19 Şubat 2014 Çarşamba

Vampir Akademisi (Vampir Akademisi #1) - Tanıtım & İnceleme



SADECE GERÇEK BİR DOST SİZİ ÖLÜMSÜZ DÜŞMANLARDAN KORUYABİLİR

Lissa Dragomir, bir Moroi prensesi:

Sihir dünyasıyla arasında kopmaz bir bağ olan ölümlü bir vampir. Vampirlerin en vahşisi ve en tehlikelisi, ölümsüz Strigoi'lerden her daim korunması gerek.

Lissa'nın en yakın arkadaşı Rose Hathaway'in damarlarında akan insan ve vampir kanının güçlü karışımı onu bir Dhampir yapıyor. Ve Rose kendini, arkadaşı Lissa'yı -genç kızı içlerinden biri yapmayı kafaya koymuş Strigoi'lerden- koruduğu tehlikeli bir hayata adamış.

Rose ve Lissa, iki yıl süren kaçak özgürlüklerinin ardından yakalanıyor ve Montana ormanlarının derinliklerine gizlenmiş Aziz Vladimir Akademi'sine sürükleniyor. Rose, Dhampir eğitimine devam edecek. Lissa da zaten elit Moroi toplumunun Kraliçe'si... Ve iki kız, Akademi'de yine birçok kalp kıracak.

Lissa ve Rose'un Aziz Vladimir'den kaçmasına sebep olan korkuydu. Evet, çünkü Akademi'nin demir kapıları ardındaki hayat, akıl almayacak kadar tehlikeli. Moroi'ler iğrenç ayinler düzenliyor ve onların bu gizli kapaklı doğası ve gece aşkı, sosyal karmaşalarla dolu enigmatik bir dünya yaratıyor.

Rose ve Lissa, bu tehlikeli ortamda kendi yönlerini bulmak, yasak aşkın cazibesine karşı koymak ve Strigoi'lerin Lissa'yı sonsuza dek kendilerinden birine dönüştürmesine fırsat vermemek için sürekli savunmada kalmak zorunda!

Serinin Diğer Kitapları & Yorumlarım:

1. Vampir Akademisi (şu an buradasınız)
2. Buz Öpücük
3. Gölge Öpücük 
4. Kan Sözü
5. Ruh Bağı 

Upuzun bir zamandır vampirleri konu alan bir kitap okumamıştım. (Baymıştı açıkçası biraz. Yok kan içti yok boğazına kaçtı bilmem ne :P) Ve Vampir Akademisi'nin de böyle olduğunu düşündüğümden seriye hiç başlamamıştım. Ama kesinlikle düşündüğüm gibi çıkmadı. Bir kere kitabın adı "Vampir Akademisi" ama kitapta neredeyse hiç "vampir" kelimesi geçmiyor. Tabii yine vampirler var ama bizim alışageldiğimiz sıradan vampirler gibi değil. Ayrıca kelime fazla geçmeyince arada sırada vampir kitabı okuduğumu unuttum. Çünkü zaten başrolümüz bir vampir değil. 

Safkan vampirlere Moroi, yarı insan yarı vampir olanlara Dhampir deniyor. (Başrolümüz Rosemarie bir dhampir) Moroi'ler yaşamak için kana bağlı, güneş ışığına çıkamıyorlar ve hepsinin ustalaştığı bir element var. Dhampirler ise vampirlerin ve insanların iyi özelliklerini almış melezler. Güneşle sorunları yok, güçlüler, Moroi'lere gardiyanlık yapıyorlar, yaşamak için kana ihtiyaç duymuyorlar. Moroilerde kraliyet sistemi var. Kral ve Kraliçenin yanında, soylu ailelerin en yaşlı üyelerine de prens ve prenses ünvanı veriliyor. Ailesinden herkes öldüğü için başrolümüzün en yakın arkadaşı Lissa'nın ünvanı da prenses (O da bir Moroi). Kitabın üzerine kurulduğu temel işte bu.

Aslına bakarsanız, belki de hemen sonrasında okuduğum için bana öyle gelmiştir fakat ben Vampir Akademisi ve Melez Sözleşmelerinin üzerine kurulduğu sistemleri acaip benzettim. Melez- Safkan ve Dhampir-Moroi olayı %75 benzerlik sağlıyor. Sadece ilişkiler konusunda farklılık gördüm. Eh, tabi bir kitapta vampir diğer kitapta yunan mitolojisi var ki bu da kitapları tamamen farklı kılıyor. Yine de buna değinmeden geçmek istemedim. Aslında ilk başlarda Silüet'in serisine benzetmiştim fakat (Silüet -V.A spoilerı) Silüet'te sonradan Arayıcı'ların iyi olduğu ortaya çıkmıştı. Bu yüzden kitabın başlarında biraz da Strigoi'lerin de iyi olduğu mu ortaya çıkacak diye düşünmüştüm. Fakat çıkmadılar, şükürler olsun.

Spoiler.
Strigoi'ler iyi çıkmadı ama Victor kötü çıktı. Aslında tam kötü de değil, sadece gözünü güç bürümüş gibi bir şey. Kitapta en sevdiğim karakterlerden biriydi, çok şaşırmadım aslında çünkü herkese şüpheli gözle bakıyordum. Ama yine de şaşırdım, çünkü bu olayın daha kapsamlı olacağını düşünmüştüm. Yani sırf tahta geçmek istiyor diye miydi bütün bu yaygara? Belki diğer kitaplarda ortalıkta dönen farklı şeyler olduğunu da görürüz.

Karakterlere dönersek, Rose'un kişiliği hoşuma gitti ve beni güldürdü. Dimitri'yi de çok sevdim (sevmeyen ölsün :D) fakat uzun saçları ve Rus aksanı (hiçbir zaman sevemediğim aksanların 2.si -1.si de Latin aksanı- ayrıca Roza da kulağıma garip geliyor :/ ) kesinliklikle benlik değildi. Zaten benlik değil Rose'luk olması gerekiyor ama olsun :D Ve sonra Vasilisa var. Vasilisa ismini söylemesi çok eğlenceli değil mi? :D Tamam, onun hoşuna gitmiyor bu yüzden Lissa diyoruz. Daha önce söylediğim gibi Rose'un en yakın arkadaşı rolünde Lissa. Biraz dengesiz olmasını saymazsak (ki bu da ruhu kullanmanın etkisiydi) şirin bir karakter olmuş. Amaaan geçin bunları :P Favori karakterime gelelim: Christian. Nedenini bilmiyorum ama tipiyle olsun karakteriyle olsun kesinlikle her türlü favorim oldu kendisi.

Bu kadar karakter yeter, gerisini okuyup görün :D Kitap hakkında genel olarak da bir şeyler söyleyip bitireyim bugünkü yorumumu. İlk olarak son sayfalara kadar bu kitapta öye bir romantizm falan yoktu. Bu beni hiç rahatsız etmedi hatta çok daha rahat okudum. Sıkıldım artık öyle daha ilk kitabından vıcık vıcık aşk akan fantastik serilerden. Yalnız Dimitri ile Rose arasında 7 yaş olması hiç de hoşuma gitmeyen bir ayrıntıydı. 5 falan olsaydı bari ya? Olmaz mı? Hiç mi? Peki o zaman. :D Ama bunu garipsemeyi kitabın yarısında bıraktım. Dimitri hoş çocuk :D


Kitabı kesinlikle zevk alarak okudum ve uzun zamandır böyle "Nerede benim 2. kitabıım!" dediğim bir seri okumamıştım. Dediysem de uzun sürmemişti :D Bu kitabı da e-book formatında okudum çünkü (sanırım yeni baskısı çıkacak) hiçbir yerde bulamadım, internet sitelerinde bile tükenmiş. İyi peki, biz de çıkınca alırız :D 

İkinci kitabı ise hemen okumak istiyorum ama sorumluluk alıp, önce kütüphanemde beni bekleyen okumam gereken kitapları mı okusam, yoksa en yakın kitabevine gidip hemen 2. kitaba mı çöksem bilemedim. Sanırım mantığıma kulak verip daha yeni yaptığım alışverişteki kitapları okuyacağım önce :( 

Vampir Akademisi yorumum da buraya kadardı. Bir sonraki paylaşımımda görüşmek üzere, hoşçakalııın! :)


Satın Almak İçin: Kitap Sihirbazı

Puanım: 5  GoodReads Puanı: 4,2
Sayfa Sayısı: 376   Yazar: Richelle Mead   Yayınevi: Artemis



18 yorum :

  1. merhaba
    yazın çok güzel olmuş :))
    ve son yazımda senin blogundan azıcıkk bahsettim :)
    http://filidum.blogspot.com.tr/?zx=a9b6b1afa76769ee okumak istersen seninde herzaman dediğin gibi TIK TIK .. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, okurum tabii ki :)

      Sil
  2. Kitap hakkında senin dediklerine oldukça yakın şeyler hissettim,özellikle bir an önce 2.kitaba geçme konusunda :D Hoş bir yorum olmuş eline sağlık :)

    YanıtlaSil
  3. Merhaba
    Bundan böyle bu güzel bloğun takipçisiyim. Ben de bloğuma beklerim.
    Görüşmek üzere…

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler ve tabii ki uğrarım :D

      Sil
  4. Merhaba!
    Öncelikle yorumunuzu çok beğendim ve sonunda Vampir Akademisi2ni okumuş olmanada bayıldım! :))
    Yalnız ben bir şey söylemek istiyorum.Vampir Akademisi ve Melez Sözleşmeleri serisini benzetmiş olmanız çok normal çünkü gerçektende çok benzerlikler var.Ama şunu belirtmek istiyorum ; Vampir Akademisinin ilk kitabı 2007 yılında yayınlandı.Melez Sözleşmeleri ise 2012 yılında yayınlandı hatta saırım 2013.Yani demek istediğim Vampir Akademisi serisi çok daha önceden çıktı.Ve hatta bir çok blogger da VA ve Melez S. serisini çok benzetiyor.Bencede benziyorlar.Ama ben bir Vampir Akademisi hayranı olaraktan yinede bu benzerliğe sinir olmasım çünkü Melez Sözleşmeleri serisini gerçejtende seviyorum.Çok güzel bir seri.Ama demek istediğim lütfen VA'yı Melez Sözleşmeleri'ne benzetme, çünkü burda benzeyen seri VA değil Melez Sözleşmeleri oluyor.Daha sonra çıktığı için.Ama sen Melezi önce okuduğun için VA'yı Melez'e benzetmişsin.Bu durum beni biraz üzdü çünkü Vampir Akademisi gerçektende çok güzel bir seri ve bende Melez Sözleşmeleri'ne benzetip seriden (VA serisi) soğuyabileceğini düşündüm açıkçası.Ve bu kadar güzel bir seriden soğumanı istemem, özellikle böyle bir neden yüzünden.Ama yorumunun devamıysa beni gerçektende çok mutlu etti! İlk kitabı beğenmen çok hoşuma gitti gerçekten.Çünkü Vampir Akademisi,serisinin ilk kitabı ve aralarında biraz basit kalıyor.Ama ilk kitaptan sonra gerçektende iyice mükemmelleşiyor.Bir an önce Buz Öpücük'ü almanı öneriyorum! Kitaplığında okunmayı bekleyen kitaplar varsın biraz daha beklesinler, Buz Öpüzük bunlara değecektir diye umuyorum/düşünüyorum.Bloğunuzu ve senide çok seviyorum,gerçekten hemen hemen çoğu hatta her kitap hakındaki yorumların hem anlamlı hemde ne bileyim insan sana güveniyor ve alıyor,gerçekten senin yorumlamanı seviyorum.Ve bana hep sevecen geliyorsun.Tekrardan teşekkür ederim.Ve mutlu, bol kitaplı günler dilerim!.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle teşekkür ederim, fikirlerini benimle açıkça paylaştığın için. İkinci olarak ise VA'nın çok daha eski bir seri olduğunu biliyorum ve VA'yı özellikle Melez'e benzetmedim. İki seriyi de birbirine benzettım ama VA'da bu yorumu yazdığım için yanlış anlaşılmış olabilir :D Zaten bu benzetmeler 'yazar bu kitaptan özenmiş' tarzında kötü anlamda değil. Daha çok "bazı özellikleri benziyor, okurken aklıma geldi" tarzında :D Buz Öpücük'e de bu hafta başlarım diye düşünüyorum. Ben bu seriyi çok beğendim, soğuyacağımı düşünmüyorum merak etme :D Her şey için tekrar teşekkür ederim :)

      Sil
  5. Merhabalar
    Ben bu seriyi çıkışıyla okumaya başlamıştım ve son fedakarlık (6. ve malesef son kitabı) ile sanırım 2011 yılında bitirmiştim. Şimdi filminin çıkışıyla dayanamayıp kitapları tekrar okudum. Bu tarz serileri okumaktan hoşlanıyorum anita blake vampir avcısı, alacakaranlık, açlık oyunları, gece avcısı, güneyli vampir gibi bir çok seri okudum içlerinde tabiki en beğendiğim vampir akademisi oldu. Ben içindeki ergeni susturamayanlardanım sanırım vampirleri bırakamıyorum :D Ancak şimdi hiç bu tarz seriler bulamıyorum fazla da araştıramıyorum aslında LYSye hazırlandığım için fakat yazın boş kalmak istemem bu yüzden bu tarzlarda bana önerebileceğiniz seriler varsa gerçekten çok sevinirim içinde vampir olması şart değil tabiki ama yeri geldiğinde geren yeri geldiğinde ağlatan fantastik bir şeyler istiyorum :D Ayrıca yukarıda bahsettiğiniz melez sözleşmelerini de okumak isterim fakat akademiyle çok benzerse sıkılır mıyım diye tereddüt ettim bu konuda da beni bilgilendirebilirseniz mutlu olurum. Şimdiden çok teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Chicagoland Vampirleri, Morganville Vampirleri gibi serilerin de çok beğenildiğini duydum, fakat şahsen okumadım :) Fantastik olsun hafif gerilim de içersin diyorsan Fısıltı serisini öneririm ben sana. Aynı şekilde Ateş Serisi'ni de önerebilirim, fakat biraz yetişkin-fantastik türünde bu seri, yani young-adult bekliyorsan hayal kırıklığına uğrama diye söylüyorum :D Bunların dışında Providence ve Ölümcül Oyuncaklar serileri de hoşuna gidebilir diye düşünüyorum. Melez Sözleşmeleri'ne gelince, kesinlikle VA ile aynı diyemem. İlk başta üzerine kurulduğu konular çok alakasız zaten. Ama birkaç ilişkiyi benzetiyoruz genel olarak o kadar. Üzerinde düşünülürse tabii ki benzerlikler çıkar ama her kitabın birbirine benzediği yerler vardır zaten, değil mi? O yüzden ayrıntılara çok takılmazsan ben beğeneceğini düşünüyorum :)

      Sil
    2. Tekrar teşekkürler hemen şimdi hepsini tek tek inceleyeceğim :)

      Sil
  6. Kitap cok guzel cok zevkle okudum 3 kitabi birlikte aldm ama digerlerini okuyamiyicam ne yazikki oyuzdn 3. Kitap hic bitmesn istiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer kitapları okuyamayacak olman yazık olmuş, seri yarım kalınca pek bir anlamı kalmıyor :/

      Sil
  7. filmini izledin mi ikinci filmi çıkmıycakmış sanırım doğru mu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzledim ve berbattı bana kalırsa. Karakterleri sevdim ama kitabı çok dalgaya almışlar. İlk film başarısız olduğu için 2. filmi çıkarmama ihtimalleri çok yüksek, fakat net bir bilgim yok konuyla alakalı

      Sil
    2. ya evet ama bence rose karakterini canlandıran zoey tam oturmuş.çok tatlı olmuş yani dövüş sahneleri bile biraz amatördü ama yine de hakkını vermiş kız fakat lissayı canlandıran kız hiç yapamamış diye düşünüyorum.Sırf rose için 2.filmi bekliyorum açıkçası...

      Sil
    3. Aynen katılıyorum, Zoey harika bir oyuncu *-* Lissa'yı oynayan kişiden ben de hoşlanmamıştım ama artık okurken öyle hayal etmeye başladığımı fark ettim. Çok üzücü :(

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...