25 Ocak 2018 Perşembe

Kış Güneşi (Frigid #1) - Kitap Yorumu


Yirmi bir yaşındaki Sydney, Kyler'a ezelden beri aşık. Ne yazık ki Kyler onu atlıkrancadan ittiği ve Sydney'in de karşılığında Kyler'a çamur yedirdiği günden beri sıkı dostlar. Kyler tam bir çapkın, bir kızın yanında iki geceden fazla duramıyor. Syd kendini gittikçe daha kötü hissdiyor. Ancak okuldaki son yılda duygularını itiraf ederek ilişkileirini berbat etmek istemiyor. Kyler'ın gözünde ise Syd hep ulaşılmaz bir noktada, adeta mükemmelliğin simgesi. Syd'in ona hayatta bakmayacağını düşünüyor. Bir gün Kyler'ın dağ evine kayak tatiline gidiyorlar ve bütün saklı duygular gün ışığına çıkıyor. Ama küçük bir sorun var. Evde yalnız değiller. 


Herkese mer-ha-baaa!!! Bugün inanılmaz keyifliyim, şu an yorumunu yapıyor olduğum kitabın da bunda etkisi büyük. Yanlış anlamayın, yazar komedi kitabı olsun niyetiyle yazmamış ama beni çok güldürdü okurken. Bunu bir iğneleme veya kötü bir eleştiri olsun diye söylemiyorum, gerçekten boş boş gülerek okudum kitabı. Direk kitap yorumuna dalmamdan da anlaşılacağı üzere, söyleyeceğim çok şey var...

Bu kitaba dair okuduğum yorumlar genellikle olumsuz ve karakterlere söver nitelikte olduğundan olsa gerek, ben bu kitabı sevmeyeceğimden emin olarak başladım kitaba. Ne var ki, durum tam öyle gelişmedi. Bu kitabı sevdim, yaramaz bir çocuğu sever gibi yani. Tüm şımarıklıklarını görüp de sadece gülümser geçersiniz ya, onun gibi yani. Gerçekten kitap tam bir falsoydu, Jennifer'ın ilk yazdığı kitap olduğunu falan düşündüm. Bu yazar çok fena ya, şu wattpad bozması kurguyu bile bize sevdirebiliyor ya, gerçekten hayran kalıyorum. Hazır yazardan bahsetmişken söylemeden geçemeyeceğim, tam Jennifer'a yakışacak bir biçimde akıcıydı kitap. Belki basitliğinden diyebilirsiniz ama hakkını yiyemem, çok hızlı okundu ve bitti. Ayrıca beni eğlendirdi de. Teknik olarak ileride bahsedeceklerimden dolayı 2 puanlık olarak görsem de kitabı, 4 puan vereceğim. Sebebi? Sanırım Jennifer okuru nasıl avcunun içine alacağını biliyor çünkü verebileceğim hiçbir mantıklı sebep yok. Kitabı resmen sebepsizce sevdim!


Spoiler
Bu kitabı beğenmiş olmama anlam verememe sebeplerimden birisi şu: Kurgu? Olay örgüsü? Ben hayatımda bu kadar anlamsız bir kitap okumadım sanırım. Yazar taslak çıkarmak için eline kağıt kalem almış ve başlamış yazmaya:

"İki en yakın arkadaş... Kız oğlanı çocukluğundan beri seviyor ama oğlan halka bedava hizmet veren bir jigolo sayılır. Bir gün bir fırtına oluyor bu ikisi bir eve hapsoluyor sonra erkek kızı çıplak görüyor, sonra kız gece korkuyor oğlan geliyor yanına yatıyor ama arkadaşça. Bu arada aklından gördükleri çıkmıyor, her gün her önüne çıkanla seks yapan bir erkek için bu hiç normal değil (!) o zaman kesin kıza aşık olmalı. Aaa zaten o da kıza gençliğinden beri aşıkmış ama kız onun için çok iyi ve muhteşemmiş o yüzden onu başka bir erkek hak ediyor, çok iyi bir erkek. Sonra aralarında bir şeyler yaşanıyor sonra kız diyor ki ben senin kankanım ama seninle tek gecelik ilişki hayalleri kuruyorum. Oğlan çok şaşırıyor diyor ki sen kendini o kızların yerine mi koyuyorsun? Kız diyor ki ahh benimle bunu bile yapmıyorsun o kadar bile çekici değil miyim vs.vs. Sonra böyle yanlış anlamalar alınganlıklar falan oluyor sonra düzeliyor, aslında birbirleri hayatlarının aşkıymış hep birbirlerine aşıklarmış herkes farkındaymış bir tek ikisi değiilmiş. Hem ne var erkek 500e yakın kızla yattıysa hem bir sürü tecrübe edinmiş oldu kız da bunu normal karşılıyor zaten mutlu son."


Çok muhteşem ve özlü bir roman var karşımızda. Bir yer, iki karakter, bir olay: Birbirlerine aşık olduklarını ellerine yüzlerine bulaştırmadan söyleyebilecekler mi? Ya da birbirlerinin ağzından her çıkanı ya da her hareketlerini yanlış anlayıp alınıp vazgeçmeden... Çıldırtıcı bir kitaptı doğru ama beni daha çok güldürdü bütün bunlar, resmen karakterlerin salakça çırpınışını izlemekten zevk aldım. Hatta bana çok tatlı geldiler. O nasıl bir aşk itiraf etmektir Sydney? Yıllarca ikisi de çok dolmuş birbirine karşı galiba, bunların sevgili olma evresinde işler ne kadar garip ve hızlı gelişti öyle. Düşündükçe gülesim geliyor. O kızlardan biri olmak istediğini söylemek, Kyler'ı sevdiğini söylemekten nasıl daha kolay olabilir ki? Yani niye böyle birşey yaptı, bilmiyorum hâlâ da anlamsız geliyor.

 Ee tabii karşısındaki çocuk da çok anlamlı biri sayılmaz gerçi, neymiş kızın eksiğini o kızlarla kapatıyormuş."Aynen canım, aynen". En çok da bu güldürdü beni. Zaten biz kızlar cemiyeti olarak Kyler, Travis Maddox gibi "çapkın" sıfatını fazlasıyla abartarak yaşayan erkek karakterlere bayılıyoruz. Ne kadar dalga geçersem geçeyim böyle karakterler okutuyor demek ki, yazarlar da bunu hiç gözden kaçırmıyor tabii ki. "Ee, erkek karakter tabii ki yakışıklı olacak, hazır olmuşken bir de aşırı ve abartı derecede çapkın olsun, yani dış görünüşte çok bad-ass bir badboy olsun ama özünde çok hassas ve kırılgan biri olsun bizim kız da bunu fark etsin" bla bla bla. Ne kadar klişe olursa olsun okumaktan asla yorulmadığımız bir hikaye.   Tatlı Bela'yı çok bayılarak okuduğumu düşünürsek bu eleştirim de çok mantıksız oldu ama olsun.


 Eleştiri değil de bir tespit diyelim buna çünkü eh, yine olsa yine okurum. Jennifer'ın kitaplarını hep eleştirmeme rağmen bir yandan da okumaya doyamıyorum. Evet, zevkliydi. Evet, klişeler ve basitlikler beni bolca güldürdü sürekli olarak cidden mi deyip durdum. Ama bir günde okuyup bitirdiysem o kadar da kötü olamazmış demek ki, değil mi? Genelde yaz kitapları böyle olur, kız yazlığa, festivale bir yere falan gider bir olay yaşar aşık olur hayatının aşkı olduğunu fark eder kitap biter falan. Bilirsiniz işte, klasik çıtır çerez kitaplar. Bir kış kitabı olarak Kış Güneşi de bunu başarmış. Kafanızı dağıtacak çerez niyetine bir eğlence.

Bu arada kitabın orjinal adının Frigid olmasının bir anlamı varmış, okuyunca anlıyoruz. Kış Güneşi nedir Dex, niye böyle farklı arayışlara girildi acaba? Kitap adından da sinyal verildiği gibi erotik-romantik tarzda bir kitap, bunu alıp ponçik bir dram kitabına çevirmiş bu isim ve kitabın adının içerikle olan bağlantısını tamamen kesitğini söylememe gerek yok sanırım.

Sonuç olarak sonsuza kadar eleştirebileceğim bir kitap olmasına rağmen sevdim. Bu da böyle değişik bir kitapmış veya sorunu kendimde aramam gerekirse ben new-adult tarzının neye benzediğini unutmuşum biraz, malum uzun zamandır okumuyordum. Hiçbir esprisi olmadığından dolayı 5 veremeyeceğim bu kitaba (mükemmel bir gerekçe sundum yine) ama beklediğimden daha çok sevdiğim için puanım 4. Çok yakında bir kitap alışverişi postuyla karşınızda olacağım, şimdilik benden bu kadar, hoşça kalın! Okuduysanız, okumayı düşünüyorsanız veya bu paylaşıma dair söyleyecekleriniz varsa yorum bırakmadan geçmeyin ^,^

Yazar: Jennifer L. Armentrout     Çeviri: Serkan Göktaş   Yayınevi: DEX    Sayfa Sayısı: 316
Liste Fiyatı: 22 TL    GoodReads Puanı: 3.78

2 yorum :

  1. Şöyle azcık keyfimiz yerine gelsin diye açtığımız klişe filmlere benzettim. Hani böyle mutlu oluruz ya o yüzden kitabı okumadan yorumunu okuyup, müthiş anlatımın sayesinde okumuş kadar oldum. Ah keşke gerçek hayatta da böyle çocuklar olsa birden bire doğrular yolu ve askı bulup hiç şaşmayan... harikasın hayatım keep going <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aah ahh nerede öyle çocuklar canım :D Ben buldum gibi ama... ;) Teşekkürler tatlım sen de harikasın okumaya devam... <3

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...