11 Mayıs 2013 Cumartesi

GREGOR Yeraltı Günlükleri Serisi - Tanıtım & İnceleme

    #1
   Yazın başıdır ve on bir yaşındaki Gregor dışında herkes yaz kampındadır. Gregor, babasının New Yorktaki evlerinden çıkıp kaybolmasından beri küçük kız kardeşlerine bakmaktadır. Özellikle de iki yaşındaki kardeşi Bota. Evlerinin bodrumunda çamaşır yıkarken, Bot bir hava boşluğunun içine düşüp kaybolur ve Gregor da onun arkasından gider. Artık Yeraltındadırlar ve onları bambaşka bir dünya beklemektedir…
   #2
   Gregor bu kez, New Yorkun Yeraltı diyarına ait başka bir kehanette anahtar bir rol alacaktır. Bu kehanet, uğursuz bir fare olan Felaket hakkındadır. Yeraltındakiler Gregoru geri getirmek için küçük kız kardeşi Botu kaçırırlar. Gregor, kendine bağlı yarasa arkadaşı Ares ve huysuz prenses ile birlikte, Botu ve Felaketi aramaya başlar. Gregor eğer kehaneti zamanında tamamlayamazsa ne kendi hayatı ne de Yeraltı dünyasındakilerin hayatı bir daha aynı olacaktır…
   #3
  Gregor ve Bot’un Yeraltı ülkesine geri dönmeleri ve orada yaşayan canlıların bir salgından kurtulmalarına yardım etmeleri gerekmektedir. Salgın hızla yayılmaktadır ve hastalığın kendi ailesinden birine de bulaşmasıyla birlikte, Gregor, Kan Kehaneti’ndeki rolünü gerçekten anlamaya başlar. Gregor’un bütün sıcakkanlı canlıların yaşamını tehdit eden biyolojik savaşı sonlandırmak için Yeraltı’ndaki etyiyen bitkilerin bulunduğu bir bölüme gitmesi gerekecektir…
   #4
  Gregor ile Botun, yakalandığı salgın hastalıktan sonra tedavisi sürmekte olan annelerini Yeraltında bırakarak evlerine dönmelerinden beri birkaç ay geçmiştir. Gregor ve ailesi annelerinin sağlık durumu hakkında düzenli olarak bilgilendiriliyor olsalar da, hepsi Yeraltının geleceği bakımından önemli bir rolü olan Savaşçının, yani Gregorun oraya geri dönmesi gerektiğinin farkındadır. Gregor ve artık konuşmayı iyice öğrenen küçük kız kardeşi, hamam böceklerinin fahri "prensesi" Bot, bir başka prenses olan 12 yaşındaki Luxa ve sıçan Ripred güçlerini birleştirirler. Sıçan ordusuna karşı Yeraltını ve zavallı "Kemirenler"i, yani fareleri savunmaları gerekecektir...
   #5
   Herkes Gregorun Zaman Kehanetini görmesine engel olmaya çalışıyordu. Çünkü son kehanette savaşçının ölmesi gerektiğinden söz ediliyordu. Adı geçen savaşçı da elbette Gregordu.
Hızla yaklaşan bir sıçan ordusu varken ve zaman hızla tükenirken Gregorun cesaretini toplayıp Regaliayı savunması ve ailesini sağ salim evlerine ulaştırması gerekiyordu. Ortada bir şifre, yeni bir prenses ve bütün savaşları sona erdireceği düşünülen bir savaş vardı.



Açlık Oyunları'nın yazarı Suzanne Collins'ten yeni bir seri daha! 11 yaşındaki Gregor'un yeraltına düşme ve kehanetleri gerçekleştirme macerasını yaşadığı bu seri toplam 1540 sayfa. Bana kalırsa gayet akıcı, kolay okunabilen bir kitap. Ama sürükleyici olmasının yanı sıra biraz çocuksu buldum, Suzanne Collins'ten bekleyeceğim bir seri kalitesinde değildi. Ama ben yine de çok keyif alarak okudum. Bazı kısımlar yapmacık geldi Açlık Oyunlarının yanında aşırı sönük ve çocuksu kalmış. Sürükleyici olduğu için 4 puan vermeyi düşünüyordum ama Açlık Oyunları'nı düşününce 3,5 Puan vermeye karar verdim. Çocuksu olmasına rağmen okunabilir bence güzeldi. Yorumlarınızı beklerim :) Puanım: 3,5


26 yorum :

  1. Aslında güzel bir kitaptı ama kardeşimin okuyabileceği türden güzel bi kitap. Yorumunuz bence de bu kitap serisi için yeterli olmuş bence. Aynı zamanda benim düşüncelerimi fazlasıyla içeriyor. Aslında 5. kitabın arka kapağına bakınca insan bir an Gregor ölecekmiş gibi hissediyor :)) Tabi orasını okuyanlar bilir. Benim yorumuma bakmayın, ben biraz seçiciyimdir. Ama kitap okumayı çok seven insanlar bunları çerez gibi okur bence. Güzel yani okuyabilirsiniz ve okuyun. Özellikle 12-14 yaş aralığındaysanız :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum, yorum için teşekkürler

      Sil
  2. Evet Adsız arkadaşıma katılıyorum :D Luxa ya onu çok seviyorummm <3 <3 <3 . Tabii '''''ARES''''i de .. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. #Spoiler# veriyorum. Bitirmeyenlerin okumaması tavsiye edilir !! ---- Ares'in ani ölümü hepimizi şoka uğrattı gerçekten.. Kitap bittiğinde ağlaya ağlaya bir hal olmuştum, en sevdiğim karakter ölmüştü :( ..

      Sil
    2. Benim aslında en sevdiğim karakter dediğim gibi Luxa'ydı. Kuzenim kitapta sevilen karakterlerden birinin öleceğinin söylemişti sadece ve ben de sadece Bot veya Lizzie'yi geçirmiştim aklımdan :) Ama Ares'in ölümü cidden beni psikolojik açıdan çok etkilemişti. Sonunda da Gregor'un Luxa'yı evine götürüp birlikte yaşayacaklarını ya da Gregor'un Yeraltı'nda yasayacağını falan sanmıştım ama öyle olmadı. Ben bi de bunun için ağlamıştım tabii birlikte yasayamadılar diye neyse :)

      Sil
    3. Ben de sonunda Gregor ve Luxa'nın ayrılmasına şaşırmıştım. Doğru düzgün bir veda bile olmadı, bu da bana saçma gelmişti..

      Sil
    4. Kesinlikle sana katılıyorum, Nora.Bu da Alaycı Kuş'ta Gale'i geçiştirdikleri gibi bir geçiştirme olmuş :(

      Sil
    5. Evet, Gale hayatımın aşkı diyen kız bir anda "hmm öyle olmuş işte napalım"a dönmüştü :)

      Sil
    6. Evet 6. Kitap gelmezse eğer çok kötü bi son çok fazla cevapsız soru kalıyo luma ya noldu grgor a noldu taşındımı yer altına yine indimi gibi

      Sil
    7. Ölene kadar ne yaptığını yazacak değiller ya :D Birçok kitaba göre gayet olaylar sonuçlanarak bitti bence, cevapsız sorular her zaman olur :)

      Sil
    8. Evet cevapsız sorular olmalı fakat serinin devamı gelicekse :D

      Sil
    9. Gelmeyecek seri bitti :)

      Sil
  3. Bana kalırsa çocuksu değildi. Ve spoiler olucak ama Ripred i öldü sandığımda nasıl ağlamıştım anlatamam, en sevdiğim karakter. Adeta ne zaman başım sıkışsa Ripred in "planın ne!" diyen sesini duyuyyorum diyebilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Spoiler içerir. Ripred'in olmedigi ortaya cikmamis miydi? Unutmusum da. Ve evet ben de serinin birçok yerinde agladim ama konunun cocuksu oldugu gerçeğini değiştirmedi benim için. Ve bu "çocuksu" olma meselesi bir elestiri değil bir gözlem benim için.

      Sil
  4. Ares öldü mü!!!??? Nooooo! Tamam en sevdiğim karakter değildi ama... Severdik be abi! Bu arada nasıl öldü ki ben daha 4. Kitabı okumadım (ve 5.yi) nasıl öldü? Spoiller verin bana!!!!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merak ediyorsan kitabı okuman gerekecek iki cümlede anlatılacak bir şey değil bu :)

      Sil
  5. Beklentilerimin çok çok altındaydı.İlk kitabı okudum beğenmedim. ana karakterin 11 yaşında ve kardeşinin henüz bir bebek olması zaten kitabın başında beni soğuttu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten bu bir çocuk-genç kitabı, ergen bir kız beklememek lazım başrolde :D

      Sil
    2. kusura bakma sen bir önyargıyla başlamışsın kitaba YAŞI SENDEN BÜYÜK bir ana karakter olması seni önyargıya itmiş bence sen pinokyo kurşun asker felan okumalıydın :(

      Sil
    3. Sadece düşüncelerini belirten birine bu şekilde itham yapman hiç hoş değil. Ki ben kendi blogumda herkesin özgürce fikirlerini paylaşmasını isterim. Bu tepkinin ne kadar çocukça olduğunu fark edip yorumunu silmeni bekliyorum..

      Sil
  6. Yani okuyalım mı okumayalım mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben hiç kimseye oku veya okuma demem. Ben bana göre artıları ve eksileri söylerim sadece. Kendisine göre olup olmadığına okur karar verir :)

      Sil
  7. Collins zaten ortaokul çağına yönelik yazısığını söylüyor. Sanırım Açlık Oyunları'nın ön sözünde okumuştum. (Pegasus Yayınları)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, ben bu seriyi aldığımda haberi yoktu. Fakat barolün 12-13 yaşlarında olduğunu görür görmez anlaşılıyor durum galiba :))

      Sil
  8. tabiki açlık oyunları serisini geçemeyecek bir seri. ben 3. kitabındayım şuan. heyecan aksiyon herşey var. hatta karakterlere üzülüyorsun. biraz çocuksu olduğu doğru ama okumaya değer görüyorum bende ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiden böyle hoşuna gittiyse seriyi bitirince bayağı bir seveceksin gibi geliyor bana :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...