21 Ocak 2014 Salı

Umutsuz (Hopeless #1) - Tanıtım & İnceleme & Alıntılar


   Lise son sınıf öğrencisi olan Sky çapkınlığı kendi şanıyla yarışan Dean Holderla tanışır. İlk karşılaştıkları andan itibaren Holder onu hem korkutur hem de cezbeder. Ona dair bir şeyler, Skyın derinlere gömmek için çok uğraştığı sıkıntılı geçmişine ait anılarını ateşler. Sky ondan uzak durmaya kararlı olsa da Holderın kararlı tutumu ve esrarengiz gülümsemesi savunmasını yerle bir edip aralarındaki bağın güçlenmesini sağlar. Ama gizemli Holderın sakladığı sırlar vardır, bu sırlar ortaya çıkar çıkmaz Sky sonsuza kadar değişir ve güven duygusu gerçekler karşısında yenilgiye uğrar.

   Sky ve Holder ancak çıplak gerçeklerle cesurca yüzleşerek yaralarını iyileştirebilecek ve sınır tanımadan yaşayıp birbirlerini sevebileceklerdir.
☆:*´★`*:☆

   İlk başlarda normal bir aşk hikayesi olduğunu düşünmüştüm bu kitabın. Ama hayır, değilmiş. Aksine Sky ve Holder'ın aşkları normallikten çok uzak. Aslında bu kitap da sadece yalın bir aşk kitabı değil. Gerçek hayatı acımasızlığıyla, tesadüfleriyle, duygularıyla ortaya koyan ve "geçmiş asla peşini bırakmaz" temasını özümsememizi sağlayan bir roman.
☆:*´★`*:☆

   Birkaç yer dışında bu romandaki şokların hiçbirini öngöremedim. Ve okuduğum anda hımm.. nasıl derler.. başımdan aşağı kaynar sular döküldü resmen. Sınıfta millet film falan izlerken başımı koyup ağlasam mı yoksa kendimi tutmaya mı çalışsam bilemedim. Özellikle kitabın sonunda bazı kilit noktalar vardı ki inanmakla tekrar tekrar okumak arasında kaldım. Kesinlikle çok akıcıydı, birkaç bölüm sebebiyle 15+ kitlesinin daha çok hoşuna gideceğini düşünüyorum. Colleen Hoover'a sadece aşk üzerine yoğunlaşmak yerine hayatın gerçeklerini de içine katarak acı da olsa gerçekçi bir kitap ortaya çıkardığı için minnettarım. 

☆:*´★`*:☆
   Spoiler Uyarısı !!
   İlk kapının açılmasını istemiyorum dediği sahnede babasının ona ne yaptığını anlamıştım ve şok olmuştum. Ama kitabın sonlarına doğru bu düşüncem doğrulanınca resmen olduğum yere mıhlandım. Sanırım kendi düşüncem de olsa inanmak istememiştim. Ama beni asıl şoka uğratan yer Les'e olanları öğrendiğimiz bölümdü. Sınıfta okuduğum kısımda buydu işte ve gerçekten ne yapacağımı şaşırdım. Hayatın böyle adi insanlarla dolu olduğu gerçeğini bir kenara koyarsak, orada Holder'ın vereceği tepkiyi çok merak ettim. Çünkü ben olsam karşımdakini yaşatmazdım sanırım.

☆:*´★`*:☆
   Sp.
   Karen'la ilgili gerçekleri öğrendiğimde ise o kadar da şaşırmadım nedense. Bu konuda en başta evlat edinildiğini değil de kaçırıldığını öğrenince binlerce kat daha çok şaşırmıştım. Karen'ın bir çete üyesi falan olduğunu düşünmüş bile olabilirim. Ama okulu dışarıdan okutmak, TV, internet, telefon yasakları falan bir süre sonra kaldırılmalıydı bence. Sonuçta basın da 2 aydan sonra kızı takip etmeyi bırakmış. Ne biliyim en azından 15 yaşına bastığında yasakların bir manası kalmamıştı bence. Ama Karen da az değil yani. Her şeyi nasıl ayarlamış öyle isimler, evlat edinme raporları vs. :D

☆:*´★`*:☆
   Sp.
   Bir de kitabın bir bölümünden sonrasında Six unutuldu gitti. Sonunda gerçekleri kısıtlanmış bir mesaj attı o kadar. Ay, lütfettin be Sky'cığım, zahmet etmeseydin hiç. Bari olayların kıyısından köşesinden bir kısmını da söyleseydin, kız atlar gelirdi yani. Bu arada kitabın başında Six ve Sky isimlerinin ikisinin de çok uydurma olduğunu düşünmüştüm, Allah'tan ikisinin de gerçek olmadığı ortaya çıktı :D Ve kitapta beni en çok duygulandıran yer ise "Hopeless" kelimesinin nereden gelmiş olduğuydu. Ve serçe parmaklarından tutuşmanın geçmişteki hatırasını okuyunca da etkilenmiştim :)

☆:*´★`*:☆

"Tüm ilklerin canı cehenneme, Sky. Benim için önemli olan tek şey seninle sonsuza kadar sürecek şeyler."

☆:*´★`*:☆

"Gözlerini aç," dedi kısık bir sesle. Gözlerimi açınca elini uzatıp gözyaşımı sildi. "Ağlıyorsun."
Ona güven verircesine gülümsedim. "Sorun değil. Bunlar güzel gözyaşları."

☆:*´★`*:☆

Gözlerimi sımsıkı kapatıp ellerimi kulaklarıma koydum, sesin nereden geldiğine emin değildim. Çığlığa benzeyen tiz bir sesti. Bir kız çığlık atıyor gibiydi.
O bendim.
Ben çığlık atıyordum.

☆:*´★`*:☆

Gözyaşları benimkilerden çok daha şiddetli bir şekilde akıyordu. Birbirimize sarılıp ağladık. Anne ve kız olarak ağladık. Hala ve yeğen olarak ağladık. Kurbanlar olarak ağladık. Kurtulanlar olarak ağladık.

☆:*´★`*:☆

Eh, işte bu kitap da böylelikle bitti. Bir sonraki sefere görüşmek üzere, hoşçakalııın :))


Puanım: 5   GoodReads Puanı: 4,5
Yazar: Colleen Hoover   Sayfa Sayısı: 429   Yayınevi: Epsilon

10 yorum :

  1. Şu serçe parmak olayını anlamadım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocukluktan kalma bir olay. Çocukken elleri yerine serce parmaklarini tutuyorlarmis, büyüyünce de aralarinda bur sembol gibi oldu yani

      Sil
  2. Seeinin ikinci kitabı çıkacak mı?

    YanıtlaSil
  3. Tatli bela kadar guzel mi peki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle karşılaştırmalar yapmayı sevmiyorum, o yüzden Tatlı Bela tadında bir kitap diyelim. Zaten biri new-adult diğeri young-adult, bu yüzden karşılaştırma yapmak doğru olmaz :)

      Sil
  4. Bugün okumaya başladım, başından kalkamadım, son 100 sayfa falan kaldı. Çok akıcı. Herkese öneririm gerçekten. Bu arada bu kitapla ilgili bir şey öğrendim. (Umarım spoiler olmuyordur.) O şey de, Hoşlanmak ve Sevmek arasındaki duygunun Yaşamak olduğu ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında yazar bu kitapta biraz kelime oyunu kullanmış ingilizce dilinde. Love ile Like birleşince Live oluyor dermiş gibi. Ama Türkçe'de alakasız kelimeler olmuş biraz, belirtesim geldi :D Yorumuna katılıyorum, görüşünü belirttiğin için teşekkürler :)

      Sil
    2. Hiç öyle düşünmemiştim.. Çok haklısın.. Ben direk Türkçe olarak özümsemişim :) Ben de bilgilendirdiğin için teşekkür ederim :) Şu anda da kitabı bitirmeme az kaldı ve dehşetler içindeyim. Tahmin edersin

      Sil
    3. Ne demek :) Evet tahmin edebiliyorum ;)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...