31 Ağustos 2014 Pazar

KCBT 14. Blog Tur || Anna Carey - Yazarın Diğer Kitapları

1. Sloane Sisters (Sloane Sisters #1)


Stil. Sabotaj. Kardeşlik.

Cate ve Andie Sloane'in Upper East Side'lı babası, Stella ve Lola Childs'ın İngiliz model annesiyle tanıştığında, kimse bu deniz aşırı ilişkinin uzun sürmesini beklemiyordu. Ama sonra ebeveynleri ortaya bir evlilik bombası attı ve görünüşe göre Cate, Andie, Stella ve Lola kocaman mutlu bir aile olacaklar. Eh, en azından kocaman. 

Gossip Girl ve The Brady Lunch karışımı, büyük şehirler ve lüks yaşamla ilgili, hayat dolu, komedi ve kardeş rekabeti ile dolu olan bu kitap, yeni serilere tekmeyi basabilecek nitelikte.

Yurtdışı Çıkış Tarihi: 28 Nisan 2009
Sayfa Sayısı: 208
Tür: Chick-Lit, YA, Realistic Fiction

Orjinal dilinde satın almak için: Amazon

2. Survival Of The Fiercest (Sloane Sisters #2)


Stil. Sabotaj. Kardeşlik.

Survival of the Fiercest'te Cate, Lola, Andie ve Stella geri döndü. Artık resmen kardeşler. Upper East Sidelı Cate ve Andie Sloane'ın babası, Londralı Stella ve Lola Childs'ın annesiyle evlendi, ve şimdi "gerçek anlamda" kardeş rekabeti başlayabilir. Özellikle Childs kardeşlerin Ashton Prep'e, yani Manhattan'da Sloane'lerin hüküm sürdüğü ortaokula, pençelerini geçirmeye çalışmaya başladığı andan itibaren.

Gossip Girl, The Clique ve The Sisterhood of  Traveling Pants gibi çok satan serilerin yapımcısı Alloy-Entertainment'tan, genç kızların okumaya bayılacağı mizah, hayat ve gösterişli bir yaşamla dolu bir seri karşınızda!

Yurtdışı Çıkış Tarihi: 6 Ekim 2009
Sayfa Sayısı: 240
Tür: Chick-Lit, YA, Realistic Fiction

Orjinal dilinde satın almak için: Amazon

3. Blackbird (Blackbird İkilisi #1)


Bu hileli, ikinci ağızdan anlatılan, nefes kesici, kedi-fare gerilimli yolculuk, günümüz Los Angeles'ında hafıza kaybı yaşayan, gizemli ve korkunç bir saldırgan tarafından takip edilen bir kızın peşinde..

Bir kız tren raylarında uyanır ve bir tren üzerine doğru yüksek hızla gelmektedir. Tepki vermek için sadece saniyeleri vardır, anında aşağı doğru eğilir ve tren hızla üzerinden geçer. Kız adını, nerede olduğunu ve oraya nasıl geldiğini hatılamıyordur. Sadece sağ bileğinde, altına harfler ve sayılar işlenmiş, bir kutunun içinde duran siyah bir kuş dövmesi vardır: FNV02198. Kızın gerçek anlamda bildiği tek şey vardır: Birileri onu öldürmeye çalışıyordur.

Kaçışı boyunca, kim olduğunu ve eskiden olduğu kıza ne olduğunu çözmeye çalışır. Hiçbir şey ve hiçkimse göründüğü gibi değildir. Ama gerçek, hayal ettiğinden çok daha rahatsız edicidir.

Labirent Serisi, Code Name Verity ile buluşuyor, Blackbird; acımasız, aksiyon ve şaşırtıcı hilelerle dolu.

Yurtdışında Beklenen Çıkış Tarihi: 16 Eylül 2014
Sayfa Sayısı: 256
Tür: YA, Gizen, Gerilim, Fantastik, Romantik, Bilim Kurgu

Orjinal dilinde satın almak için: Amazon

4. ? (Blackbird İkilisi #2)

Yazarın şu an yazdığı kitap ise Blackbird serisinin 2. kitabı. Yurtdışında 2015 yılında yayınlanması bekleniyor ve henüz ismi, kapağı veya çıkış ayı belli değil. 

Bir de bildiğiniz gibi yazarımızın bir Eve serisi var. Serinin tanıtımını 1 Eylül'de Bidolukitap blogunda bulabilirsiniz :) Hoşçakalıın!

29 Ağustos 2014 Cuma

Okuma Şenliği 2. Ay Raporu


Merhaba arkadaşlar! Okuma şenliğinde 2. ayı da bitirmiş bulunuyoruz. Maalesef ki istediğim performansı gösteremedim bu ay yine. Tatil sağolsun :D Her neyse, bakalım bu ay neler okumuşum:

4. Kategori (10 puan): Adında bir sayı geçen bir kitap.
Duygu: Bir Türk Masalı || Müptelâ Yayınları - 672 sayfa

10. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
Başlayanlar - Lissa Price || Dex - 348 sayfa

19. Kategori (10 puan): Halen yazmaya, üretmeye devam eden bir edebiyatçıdan (yazar, şair, araştırmacı...) bir kitap.

Yeni Dünya - Anna Carey || Pegasus Yayınları - 312 sayfa

Evet, bu ay bu kadarcık okumuşum maalesef. Puan hesaplamasına geçelim:

Toplam 5 kitap okuduğum için 3x10=30 Puan
1332 sayfa okuduğum için 13 puan
Toplamda 30+13=43 puanla bu ay da bitti. 43 puancık, çok komik :D Hep tatilin suçu bunlar! :D

KCBT 14. Blog Tur || Yeni Dünya (Eve #1) - Kitap Yorumu & Çekiliş


HİÇBİR YER GÜVENLİ DEĞİLDİ...

Meslek öğrenmek yoktu, şehir yoktu, geniş yataklı ve manzaralı daireler yoktu. Restoranlarda beyaz masa örtülerinin üzerinde parlak gümüş takımlarla yenen yemekler yoktu. Sadece o oda, lazımlıklardan gelen pis kokular ve çatlayana kadar gerilen deriler vardı.

HER ŞEY KOCAMAN BİR YALANDAN İBARETKEN KİME GÜVENEBİLİRSİNİZ?

Ölümcül bir virüs yeryüzü nüfusunun çoğunu yok ettikten on altı yıl sonra, dünya oldukça tehlikeli bir yer haline gelmiştir. On sekiz yaşındaki Eve ise, okulunun güvenli duvarlarının ardına hiç çıkmamıştır. Okulda onunla birlikte iki yüz yetim kıza, Yeni Amerikanın öğretmenleri ve sanatçıları olacakları vadedilmiştir. Ama mezuniyetten bir gece önce Eve okulunun esas amacını ve onu bekleyen korkunç kaderi öğrenir.
Yuva olarak bildiği tek yeri terk ederek uzun, tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkar. Bu zorlu yolculukta güvende olacağı bir yer aramaktadır. Bu sırada vahşi bir hayat süren, asi isyancı Calebla yolları kesişir. Eve tüm hayatı boyunca erkeklerden ayrı tutulmuş ve onlardan korkmayı öğrenmiştir ancak Caleb zamanla onun güvenini ve kalbini kazanmaya başlar. Askerler peşlerine düştüğündeyse Eve'in gerçek aşkı ve hayatı arasında bir tercih yapması gerekecektir.


Merhaba arkadaşlar! Turun 3. gününde Yeni Dünya yorumumla karşınızdayım. Kitabın üzerine kurulmuş olduğu distopya farklı ve orjinaldi. Kurguyu sevdim, dil ise gerçekten çok akıcıydı. Öyle ki bir otobüs yolculuğunda başlayayım dedim bir bakmışım 70 sayfa kalmış bitmesine. Göz açıp kapayıncaya kadar bitiyor kitap gerçekten.

Kitapta eksik bulduğum şey -bilemiyorum bu bir eksiklik midir ama- derinliğiydi. Yani böyle, her şey fazla basit gibiydi, bir karmaşa yoktu. Bu aslında çok istediğim bir şey de değil, olmaması kitabı okumayı kolaylaştırıyor fakat aynı zamanda kitabın etkileyici özelliğini azaltıyor. Çok bir iz bırakmadı kitap bende mesela.

Ama ikinci kitabı istiyor muyum? Kesinlikle ve kocaman bir 'Eve't! Kitabın sonu okuyan çoğu kişiyi bir "NE? HAYIR!" düşüncesine terketmiştir sanırım. Spoiler vermemek adına derinlere inmiyorum.

Kitabın kapağından bahsetmek gerekirse, Pegasus kalitesi sayesinde internette gördüğümüzden birkaç tık daha iyi. - Kalitesi olsun kabartması olsun.. ;) - Ama bana kalırsa kapaktaki kız oraya Paint'le yapıştırılmış gibi duruyor. Bu orjinal kapak olduğu için böyle dandik olması şaşırtıcı aslında. Ama gökyüzünün mavi-yeşil rengi de bir o kadar güzel olması kapak hakkındaki düşüncelerimi nötrlüyor. Bir de kızın neden kızıl saçlı olduğunu anlayabilsem..

Unutmadan; kitabın çevirmeninin The Reading Lady blogunun sahibi Onur Kınacı Birler olduğunu bilmeyen kalmamıştır sanırım. Göze takılan hiçbir eksiklik yoktu, çok başarılı bir iş çıkardığını söylememe gerek yok heralde :)

Yani kısacası: Merak ediyorsanız alın ve okuyun. Ön yargılarınızı bir kenara bırakmalısınız, beklediğinizden çok daha iyi çıkacağına eminim. Tabi beklentileriniz de tavan yapmasın, hayal kırıklığına uğrayacağınızı sanmıyorum ama yine de yüksek tutmazsanız daha çok zevk alacağınızı düşünüyorum. Sonuç olarak distopya, macera, aşk seviyorsanız Eve'e bir şans tanımalısınız diyor ve yorumuma burada noktayı koyuyorum. Hoşçakalıın ;)


Puanım: 4  -> Çok beğendim!
Sayfa Sayısı: 312     Yazar: Anna Carey    Yayınevi: Pegasus


Çekiliş



a Rafflecopter giveaway


Katkılarından dolayı Pegasus Yayınları'na teşekkürler.

26 Ağustos 2014 Salı

Kitaplığımdaki En İyi On Kitap Kapağı || Etkinlik


Merhaba arkadaşlar! Yine yeni bir etkinlikle karşınızdayım. Beni bu etkinliğe davet eden Büyülü Ayraç'a çok çok teşekkür ediyorum. Onun favorilerini görmek için de buraya tıklamanız yeterli. 

Kitaplığımdan sadece "10 tanecik" kapak seçmek o kadar zor oldu ki! Eklemek istediğim daha çok kitap var ama bunlarla idare edelim artık. Hadi o zaman, başlayalım!


1. Fısıltı


Biliyorum, benden ve benim bitmek bilmeyen Fısıltı aşkımdan bıktınız ama ben bu kitabın, hatta bu serinin tamamının kapağına gerçekten bayılıyorum. Sadece kapak resmi değil, ciltli olması da büyük rol oynuyor burada. Pegasus kalitesiyle tabii ki. Belki biraz da benim melek sevgim yüzünden olabilir.


2. Silüet


Şu renklere, şu uyuma bakın! Serinin tamamı için durum aynı, fakat ilki kesinlikle favorim. Muhteşem! Zaten kitabın içeriğini de beğeniyorum, o açıdan da birkaç ek puan aldı benden.


3. Demir Kral


Yine Pegasus kalitesiyle, kabartmaları, renkleri, yazısı ve her şeyiyle aşık olduğum bir kitap. Arka kapağını da en az ön kapağı kadar sevdiğim çok nadir kitaplardan biri hatta. İlk gördüğüm anda bayıldıklarımdan biri. Tüm serinin kapakları çok güzel, ama özellikle turkuaz ayrıntılarıyla ilk kitabı favorim. Yine içeriğini de çok sevdiklerimden.


4. Bir Sır Saklı İçimde


Güzel olmakla beraber kitabın içeriğine de uygun, anlamlı bir kapak. Dex'in orjinal kapağı kullandığını öğrendiğimde çok mutlu olmuştum. Eh, biraz da kitabı kapağı için okudum diyebiliriz.


5. Füzyon


İlk kitabı Pür'ün aksine bu kitabın kapağı bir harika. Yalnız tek bir sorun var: Kapak dümdüz (kabartmasız) ve kalitesiz. Herhangi bir zarar gelmemesi için inanılmaz dikkatli olmak gerekiyor. Bu aslında bu kitaba özgü bir sorun değil. Bütün Dex kitapları böyle. Dex'in kapak kalitesi konusunda çok şikayetçiyim ben. Bu kadar muhteşem kapakları öyle kalitesiz yapınca ucuz ve basit görünüyor. Dex hakkında rahatsız edici bulduğum tek konu sanırım bu.


6. Yerkara


Bu serinin de bütün kapaklarına bayılıyorum. Ne var ki, Dex serinin devam kitaplarını çıkarmayı düşünmüyor. Güzelim seriye yazık oldu. Şimdi ben nasıl okuyacağım bu kitabı, devam kitaplarının gelmeyeceğini bile bile? Dex marka olarak ilk çıktığında o kadar çok yeni seri aldı ki şimdi toparlamakta zorlanıyor ve birçoğunu iptal ediyor. Ama Yerkara olmamalıydı onların arasında, tutmayan seriler çıkarken tutanlar neden iptal edilir ki?


7. Ruhsuz


Bu kitabın-serinin kapağını sevmeyen yoktur heralde. Kullanılan resmiyle olsun, renklerle olsun -ilk görüşümde özellikle- beni büyülemişti. Ama kitabı elime alınca yine bir hayal kırıklığı yaşadım, Dex sağolsun. Mat ve dümdüz bir kapak.. En azından yazılarda ve kelebek kanatlarında kabartma kullanılabilirdi. Ama biz aza da yetiniyoruz, en azından orjinal kapak kullanıldı ^^


8. Yanlış Yatak


Bu kitap nereden aklıma esti bilmiyorum. Kitabın kapağı internette gördüğümde hoşuma gitmişti ama elime alıp kalitesini farkedince tahmin ettiğimden çok daha iyi olduğu ortaya çıktı. (Teşekkürler Nemesis'e) Aslında seçtiğim kitaplar çok daha farklıydı ama ne kadar klasik olduklarını farkedip araya farklı bir tane atayım dedim. Seçimimin arkasındayım :D


9. Sen Gittiğinde


Serinin ilk kitabının kapağını da çok sevmeme rağmen ikinci kitabı koymak istedim. Nedenini bilemiyorum, sanırım bunu daha çok beğeniyorum. Ama iki kapak da birbirinden güzel, bir de Pegasus olunca tadından yenilmiyor :D


10. Asi


Kapaklarının güzelliğine aldanıp aldığım, ama içlerinin boş olduğunu anlayınca bir kenara attığım ve uzun zaman boyunca kitaplığımda sürünen, hâlâ da sürünmeye devam eden kitaplardan biridir kendisi. Yine de kapağını seviyorum. Artemis kendisinden beklenmeyecek bir kalite kullanmış bu serinin kapaklarında.

Aslında çok başka kitaplar vardı aklımda. Ama yayını hazırlamaya başlayınca aklıma gelenlerle önceden karar verdiklerimi değiştirdim. Biraz farklılık olsun istedim. Eğlenceli bir etkinlikti benim için, umarım seçtiğim kitapları siz de beğenirsiniz.

Ben de;
bloglarını etkinliğe davet ediyorum, iyi eğlencelerr! :)

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Son Zamanlarda Herkese Önerdiğiniz Kitaplar || Etkinlik


Merhaba arkadaşlar! Yepyeni bir etkinlikle karşınızdayım. Bu etkinliğe beni davet eden Kitap Kuşu'na kocaman teşekkürlerimi yolluyorum. Kitap önerisi konusunda asla seçici olamam, yani bıraksanız buraya bir kütüphane dolusu kitap yazarım. Ama iki etiket sayesinde seçeneklerimi sınırlandırıyorum. 

"Son zamanlarda" dendiği için eskiden okuduğum kitaplardan fazla önermemeyi düşünüyorum. Ayrıca bir de "Herkese" diyor -ki herkesin kitap zevki farklı olduğu için bu beni biraz zorlayabilir. O yüzden kitapları türlerine göre ayıracağım. Hadi başlayalım ^^

1. Günümüz Romantik Kitapları
Çevremde zaten Umutsuz'u okuyup da beğenmemiş biriyle karşılaşmadım henüz. Tatlı Bela'yı okuyanlar ise abartıldığını düşünenler ve çok beğenenler olarak ikiye ayrılıyor. Anlayacağınız üzere ben ikinci gruptayım. Travis'e ve Holder'a buradan kocaman öpücükler! :** :D

2. Fantastik Kitaplar

Fısıltı'yı buraya yazmasam olmazdı. Aslında diğerlerinin aksine fantastik olduğu kadar romantik de ağırlıklı. Bana kalırsa tabii ki okuyun. Tüm seriyi arakalıksız okuyun hatta. Peri mitolojisini seviyorsanız da Demir Kral'ı bir solukta bitireceğinizi düşünüyorum. Ayrıca melek kitapları sevmiyorsanız doğal olarak Meleğin Düşüşü ve Fısıltı size göre değil, sonra gelip bana kızmayın arkadaşlar -.-

3. Distopya Türünde Kitaplar
Tamam tamam... Kabul ediyorum, son zamanlarda değil her zaman önerdiğim kitaplara dönüştü bu etkinlik. Ayrıca ben yine kendimi filtreleyemeyip bir sürü kitap önerdim. Ama ne yapayım! Aynı zamanda birçok kitabı da içim kan ağlayarak eledim. 

Ayrıca anlayacağınız üzere bu kitapları kitap okuyan herkese değil bu türleri seven herkese öneriyorum. Dikkat!

Hâlâ saymak istediğim kitaplar olsa da kendimi tutuyorum ve postu sonlandırıyorum. Ayrıca ben de
bloglarını etkinliğe davet ediyorum!

Bir etkinliğin daha sonuna geldik. Umarım seçtiğim kitapları beğenirsiniz, hoşçakalıın! =)

Başlayanlar (Starters #1) - Tanıtım & İnceleme & Book Trailer


Biyolojik Savaş, orta yaşlı insanları yok etti ve geriye sadece gençler ve yaşlılar kaldı. Yaşlılar,yani Sonlayanlar, hayatlarına devam ediyorlar. Esas sorun ise gençler, yani Başlayanlar.Anne babaları öldü, beş paraları yok ve açlar.

Onlar hayatta kalabilmek için her şeyi yapmaya hazırlar.Callie'nin tek umuduysa bir beden bankası. Burası, yeniden gençolmak isteyen Sonlayanlara, kiralama yoluyla genç bir beden veriyor.Callie de bedenini kiraya veriyor çünkü paraya ihtiyacı var, hastakardeşine bakabilmek ve yaşamını devam ettirebilmek için.

Kiracısı ise, Callienin bedenini bir cinayet işlemek için kullanmanınpeşinde. Callie sistemde çıkan bir hata sonucu birden kendi bedenindeuyanıyor ama kiracısı hala sisteme bağlı. Şimdi tek bedenin içinde ikikişi var, bir de önlenmesi gereken bir cinayet.

Başlayanlar, uzak bir gelecekte, çıldırmış bir dünyadazorlu bir yaşam mücadelesi. Bu soluk soluğa macerave gizem dolu kurgu, bilimkurgu ve distopyasevenlerin hafızasına kazınacak.


Belki de beklentilerimi yüksek tuttuğumdandır, fakat bu kitap kesinlikle büyük bir hayal kırıklığı oldu benim için. Kurgu, olaylar, yeni dünya düzeni vs. orjinal olmasına rağmen o beklediğim akıcılığı, etkiyi yakalayamamış yazar. Sadece sıkılmak da değil mesele, sürekli "hadi artık" diyerek geçti kitap. Evet, birçok olay oluyor, ama hiçbiri beni tatmin edemedi.

Kitabın güzel yanları da vardı tabii ki. Özgün ve farklı bir distopya içeriyordu mesela. Özellikle kitabın sonunda ortaya çıkanlar, kitabı gözümde bir tık daha yükseltti ayrıca. Yani yazar sırf okuyucular mutlu olsun diye klasik bir olay yazmamış. Çok üzülsem de bir o kadar şaşırdım ve bu duruma alışamasam da yazarın orjinal fikrini tebrik etmekten kendimi alamadım.

Spoiler
Okuyanların muhtemelen çoktan anladığını düşünüyorum bahsettiğim olayı. Tabii ki Blake'in içinde aslında İhtiyar'ın olmasından bahsediyorum. Bunu öğrenince inanılmaz hayal kırıklığı ve şaşkınlıkla doldum. Yeni bir Blake ile yeni bir sayfa açsalar bile mantıken düşününce aslında Callie İhtiyara aşık olmuş oluyor. Bundan iğrenmeli miyim bilmiyorum, ama öyle bir şey hissedemedim. Her şey ikinci kitaba bakıyor anlayacağınız.Ve maskenin altındaki yüze. (İlk başlarda kızın babası olduğunu düşünmedim değil -.-)

İhtiyar'ın gerçekten iyi biri olacağına inanmıyorum. Bu Karanlıklar Efendisi ile yaşadığımız şeye benziyor. Belki de hiç benzemiyor. Bakış açınıza göre değişir aslında. Gölge ve Kemik hakkında daha fazla spoiler vermemek adına susuyorum ve kitabımıza geri dönüyorum.
Spoiler sonu.

Kitabı beğenmedim değil, ama dediğim gibi bir hayal kırıklığı oldu benim için ve tavsiye ettiklerim listesine giremedi bu yüzden. Okusanız bir şey kaybetmeyeceğiniz gibi okumasanız da bir şey kaybetmezsiniz. Merak ediyorsanız okuyun ama listenizde alt sıralardaysa bu türde okunacak çok daha iyi kitaplar olduğunu söyleyebilirim. Hoşçakalıın ^,^


Puanım: 3  -> Okusanız da olur, okumasanız da..
Sayfa Sayısı: 348     Yazar: Lissa Price    Yayınevi: DEX


Kitap Fragmanı


24 Ağustos 2014 Pazar

Yeni Dünya - Bir Eve Romanı || KCBT Yeni Tur & Kitap Tanıtım


HİÇBİR YER GÜVENLİ DEĞİLDİ...

Meslek öğrenmek yoktu, şehir yoktu, geniş yataklı ve manzaralı daireler yoktu. Restoranlarda beyaz masa örtülerinin üzerinde parlak gümüş takımlarla yenen yemekler yoktu. Sadece o oda, lazımlıklardan gelen pis kokular ve çatlayana kadar gerilen deriler vardı.

HER ŞEY KOCAMAN BİR YALANDAN İBARETKEN KİME GÜVENEBİLİRSİNİZ?

Ölümcül bir virüs yeryüzü nüfusunun çoğunu yok ettikten on altı yıl sonra, dünya oldukça tehlikeli bir yer haline gelmiştir. On sekiz yaşındaki Eve ise, okulunun güvenli duvarlarının ardına hiç çıkmamıştır. Okulda onunla birlikte iki yüz yetim kıza, Yeni Amerikanın öğretmenleri ve sanatçıları olacakları vadedilmiştir. Ama mezuniyetten bir gece önce Eve okulunun esas amacını ve onu bekleyen korkunç kaderi öğrenir.

Yuva olarak bildiği tek yeri terk ederek uzun, tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkar. Bu zorlu yolculukta güvende olacağı bir yer aramaktadır. Bu sırada vahşi bir hayat süren, asi isyancı Calebla yolları kesişir. Eve tüm hayatı boyunca erkeklerden ayrı tutulmuş ve onlardan korkmayı öğrenmiştir ancak Caleb zamanla onun güvenini ve kalbini kazanmaya başlar. Askerler peşlerine düştüğündeyse Evein gerçek aşkı ve hayatı arasında bir tercih yapması gerekecektir.


Sayfa Sayısı: 311   Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe   Yayınevi: Pegasus Yayınları   Yazar: Anna Carey

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Oops, MİM! || Etkinlik


Merhabaa arkadaşlar!
Okuma Köşem beni mimlemiş (Teşekkürleer!) ama ben tatile gitme telaşesiyle hemen hazırlayamam yayını diye düşünmüştüm, gelin görün ki yolculuk ertelendi! Böylece hemen hazırladım cevaplarımı ben de ^,^

Ne sıklıkla kitap okursunuz ?
Her gün az-çok okumaya çalışsam da içinde bulunduğum zamana göre değişiyor. Yoğun olduğum zamanlar 2-3 günde bir kitap başına geçerim. 


En sevdiğiniz yazarlar ?
Şu an kütüphanemin yanında olup unutmamak için tüm kitaplara bakarak bu listeyi yapmayı çok isterdim. Umarım unuttuğum olmaz.

Becca Fitzpatrick
Jamie McGuire
Colleen Hoover
Jennifer Armentrout

Daha çok var, ama birden fazla kitabını okuyup stillerini biraz da olsa bildiğim yazarlar olsun istedim :)

En beğendiğin kitaplar ?
Fısıltı, tabiiki.
Tatlı Bela
Uyumsuz
Açlık Oyunları, yazmazsam olmaz.
Demir Kral
Melez Sözleşmeleri

Tekrar, umarım atladığım & unuttuğum yoktur.


Yerli / Yabancı hangi yazarların kitaplarını tercih edersin?
Net: Yabancı.

Bugüne kadar en beğendiğin kitap serisi?
Fısıltı, tereddütsüz. 

Daha çok hangi tarz okumaktan hoşlanırsın?
Romantik, Fantastik.

En son hangi kitabı okudun?
Duygu-Işıl Parlakyıldız


Şu an hangi kitabı okuyorsun?
Başlayanlar-Lissa Price

Kitap blogları hakkında ne düşünüyorsun? Yeterli mi ?
Her kitap blogunu yeterli bulmuyorum. Özellikle kendine ait bir tarzı olmayan, başka blogların karışımı olan blogların kesinlikle yetersiz, hatta gereksiz kalabalık olduğunu düşünüyorum. Ben, bloggerların yorumlarına, özgün olduğu için değer veririm. Ve bu alanda, gerçek anlamda, çok kaliteli bloglar var, her yorumlarını ilgiyle okuyorum ve kesinlikle kazandıkları ilgiyi hakediyorlar. 

Kitap okumak sizin için ne ifade ediyor?
Bunu kısaca anlatmam mümkün mü bilemiyorum :D Küçük yaşlarımdan beri okuyorum ve blogu açana kadar okumak, sürekli devam edeceğim bir hobiydi. Ama şimdi hayatımın bir parçası haline geldi. Blogum, kitaplarım olmasa eksik kalırım gibi geliyor..

5 Ağustos 2014 Salı

KCBT 13. Blog Tur || Işıl Parlakyıldız Romanları & Çekiliş

Yayınlanmış Kitapları

1. Köle


Kudretli bir prensin bir köleye duyduğu tutku...

Bir kölenin efendisine olan aşkı...

Aslında Prens Edward'ın aklını kurcalayan sorunun yanıtı gayet basitti. İkisi de sadece bedenlerinde özgürdüler. Edward ne prensti, Jaymie ne bir köle. Dudakları, gözleri, elleri özgürce konuşuyordu. Birbirlerine haykıramadıkları, söylemek isteyip susmak zorunda kaldıkları cümlelerdi sevişmeleri.

Veliaht Prens Edward yatağını nice kadınlar süslerken tutkuyu kölesinin gözlerinde bulduğunda âşık olabileceğini hiç düşünmemişti. Her istediğini elde etmiş bencil Prens, Köle Jaymie'nin aşkıyla baş edebilecek mi? Aşkı için savaşırken onu sırtından kimler vuracak? Kaybedişi, intikamı ve pişmanlığı bulacağınız romanda iliklerinize kadar sevgiyi yaşarken, roman aşkın her halini size sunacak. Sizi şehvetin, masumiyetin ve acının derinliklerine çekecek...

Gözyaşlarınız akarken tutku teninizi ısıtacak...

Yazar: Işıl Parlakyıldız   Yayınevi: Sokak Kitapları  Sayfa Sayısı: 548
Liste Fiyatı: 25 TL    Dil: Türkçe

2. Duygu (Bir Türk Masalı #1)


Anne sıcaklığı, baba emniyeti olmayan bir dünyada ayakta kalmaya çalışan kırılganlık abidesiydi Duygu. Üç yoldaşı vardı onu taşıyan. "Develerim" derdi onlara. O develer ki İstanbul'un en arızalı tipleriydi. Her ne kadar bela makinesi olsalar da Duygu için tek bir gerçek vardı;

"Bekir candı, Ali kandı, Sedat aşktı." 

Ve hayat onlar için bir duadan ibaretti. İyiyim…iyiyiz… biz hep iyi oluruz. Güçlü olmayı en zorlu yollarda öğrenmiş dev bir çınardı Sedat. Hayatta yorulmuş, aşktan ?çoktan vazgeçmişti. Yüreğini ördüğü çelik duvarlar arasına saklamış acımasız bir adamdı o. Acılarla ?atılmış düğümlerin arasında filiz verebilir miydi aşk? Meleği şeytana döndürüp, şeytanın ruhunu ele geçirebilir miydi aşk?

Yazar: Işıl Parlakyıldız   Yayınevi: Müptelâ  Sayfa Sayısı: 672
Liste Fiyatı: 25 TL    Dil: Türkçe

Yorumum için tık tık! ^,^

Wattpad Hikayeleri

3. Ali'm (Bir Türk Masalı #2)

Kelimelerin anlamı olmadı sensiz...

Ne senin olmayan gözlerde ruhumu gördüm
Ne senin nefesin olmadan soluk aldım.

Hiçbir tende can bulmadı bu ten,
Senin teninde hayat bulduğum gibi..

Okumak için: Wattpad

4. Mucize


Eric Daniel Label Dünyasına hoşgeldiniz....

Aşk mucizeleri sever.... diyorsanız... 

Bir kadın kendi mucizesini kendi yaratır... inanıyorsanız... veeee

Hayran olunacak bir erkek mi arıyorsunuz? 

Aşkı damarlarınızda hissetmeye ihityacınız mı var?

Bir kadının nasıl sevileceğini öğrenmek ister misiniz?

Doğru hikayedesiniz...

Okumak için: Wattpad

5. İtalyan Aşk


Chars babası ölüp ailenin başına geçmek zorunda kaldığında bütün hayallerini yüreğinin en ücra köşesine gömdü... 

O artık İtalya'nın en ünlü mafya ailesinin başındaydı ve sert, acımasız adam rolünü üstlenmekten başka çaresi yoktu... 

Ta ki çocukluk aşkı, kuzeni April'a olan aşkını itiraf edene kadar...

Okumak için: Wattpad

6. Çıkmaz Sokak


Prens Robert, acı dolu geçmişinden kaçıp karanlıkta bir hiç gibi yaşamaya alışmış, ölümü bekliyordu. Bir gün hiç tanımadığı bir kadından çocuğu olduğunu öğrendi. Tabii hayatının çıkmaz sokağa girdiğini fark ettiğinde çok geçti... Bu olanlar yetmezmiş gibi, ondan habersiz, teni tenine değmeden çocuk yapan bu kadın ona ikinci bebek yapmak için yalvarıyordu...

Okumak için: Wattpad

7. Ölüm Kapıyı Çalınca


Sınırların mı var? 

Bu hikayeyle sınırlarını baştan çizebilirsin... 

Sınırların var mı? 

Ya... Ölüm kapına dayandığında ne kadar ileri gidebilirsin? 

Sınırlarını korur, en sevdiğin varlığın elinden kayıp gitmesine izin mi verirsin? 

Yoksa onun için kendini, bedenini satabilir misin?

Okumak için: Wattpad

8. Kan ve Aşk 


Yıl 1756 İngiltere güneyi... 

Yedi yıl savaşlarının sürdüğü zamanlarda İngiltere’nin güneyinde Bristol ve Truro bölgelere ayrılmıştı ve hanedanlıklar İngiltere Kralına bağlı olarak yönetiliyordu. Bristol yüzyıllardır Edessa halkına aitti ve Edessa Lordunun varisleri halka hükmediyordu. Truro ise Loren Lordları Glangerlar tarafından yönetiliyordu. Yüzyıllardır bu iki aile neden olduğu unutulmuş bir düşmanlıkla birbirlerinden nefret eder ve yıllar süren savaşlarla her iki kardeş halktan çok insan kaybedilirdi. Edessa ve Lorenler 1706 yılında bir barış antlaşması imzaladılar. Barış şartları halkın refah ve huzurunu düşünen ve her iki taraf içinde bağlayıcı şartları bulunan bir sözleşmeydi. Her ne kadar barış antlaşması imzalanmış olsa da Edessa ve Bristol hanedanlıkları birbirlerine ılımlı olmayı başaramadılar. Halkların kardeşliği, Lorenlilerin, Edessa topraklarında, Edessa halkının Loren topraklarında yaşaması bile zaman içinde onların kinlerini yok etmedi. Birbirleriyle soğuk savaşları devam etti. Aradan tam elli yıl geçti.... 

Barbar Lord Vincent... 

İntikam ateşiyle yanıp tutuşan Leydi Emma... 

Tutku bir zehir... 

Şehvet bir günah... 

Ya aşk ?

Yayınlanmamış Hikayeler

2 Ağustos 2014 Cumartesi

Cumartesi Güncellemesi #1 - Live Fast & Always Win


Merhaba arkadaşlar! Yeni bir etkinlikle karşınızdayım: Cumartesi güncellemeleri! Adından da anlaşıldığı gibi her hafta Cumartesi günleri gelecek olan bir post. Bu postlar biraz daha kişisel olacak. Aslında bir çeşit "Bu hafta neler yaptım?" sorusunun cevabı Cumartesi güncellemeleri. Sadece kitaplar hakkında da olmayacak, birçok farklı konu içerecek fakat bu hafta ilki olduğu için fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Her hafta hoşuma giden veya konuya uygun bir resmi de yukarıya ekleyeceğim ^^

Ah, bu arada, bu bir deneme yayınıdır :D Birkaç denemeden sonra umduğum gibi gitmezse devam ettirmeyi düşünmüyorum, belki aylık güncellemeye dönebilir.

Kitaplar

Duygu'nun 2. kitabı olan Ali'm e Wattpad üzerinden başladım.
Lissa Price - Başlayanlar kitabına başladım.
Bana Dokunma serisinin 1,5 numaralı novellası olan Destroy Me'nin ön okumasını okudum. 
Taşınacağımız için kitaplığımı boşaltıp koliledim ve tatile giderken yanıma alacağım kitapları ayırdım.
Grinin Elli Tonu trailer'ını izledim.

Henüz İndirdiğim Müzikler

SIA- Breathe Me & Soon We'll Be Found
Ed Sheeran - Photograph & Thinking Out Loud & Afire Love & Bloodstream
Nicki Minaj - Pills and Potions

♫ Dinlediğim müzikleri yazmıyorum, yoksa post bitmez ♫

İzlediğim Filmler & Diziler

Hızlı ve Öfkeli 1-2-3-4
Ölüm Yarışı 1-2-3
Teen Wolf  4. Sezon 6. Bölüm

☢ Yukarıdaki resmin ve başlığın anlamı açıklığa kavuşmuştur sanırım ☢

İzlediğim Animeler & Çizgi Filmler

The Legend Of Korra 3. Sezon 9. Bölüm
Sword Art Online 2. Sezon 4. Bölüm
Winx Club 3. Sezon 10. Bölüme kadar

✮ Evet arkadaşlar, çocuk ruhlu bir bloggerınız var ✮

İlk Cumartesi güncellememiz bu kadar. Yorumlarınızı bırakmadan geçmeyiin ^,^

KCBT 13. Blog Tur - Duygu || Kitap Yorumu & Çekiliş


Anne sıcaklığı, baba emniyeti olmayan bir dünyada ayakta kalmaya çalışan kırılganlık abidesiydi Duygu. Üç yoldaşı vardı onu taşıyan. "Develerim" derdi onlara. O develer ki İstanbul'un en arızalı tipleriydi. Her ne kadar bela makinesi olsalar da Duygu için tek bir gerçek vardı;

"Bekir candı, Ali kandı, Sedat aşktı." 

Ve hayat onlar için bir duadan ibaretti. İyiyim…iyiyiz… biz hep iyi oluruz. Güçlü olmayı en zorlu yollarda öğrenmiş dev bir çınardı Sedat. Hayatta yorulmuş, aşktan ?çoktan vazgeçmişti. Yüreğini ördüğü çelik duvarlar arasına saklamış acımasız bir adamdı o. Acılarla ?atılmış düğümlerin arasında filiz verebilir miydi aşk? Meleği şeytana döndürüp, şeytanın ruhunu ele geçirebilir miydi aşk?



Bitirdin bizi be Duygu! Nasıl yaptın bilmiyorum ama yaptın işte. Ağladım, güldüm, sinirlendim, ağzım açık boş gözlerle kitaba bakakaldım.. Her türlü duyguyu yaşattı bize Duygu. Adı kadar var yani arkadaşlar :D

Şimdi, ben şahsen çok Türk yazar okuyan biri değilimdir. Hatta inanılmaz ön yargılı yaklaşırım. Bu ön yargım Asude'de biraz azalmış da olsa Duygu'ya "yok bunlar kıro, deve nedir ya, neden kitaptaki isimler bu kadar gerçekçi olmak zorunda? (Evet bunu düşündüm, itiraf ediyorum.!) vs.." diye diye başladım.

Sonra bir bakmışım, kafam kitabın içine gömülmüş. Yok Allah'ım, uğraşıyorum uğraşıyorum çıkmıyor, sanki elime de yapışmış. Gece bilmem kaç oldu, benim gözler kan çanağı (tamam uykusuzluğun yanında biraz da ağlamış olabilirim, Duygu işte!) ama bırakamıyorum kitabı. Ertesi gün kitabı bundan sonra sabahları okumaya ant içmiş bir biçimde uyandım. Bilirsiniz, gece uyuyamayıp sabah uyanamama olayları işte :D

Bu yorumumda, gerçekten kitabın ayrıntılarına girmeyeceğim. İstiyorum, ama bir kez ayrıntıya girersem buraya kitap oluşturacak bir yorum yazmaktan korkuyorum. O yüzden kısa keseceğim, umarım yorum bittiğinde "Bu mu senin kısa kesmiş halin?!" demezsiniz :D

Favori karakterim.. (Davul seslerii!!) tabii ki de Alim! Kitap biter bitmez hemen wattpad'den Işıl Parlakyıldız'ı açıp Ali'm kitabını okumaya başladım bile. Ben bu çocuk hakkında buraya destan yazarım ama spoiler vermemek adına bu konuyu zorla da olsa kapatıyorum.

Uzun lafın kısası, bu kitabı merak ediyorsunuz ama tereddütünüz mü var? Bu türü seviyorsanız, gidin, alın, okuyun! Bazen kahkahalar atacaksınız, bazen gözyaşlarına boğulacaksınız. Bazen de benim gibi şaşkınlıktan "Nee!!!" diye bağırarak apartmanı inletebilirsiniz fakat bu sadece kronik vakalarda görülüyor :D

Evet, benim diyeceklerim de bu kadar. En azından buz dağının görünen kısmı. Duygu turu, Kitap Canavarları olarak yaptığımız en eğlenceli turlardan biri oldu. Oluyor yani, çünkü hâlâ devam ediyor. Gelişmeleri takip etmek için ve bir de facebook çekilişine katılmak için Kitap Canavarları Facebook Sayfamıza yazının üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Hoşçakalın bebişlerrr! (Üzgünüm, Duygu etkisi işte..)


Puanım: 5  -> Bitirdi Beni :'(
Sayfa Sayısı: 672   Yazar: Işıl Parlakyıldız   Yayınevi: Müptelâ


~ÇEKİLİŞ~


a Rafflecopter giveaway
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...