyorsunuz :)


The 100 kitabı okuduğum birçok kitaptan farklıydı. Kitap sırayla 4 karakterin gözünden anlatılıyor -bu tarzı uzun zamandır okumamıştım- ve bu özelliği kitapta aynı anda gerçekleşen birçok olayı okuduğumuz için kitabın süresini kısaltıyordu. Mesela 1 günde 4 karakterin de ne yaptığını okurken bir bakmışsınız 60-70 sayfa falan olmuş. Bu yüzden kitap bittiğinde şaşırdım, çünkü henüz 1 hafta 10 gün ancak geçmişti. Tabii bunda yazarın arada sırada karakterlerin geçmişini vermesinin de etkisi var.

Bu arada! Orjinalinde de böyle mi bilmiyorum fakat Go Kitap karakterlerin şimdiki zamanda yaşadıkları olaylar ve anılarında geçen olayları karıştırmayalım diye yazı tipini farklı yapmış. Belki ilk anda dikkatinizi çekmemiş olabilir fakat ikinci bir bakışta farkı hemen anlarsınız. Ben bu ayrıntıya bayıldım çünkü bazı yerlerde kafam karışmadı değil yani. Yazı tipine bakarak geçmişten mi bahsediyor, o an yaşıyor mu anlamış oldum.

Kitabın kısa bir süreden bahsetmesinin bir de yan etkisi var: Olaylar çok hızlı gelişiyor. Karakterler daha 1-2 gün olmadan birbirlerine karşı duygu besliyorlar, değişken ruh hallerine giriyorlar. Çok dikkat etmediğiniz sürece rahatsız edecek bir durum değil gerçi. Her neyse.


Bu kitap o kadar hızlı geçti ki ne oldu ne bitti anlayamadım. Zaten dizinin başlangıcı ve kitabın başlangıcı aynı olay ve ben bu olaya, bu kurguya hayranım. Bu yüzden bu seriye farklı bir sempati besliyorum. Farkındaysanız içeriğe hiç girmiyorum. Çünkü girersem çıkamam. Spoiler'lık bir durum da yok. Sadece bir an önce 21. Gün'e başlayasım var. 

Neden yorumumu bu kapakla paylaştığımı size en son yaptığım kitap alışverişinde açıkladım aslında, fakat kendisini henüz yayınlayamadım. Elime ulaşmasını beklediğim bir kitap var ve Mart'ın sonuna doğru paylaşmayı düşünüyorum. Yazısı hazır fakat her şey resim için :D

Sonuç olarak size tavsiyem, The 100'ı dizisiyle kıyaslamadan okumaya çalışın, artık ne kadar olursa. O zaman gerçekten zevk alacağınızı düşünüyorum, çünkü dizi ve kitap çok farklı ve siz diziyle kıyaslarsanız kitap asla onun gölgesinden kurtulamaz. Mesela ben dizi yüzünden Wells'i hiç sevemedim, varsa yoksa Bellamy. Belki kitabı önce okusaydım böyle olmazdı, bilemiyorum :P 21. Gün yorumum veya 23. Kitap alışverişimde görüşmek üzere, hangisi daha önce gelirse artık. Hoşça kalıın!



Yazar: Kass Morgan    Çeviri: Arın Zengin  Yayınevi: GO   Sayfa Sayısı: 300
Liste Fiyatı: 17 TL    GoodReads Puanı: 3,51

17 Mart 2015 Salı

Trendeki Kız - Kitap Tanıtım


Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.

Başarılar
Sadece Amerika’da ilk 6 haftada 230.000 adet satıldı.

New York Times Çok Satanlar listesine, çıktığı hafta 1.sıradan giriş yaptı ve hâlâ 1.sırada.

Amazon ve Goodreads’de Ocak 2015’in En İyi Kitabı seçildi.

Washington Post, iBooks Çok Satanlar listelerinde 1. Sırada.

Yorumlar
“Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!” 
–S.J. Watson

“Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock’u.” 
–Terry Hayes

“Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman.” 
–Lisa Gardner

“Aklınızı başınızdan alacak, zekice yazılmış bu psikolojik-gerilim romanı hem muhteşem hem de tren enkazı kadar korkunç!” 
–Publishers Weekly.

“Nefesleri kesen bir ilk roman. En dikkatli okurlar bile, Hawkins olayları teker teker açığa çıkarıp, aşkın ve takıntının şiddetle olan kaçınılmaz bağını ortaya koyarken şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar.” 
 –Kirkus

“Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor.” 
–Entertainment Weekly

12 Mart 2015 Perşembe

Kuralsız (Uyumsuz #2) - Kitap Yorumu & Film Trailer


Tek Bir Seçim
Fedakarlık Gerektirir

Tek Bir Fedakarlık
Kayıp Getirir

Tek Bir Kayıp
Sorumluluk Haline Gelir

Tek Bir Sorumluluk
Savaş Demektir

Tek Bir Seçim
Seni Yok Edebilir

Her Seçimin Bir Sonucu Vardır. Tris Sevdiklerini Ve Kendini Kurtarmak Zorunda. Üzüntü Fedakarlık Kimlik Bağlılık Kurallar Ve Aşkla Ilgili Sorunlarla Boğuşurken Bu Hiç De Kolay Olmayacak. Üstelik Savaş Başlıyor Ve Herkes Tarafını Seçmek Durumunda. Ancak Geri Dönüşü Olmayan Bir Yola Giriyorsan Zafer Getireceğini Umduğun Seçim Tüm Hayatını Altüst Edebilir.


Bu haksızlık. Halbuki çok sinir bozucu ve karanlık bir kitabı bitirdiğim için beni biraz dinlendirip, eğlendirebilecek, aksiyon dolu havasını, özgürlük rüzgarlarını bana aktarabilecek bir kitap okuma isteğiyle başlamıştım Kuralsız'a. Peki ne elde ettim? Koskoca bir karanlık ve psikoloji bozukluğu yaşayan bir karakter. Onu suçladığımdan değil. Fakat anladım ki Kuralsız'ı okumaya hazır değilmişim. Çünkü beklentilerim ve gördüklerim arasında dağlar kadar fark var.

Baştan söylemeliyim ki bu bir eleştiri yazısı. Yapacağım tek övgü ilk kitabın ne kadar güzel olduğu. İkinci kitabın olmamasından değil fakat bilemiyorum, beni boğdu bu kitap. Sanki Tris sürekli bir uyuşturucu etkisi altındaydı, hep bir karamsarlık, karanlık, bir ölme merakı... İçim daraldı.


Bu kitaptan en büyük şikayetim: Neden hep şimdiki zaman kullanılmış? "Odaya giriyorum. Tobias'ı görüyorum. bla bla bla" Halbuki ilk kitapta hiç gözüme batmamıştı ama bu kitapta çok rahatsız etti. Neden bilmiyorum, sadece öyle. Bir türlü odaklanamadım kitaba. Yani kitaptan soğumamın bir nedeni de bu. Kesinlikle -.-

Spoiler
Tris'in davranışlarını geçtim, aile üyeleri ya ölü ya hain, hadi bir nebze anladım diyelim. Tobias'a ne demeli? Babasına olan nefretini anlıyorum da, anne sevgisine muhtaç olması da normal diyorum ama at gözlüğü takmış gibi davranışları "Tobias" karakterine yakıştıramadım ben. Gerçi biz Dört'ü tanıyoruz, Tobias'ı değil. Ayrıca Tris'e güvensizliği ise çok ayrı bir boyuttu. Tris de çok güvenilir değildi gerçi bu kitapta. Bilemiyorum... Bu kitabı okuduğumda hiçbir karakteri tanımadığımı hissettim. Yazar yepyeni kişilikler oluşturmuş sanki. İlk kitapla uzaktan yakından alakası yoktu. Ve kesinlikle hoşlanmadım, umarım 3. kitapta bu değişir.
Sp. Sonu

Tris'in bir anda ultra-zeki seviyesine ulaşmasına da diyecek lafım yok. Kanında Bilgelik var diye dahi olmak zorunda değil ki. Ben zorlama buldum bunu biraz, o bozuk psikolojisi ile kitaptaki bütün problemleri, kişilerin davranışlarını, komploları veya her türlü olayı kolayca çözebilmesi fazla ütopikti. İnandırıcılığı yoktu. Distopik bir kitapta inandırıcılık aramam size saçma gelebilir belki ama kitabın inandırıcılık seviyesini göz önünde bulundurarak söylüyorum bunu. 


Daha diyecek çok şeyim var fakat bu yorumu daha da uzatmak istemiyorum (uzattı), içeriğe hiç girmeyeceğim, çıkamam diye korkuyorum. Bunların dışında iyi yönleri de tabii ki var kitabın, mesela Tina, Uriah tarzı karakterler çok hoştu. Kitap akıcıydı akıcı olmasına da ben bir oturuşta çok uzun uzun okuyamadım. Karamsar havası boğdu biraz, dediğim gibi. Bunun dışında birçok olay oldu, şok edici, büyük-küçük, birçok olay. Fakat hiçbiri beni tatmin etmedi çünkü hepsini Tris'in gözünden üzerinden siyah duman çıkan olaylar olarak okuduk. Olayın karanlığına kapıldığımdan o aksiyonu, heyecanı hissedemedim. 

Okurken kitabı fırlatasım geldi ve sanırım 3. kitabı okumak için biraz nefes almam gerekiyor. İlk kitaba yaşadığım hayranlık ve buna sinir olmam seriye olan aşkımı, sevme derecesine indirgedi diyebilirim. Kitap kötü değildi fakat ilk kitabın kurgusundan kurtardı bence. Tüm söyleyeceklerim bu kadar. 5 puan vereceğim harika bir kitaba ihtiyaç duyuyorum şu aralar... Fakat sınav kitapları her zaman önce gelir :( Hoşça kalın!


Yazar: Veronica Roth   Yayınevi: Artemis   Sayfa Sayısı: 512
Liste Fiyatı: 25 TL    GoodReads Puanı: 3,89


Film Trailer

8 Mart 2015 Pazar

Deliryum'un 2. kitabını bekleyenlere müjde!


Merhaba arkadaşlar! Artemis'ten aldığım cevaba göre Deliryum, yayınevinin öncelik verdiği serilerden ve 2. kitabı Pandemonium şu an çeviride. Kapağı veya ismi hakkında bir bilgi yok, yukarıdaki kapak fotoğrafı kesinlikle temsili :D Çok uzatmadan, diyeceğim o ki kitap "büyük ihtimalle" Nisan ayında bizlerle! Tabii ki bu en iyimser tarih, yani bir aksaklık çıkar da 1-2 ay kayarsa şaşırmayın. Amaa... Vay canına! Nisan, bana kalırsa harika bir tarih, çok yakın olması açısından yani. 

İlk kitabı sıkıcı bulanlar olmuştu, fakat ben -Kitap Canavarlarınnı Blog Turu kapsamında okumuştum- ve çook beğenmiştim. Sonu da çok şok edici bitmişti ve 2. kitap için resmen deliriyordum. Çok heyecanlıyım!

5 Mart 2015 Perşembe

21. Gün (The 100 #2) - Tanıtım & Ön Okuma


DÜNYA’DA YALNIZ OLDUKLARINI SANIYORLARDI

YANILMIŞLARDI

Yüz grubunun Dünya’ya ayak basmasının üzerinden 21 gün geçmiştir. İçlerinden birinin uğradığı ölümcül saldırının ardından Dünya’da yalnız olmadıklarını anlayan grup üyeleri yaşadıkları şoku atlatamadan birer birer hastalanmaya başlarlar. Belirtiler radyasyon zehirlenmesini işaret etmektedir. Aynı gün ele geçirecekleri Dünyalı kızın onlara söyleyeceği çok şey vardır. Onların, Dünya’ya ayak basan ilk Koloniciler olmadığı gibi…

WELLS, grubun güvenliğini sağlamak için canla başla çalışırken CLARKE diğer Kolonicileri bulmak için kamptan ayrılacak, BELLAMY ise ne pahasına olursa olsun kız kardeşini bulacaktır. Gemide kalan GLASS ise hayatının aşkı ile kendi hayatı arasında bir seçim yapmak zorundadır. 

New York Times çoksatarı THE 100 kitabının devamı olan 21. Gün’de sırlar bir bir açığa çıkarken inançlar sınanıyor ve ilişkiler sınavdan geçiriliyor.




Yazar: Kass Morgan   Çeviren: Arın Zengin   Yayınevi: Go!    Sayfa Sayısı: 312
Liste Fiyatı: 17tl        GoodReads Puanı: 3,8   
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...