8 Temmuz 2016 Cuma

Yolun Sonundaki Okyanus - Kitap Yorumu || #YılBoyuncaNelerOkudum


Bir kelebeğin kanatları kadar narin ve hüzünlü.
Karanlıktaki bir bıçak kadar tehditkâr ve korku verici.

Neil Gaiman, sarsıcı eseri Yolun Sonundaki Okyanusta, insanı insan yapan tüm duyguları ortaya çıkarmakla kalmayıp, okurlarını onları çevreleyen karanlıklardan korunmaları için geçmişin sığınağına davet ediyor.

Hikâye, kahramanımızın çocukluğuna dönmesi ve evinin yanındaki gölün aslında bir okyanus olduğunu iddia eden Lettie Hempstocka dair anılarının canlanmasıyla başlıyor. Bu andan sonra; küçük bir çocuğun fazlasıyla ürkütücü, garip ve tehlikelerle dolu geçmişine doğru bir kapı açılıyor.

Artık, yolun sonunda neyle karşılaşacağını kahramanımız da bilmiyor… 


Herkese yeniden merhaba! Yıl boyunca okuduğum ve yorumunu yazmaya vakit bulamadığım kitaplardan ilkiyle beraberiz: Yolun Sonundaki Okyanus. İlk olarak kitap hakkında Goodreads'e girdiğim ilk görüşü sizinle paylaşıp sonra hatırlayabildiklerimden
yola çıkarak yoruma devam edeceğim.

Kitabı ilk bitirdiğimde hissettiklerim :
"Sarsıcı, mistik ve biraz da tüyler ürpertici. Sanırım benim kitap hakkındaki yegâne görüşüm bu oldu. Neil Gaiman'dan okuduğum ilk kitaptı ve son olmayacağına garanti verebilirim. Başrol 7 yaşında olmasına rağmen kitap; dili ve orijinal karakterleri -cidden, karakterler bir harika- sayesinde çocuksu olmaktan çok uzak. Edebi bir fantazya ve beklediğimden çok daha farklı, belki de çok daha fazlasıydı. Beklentimin aksine oldukça da akıcı buldum ve bir o kadar da etkilendiğimi de belirtmeliyim."
şeklindeymiş.

Bilirsiniz bazı kitaplar, ilk okuduğunuzda sizi inanılmaz etkiler fakat üzerinden zaman geçtikçe bu etki gittikçe daha çok söner. Konu fantastik olunca bu benim birçok kitapta veya seride yaşadığım bir olaydı aslında. Fakat Yolun Sonundaki Okyanus bir şekilde, hiçbir zaman ilk bıraktığı etkiyi yitirmedi zihnimde. Kitabın adı her geçtiğinde ilk okuyuşumda hissettiğim ürpertiyi hissediyorum.

Gerçekten, Neil Gaiman'ın dilinin büyülü olduğuna inanabilirim. Kelimeleri öyle bir araya getiriyor ki her cümlesinden akan duyguları hissediyorsunuz. Eh, Yolun Sonundaki Okyanus için bu his genelde ürperti oldu benim için. Ve gizem. Sonunda soru işareti bırakan kitaplara alerjim olduğunu düşünmeme rağmen, tamamı büyük bir soru işareti olan bu kitap beni o kadar etkisi altına aldı ki.. Tabii ki benim tarzım da değişmiş olabilir ama ben yine de bu konuda Gaiman'ın dilindeki büyünün bir payı olduğuna inanıyorum. Tabii bu konuda çevirmenin de büyük bir payı olduğunu belirtmeden geçemem.

Teknik meselelerden çok ufak bahsedecek olursam.. Akıcılık konusunda harika diyemezdim. Bir yandan geçmediğini düşünüp bir yandan bitmesin istemiştim. Normal kriterlerin çok dışında bir fantazya, bu yüzden ne konuda yorum yapacak olsam arkasına bir ama/fakat eklemek durumunda kalıyorum.

Sanırım hiçbir yorum, kitabı ilk okuduğumuzda hissettiklerimiz ile yazdıklarımızın yanından geçemiyor. Gerçi kısa bir kitap olmasına rağmen devasa bir yorum yazsam yeri olurdu bu kitap için ama yine de tadı daha fazla kaçmadan bırakacağım sanırım. Bir sonraki "Yıl Boyunca Neler Okudum" yorumunda görüşmek üzere.. Hoşça kalın!



Yayınevi: İthaki     Yazar: Neil Gaiman     Sayfa Sayısı: 177

GoodReads Puanı: 3,98    Çevirmen: Zeynep Heyzen Ateş


2 yorum :

  1. Aynen okurken ben de öyle hissettim. Bir yandan geçmiyor diye düşünürken bir yandan hızlıca okunuyor. Ne yazık ki ben içinde bol soru işareti barındıran kitapları beğenemiyorum bir türlü :( Çeviri ve yazarın dili mükemmel olmasa bitiremezdim kitabı sanırım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de okurken bir türlü bitmeyecek hissine kapılmıştım fakat üzerinden zaman geçtikçe bu hissin etkileri silindi sanırım :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...