17 Haziran 2015 Çarşamba

Kan Sözü (Vampir Akademisi #4) - Kitap Yorumu



Rose Hathaway'in hayatı bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı. Kısa süre önce St. Vladimir Akademisi'ne düzenlenen saldırı, Moroi dünyasını sarsmıştı. Vampirlerin birçoğu ölmüştü. Fakat Strigoi'lar tarafından götürülen birkaç kurbanın yazgısı daha karanlıktı. Rose içinse bir kurban çok önemliydi. Dimitri Belikov. Dimitri! 

Şimdi Rose, yüzlerce Strigoi öldürdüğünü gösteren bir dövme taşıyordu ensesinde. Hem de çok nadir bulunan bir dövme. Rose seçim yapmak zorundaydı. En iyi arkadaşı ve hayatta kalan son Dragomir prensesi Lissa'yı korumak için ettiği yemini tutacak ya da Akademi'den ayrılarak sevdiği adamın peşine düşecekti. Aşkla ve tek başına! 

Dimitri'ye verdiği sözü tutmak için dünyanın öbür ucuna bile gidebilirdi. Ancak cevabı kan kokan bir soru Rose'un peşini bırakmıyordu. Dimitri kurtarılmayı isteyecek miydi?

Eyvah! İşler karıştı. Rose bu yükün altından kalkabilecek mi? 

Dimitri'yi öldürmeyi başarabilecek mi? 

Yoksa kapısına kadar gelen sonsuz aşka mı kapılacak?


Eveet, geldik serinin 4. kitabına. İlk 300-350 sayfanın karanlığı beni cidden.. boğdu. Lissa'nın durumu, Adrian, Avery karmaşası, Christian, Jill... Sadece Rusya'da değil akademide de durumlar çok karmaşıklaşmıştı ve Rose'un tarafındaki durağanlık beni bu kitabın serinin en sinir bozucu kitabı olduğuna ikna etti. Kötü anlamda demiyorum, kaliteli olduğu kesin. Bana kalırsa yazar bu "sinir bozucu olaylar"ı gayet farkında olarak önümüze sundu. İnanıyorum ki 5. kitapta bizi gerçekten tatmin edecek birçok olay yaşanacak. En garibi de.. bu kitabı okurken yaşanan onca olaya rağmen gözlerim bile yaşarmadı. Halbuki diğer kitaplarda en ufak bir çeye bile o kadar çok ağlamıştım ki.. Dediğim gibi: Garip.

Kitabın son 150-200 sayfasını daha çok beğendim. Evet.. kalp kırıcı, hatta kalp parçalayıcıydı. Dimitri ne kadar inanılmaz bir sevgiliyse düşmanken de o kadar inanılmazdı. Rose haklı. Güçlü.. Çok güçlü ve bu ne kadar olumlu bilemiyorum. Kitabın sonlarında bir an için Rose-Adrian ikilisini düşünmedim de değil. Dimitri'yi gerçekten çok seviyorum ve Rose ile Dimitri ayrılmaz ikili bunu da destekliyorum ama Adrian favorim. Gerçi Rose ile iyi bir ikili oluşturacaklarını düşünmüyorum. Adrian'ı bir kızla bağdaştıramıyorum... henüz. Ve onun için üzülmekten de vazgeçemiyorum. Rose'dan vazgeçtiğini görmek için sanırım seri sonuna kadar beklemem gerekecek.

Spoiler
Bu kitapta Dimitri meselesinin çözüme ulaşacağını, en azından bir  ilerleme kaydedileceğini ummuştum. Ama şimdi 3. kitabın sonunda nerede bıraktıysak hâlâ orada olduğumuzu fark ediyorum. Ciddiyim, artık ne olacaksa olsun. Kafayı yiyebilirim.

Bu arada Abe'in babası olması konusu ile yazar güzel bir ayrıntı yakalamış. Abe karakteri hoşuma gitmişti ve altından bir bela çıkmamasını umuyordum. Türk olma meselesi ile ilgili ne düşüneceğimi pek bilemiyorum. En azından müslüman-terörist falan dememiş. 

Ayrıca simyacılara bayıldım! Bir an önce bu seriyi bitirip Kanbağı serisine başlamak istiyorum ama bir yandan da bu seriyi bitirmek istemiyorum. Değişik bir ikilem. Syney'i tam hayal edemedim, bu işi de diğer seriye bırakıyorum. Adrian'a olan aşkımı da öyle.

Bir de Rusya zamanları var ki, şu an, kitap bittiğinde benim için sanki uzak bir anı gibi. Yeva'ya cidden bayıldım. Ama ailenin geri kalanına o kadar da ısınmadım. İyiler, ona şüphe yok. Tabii bir de Mark ve Oksana -bu arada bu Rus isimlerine asla alışamayacağım sanırım-  ve yeni "ruh" güçleri meselesi var ki oraya girersem içinden çıkabileceğimi sanmıyorum. Sadece bekleyip göreceğim, sanırım.
Spoiler Sonu

Bu arada gerçekten, seri hakkında birkaç spoiler yediğim için sinirlerim çok bozuk, o yüzden lütfen, rica ediyorum yorumlarınızda 5 ve 6. kitaptan asla spoiler vermeyin. Uyararak bile, çünkü yorumlarınızı direk okuyorum ve uyarılara bazen dikkat edemeyebiliyorum.

Uzun lafın kısası bu kitap sanki cennet ve cehennem arasında kalan araf gibiydi. Ölümle yaşam arasında kalan Strigoi gibi. Ne demek istediğimi anlıyorsunuz değil mi?


Serinin Diğer Kitapları & Yorumlarım:
1. Vampir Akademisi
2. Buz Öpücük
3. Gölge Öpücük 
4. Kan Sözü (şu an buradasınız)
5. Ruh Bağı 
Yazar: Richelle Mead   Yayınevi: Artemis   Sayfa Sayısı: 520   Çevirmen: Selim Yeniçeri
Liste Fiyatı: 20 TL    GoodReads Puanı: 4,38

4 yorum :

  1. Uzun zamandır vampir serisi okumamıştım. Seriyi aklıma yazıyorum :)

    YanıtlaSil
  2. Kitabı çok uzun zaman önce okudum ama hala "Roza... İlk dersimi unutmuşsun. Tereddüt etme." kısmında attığım çığlığı hatırlarım. :D Öbür kitaplardan spoiler yediğin kısımlar umarım düşündüklerim değildir. Bana oralardan spoiler veren birini öldürebilirdim çünkü. -,-

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok yok, öyle çok ağır spoilerlar almadım. En azından bu seriyle ilgili. Yine de kendim okuyup görmek isteyeceğim bazı olayları pat diye söylediler, hoş olmadı.. Ve o replik... Allah'ım çıldıracağım sanırım :D

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...