24 Haziran 2014 Salı

Deliryum (Delirium #1) - Tanıtım & İnceleme


Aşk tedavisinden sonar sonsuza dek mutlu ve güvende olacağımı söylediler.
Ve ben, onlara hep inandım.

Şimdiye dek.
Şimdi artık her şey değişti.

Artık, bir yalanın baskısı altında yüzyıl yaşamaktansa, 
aşk hastalığıyla geçireceğim kısacık bir ömrü tercih ederim.


Aşk bir hastalıktır. Aşk bir hastalıktır. Aşk bir hastalıktır. Ben galiba bu kitaba hasta oldum. 

Bu kitabın hem düşük tempolu ilerlediğini düşünüp hem de nasıl sıkılmadan okudum, hiç bilmiyorum. Bu kitap beni çok ikilemde bıraktı. Bir de sonu sağolsun başımda bir ağrı bıraktı. Gecenin ikisinde üşenmeyip yorum yazdığıma göre etkilemiş bu kitap beni. 

Spoiler İçerir
Kitabın tekdüze gitmesinden rahatsız olmamamın nedeni her şeyin yolunda olmasıydı sanırım. Karar verdikleri gibi prosedüre 9 gün kala Yabanıl'a gidebilmelerini öyle çok istedim ki neredeyse sanki kitap orada bitmiş gibi kapatıp kitaplığıma kaldıracaktım. Çünkü belliydi yani, bir şeylerin yolunda gitmeyeceği ortadaydı. Nerede o eski mutlu sonlar?!

Kitabın sonunda Alex arkada kaldığında -yaralı bir şekilde- ben kendimi kaybettim artık. Bir de gecenin ikisi olmuş saat, ben de sanki rüya görür gibi olayların içine dalmış izliyorum sanki. Kız koşmaya başladı Yabanıl'da ama ben hala çitlerin orada öyle bakıyorum. Kaldım ben bir kere orada, ruhumun bir parçası kaldı yani, artık 2. kitabı okuyana kadar geri dönmeyecek o oradan.
Spoiler Sonu

İlk 150-200 sayfa gerçekten insana "Hadi bir şeyler olsun artık" dedirtiyordu, bunu inkar etmem imkansız. Sonraki 200 sayfa daha iyi ilerledi başlara kıyasla. Ama yine de böyle su gibi akıp geçmedi, çok heyecanlı değildi -birkaç olay dışında tabii ki-. 
Heyecanlı değildi dediysem de sıkıcı anlamında değil, çünkü ben bu kitabın her zerresini sömürerek okudum, sıkılmam -kendi adıma konuşuyorum- söz konusu değildi. Temposu düşük müydü? Evet. Güzel miydi? Evet. Her şey bu kadar güzel ilerlerken sıkılmam ben. Toz pembe dünyaları seviyorum. Tabii hiçbir mutluluk sonsuza kadar sürmüyor.

Prosedür yaklaştıkça her şey daha karmaşık bir hal almaya başladı. Ve son 100 sayfa tartışmasız kitabın en güzel kısmıydı. Ve en kötü. Hangi perspektiften baktığınıza bağlı. Biliyorum bu temposuz gidiş yüzünden en az 1 puan kırmam lazım ama kıramıyorum. Valla içim kaldırmıyor :D Ben bu kitabı içindeki iç ürpertici çocuk tekerlemelerine kadar sevdim. Yani bu kitabın her cümlesi muhteşem bir alıntı gibiydi neredeyse. O yüzden ağır ilerlemesini kaldırabilirim, sorun değil.

Son olarak kişisel bir meseleden bahsetmek istiyorum. Biz Kitap Canavarları ile bu kitabın turunu yaptık. Aylar önce yaptık. Ama benim yorumum şimdi geliyor. Aylar sonra. Niye?! Bu sorunun cevabını vermek istiyorum. Olay şu ki ben kitabı turdan çok önce sipariş etmeme rağmen kargoda çıkan problemler sağolsun, yok bugün gelecek yok yarın gelecek diye diye tur bitince geldi kitap. Haliyle bende de okuma hevesi falan kalmadı, okul bitimine erteledim o yüzden. 

Unutmadan, dizi hakkındaki fikrimi de dile getireyim. Fragmanda izlediğim kadarıyla birkaç oynama yapılmış kitap üzerinde. İnekler = koyunlar, veya Hana'nın esmer olması gibi. Alex'le ilk karşılaşmalarının farklı olması gibi. Bunlar küçük ayrıntılar ama her şey böyle başlıyor. Örn: Vampir Günlükleri. Bunu söylemesem olmazdı. Dizi ne kadar güzel olsa da beni kitaptan soyutlayacağına inanıyorum. İzlememek için kendimi zorlamayı düşünüyorum. Bakalım ne kadar süre dayanabileceğim :D (Zaten Hulu'da paylaşılmış olan ilk bölüm açılmadı benim bilgisayarımda, ülkenizde geçerli değil diyerek. Birileri beni duyuyor sanırım :D)


Kısaca ben diyorum ki umarım ikinci kitap hemen çıkar ve ben hemen alamasam da çıktığını bilip içimi rahatlatmış olurum. Hemen alsam da hemen okuyamayacağım için öyle bir girişimde bulunmam heralde. Ama gerçekten ikinci kitaba ihtiyacım var benim. İhtiyaç demişken uykum da geldi benim. Eh, en azından sabah olmadan yorumu bitirdim. Bir sonraki paylaşımımda görüşmek üzere hoşçakalıın!! :**


Satın almak için: Kitap Sihirbazı

Puanım: 4,5  -> İnanılmazdı! Sadece temposu biraz düşüktü.
Sayfa Sayısı: 504   Yazar: Lauren Oliver   Yayınevi: Artemis


Videonun sonunda tedaviyi kabul edip etmemenize göre seçenekler var. Tıklayın ;)

9 yorum :

  1. Nora,senden bir ricam var.Siteye girdiğimde yanda team bla bla yazan küçük fotoğraftaki karakterlerin hangi kitaba ait olduğunu yazabilir misin? Şimdiden teşekkürleer 😉😊😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hangilerini öğrenmek istiyorsun sen isimlerini söyle yazayım :)

      Sil
  2. merhaba nora :) ben de su an elızabeth haynes ışığı ararken kitabını okuyorum başlarda biraz normal ilerliyordu ama ortalarında heyecan tavan yaptı doğrusu lee yok böyle bir psikopat :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa ben de o kitabı çok merak ediyordum! Yorum için teşekkürler :)

      Sil
  3. Team DAMON forever :D ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deliryum'da Damon hatırlamıyorum ama ben :/

      Sil
  4. Nora bana önerebileceğin bir kitap var mı? Mesela Hush Hush serisine benzer? 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hush Hush serisine benzer bir seri bulmak oldukça zor.. Fakat ben sana beğeneceğini düşündüğüm birkaç seri önereyim :) Meleğin Düşüşü, Eksik Parça, Melez Sözleşmeleri serilerine bir göz at derim ;)

      Sil
    2. Teşekkür ederiim ♡♡♡

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...